Ana içeriğe geç
Sözlük

ır ile cümle

ır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Spenser'in annesi onun yaptığı her küçük hatayı sık sık irdeler.Spenser's mother often scrutinizes him for every small mistake he makes.
Güçlü bir iraden var.You are strong-minded.
Ben kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you soon.
Gözden uzak olan gönülden de ırak olur. Ayrı olduğunda teması kaybedersin.Out of sight out of mind. When you're separated you lose touch.
Aşinalık ırkları hor görür.Familiarity breeds contempt.
Irk ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik çabalarımıza devam edeceğiz.We shall continue our efforts to eradicate racial discrimination.
Irmaklar yoğun yağış yüzünden taştı.The rivers were flooded by the heavy rain.
Yazın yüzmek için ırmağa giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yazın yüzmeye ırmağa giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Biz bir şey bulur bulmaz onunla irtibat kuracağız.As soon as we find out anything, we will contact him.
Sağ kulağımdan irin çıkıyor.Pus is coming out of my right ear.
Hiç kimse seni iradene karşı bir şey yapman için zorlayamaz.No one can force you to do anything against your will.
Montgomery'de otobüslerin içinde ırk ayrımcılığı vardı.The buses in Montgomery were segregated.
Bir İran kedisi hakkında eski bir hikaye var.There is an old story about a Persian cat.
Yanıt beni irite etti.The answer irritated me.
Sizinle irtibat kurabileceğimiz bir numaranız var mı?Do you have a number where we can contact you?
Güney Afrika Birliği, son yıllarda ırkçı sorunlar yaşamıştı.The Union of South Africa has had racial problems in recent years.
İran ABD'ye karşı savaş ilan etti.Iran proclaimed war against the US.
Amerika'dan döner dönmez en kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you as soon as I return from America.
Irkın ya da yaşın ya da dinin umurumda değil.I don't care about your race or age or religion.
İrlanda oya işleriyle meşhurdur.Ireland is famous for lace.
İrlanda ve İngiltere deniz ile ayrılır.Ireland and England are separated by the sea.
İris, genellikle kahvaltı için ne yersiniz?Iris, what do you usually eat for breakfast?
Atom bombaları insan ırkı için bir tehlikedir.Atomic bombs are a danger to the human race.
Lütfen daha sonra benimle irtibata geçiniz.Please contact me later.
Lise sınıf arkadaşlarınla irtibat kurmaya devam ediyor musun?Do you keep in contact with your high school classmates?
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
Umarım irtibatlaşabiliriz.I hope we will be able to keep in touch.
Bir çocuğun müzik yeteneği irsi midir?Does a child's musical talent depend on heredity?
Liderler insanlarla irtibatta değildi.The leaders were out of touch with the people.
Onu kendi irademe karşı yaptım.I did it against my will.
Onunla irtibat kurmada bir sürü zorluk yaşadım.I had a lot of difficulty getting in touch with her.
Filler iri bir hayvandır.An elephant is an enormous animal.
Irksal sorunlar genellikle sosyal kargaşa nedenidir.Racial problems are often the cause of social unrest.
İnsanlar ırksal sorunlar hakkında kaygı duyuyorlar.People are concerned about racial problems.
İnsanlar ırksal sorunlar hakkında kaygılılar.People are concerned about racial problems.
Dünyada birçok farklı ırk vardır.There are many different races in the world.
Hava iyiyse ırmağa yüzmeye gideceğim.If the weather is fine, I'll go swimming in the river.
Japonca konuşan bir doktorla nasıl irtibata geçebilirim?How can I contact a Japanese-speaking doctor?
Japonlar Amerikanın çok ırklı bir ulus olduğunu unutmamalı.Japanese should not forget that America is a multiracial nation.
Onunla irtibatta olmamalısın.You must not keep in touch with him.
Onun ataları İrlanda'dan oraya gitti.His ancestors went there from Ireland.
O, güçlü bir iradeye sahiptir.He has a strong will.
Irk ayrımcılığına karşı mücadele etti.He fought against racial discrimination.
Ona şişman denmez, iriydi.He was large, not to say fat.
İrademe karşı beni gönderdi.He made me go against my will.
O, onu iradesine karşı yaptı.She did it against her will.
Kuzenlerim arasında, bilirsiniz, en iri göğüsleri olan bir kız var.Among my cousins, you know, there's a girl with the most enormous breasts.
Ken'in köpeği çok iri.Ken's dog is very big.
Gözden ırak olan, gönülden ırak olur.Far from eye far from heart.
O zayıf iradeli bir adam.He's a weak-willed man.
O iradesi zayıf bir adamdır.He's a weak-willed man.
Eğer o ararsa, daha sonra onunla irtibat kuracağımı söyle.If he calls, tell him I will get in touch with him later.
Cesaretim ve güçlü bir iradem var.I have courage and a strong will.
Onların arabalarında "önce Irak sonra Fransa" diye okunan çıkartmalar vardı.They had stickers on their cars reading: "First Iraq then France".
Bir şey bulur bulmaz seninle irtibat kuracağız.As soon as we find out anything, we will contact you.
Amerikan güçleri Irak'ta kendi misyonunun tamamlandığını duyurdu.American forces announced the completion of their mission in Iraq.
İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.Iran balks at release of American woman.
İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.Iran balks at release of American woman.
Bütün İranlı iyi çocuklara merhaba.Hi, to all good Iranian children.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod