Ana içeriğe geç
Sözlük

ın ile cümle

ın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bill'in ani tavrı onun yanlış anlaşılmasına neden oluyor.Bill's abrupt manner causes him to be misunderstood.
Bill'in birçok arkadaşı var.Bill has many friends.
Bill'in gelip gelmeyeceği şüpheli.It is doubtful whether Bill will come.
Bill'in nereye gittiğini kimse bilmiyor.Nobody knows where Bill has gone.
Piramitler antik çağda inşa edildiler.The pyramids were built in ancient times.
O muhtemelen ona inanamıyor.He cannot possibly believe her.
Biri İngilizce konuşur ve diğeri Japonca konuşur.One speaks English, and the other speaks Japanese.
İn cin top oynuyordu.There wasn't a soul in sight.
Tek bir Allah'ın kulu yoktu.There wasn't a soul in sight.
Öğretmen bana Hitler'in kendisini öldürdüğünü söyledi.The teacher told me that Hitler killed himself.
Dirseğimi incittim.I hurt my elbow.
Başarılı bir iş dikkatli finansal yönetim üzerine inşa edilmiştir.A successful business is built on careful financial management.
İnsanların ne kadar bira içtiği genelde havaya bağlıdır.How much beer people drink largely depends on the weather.
Beatles'ın saç stili heyecan yarattı.The hair style of the Beatles created a sensation.
Bana Beatles'in bir şarkısını söyler misin?Will you sing me a Beatles' song?
Peter'ın yeni bir bebek bezine ihtiyacı olabilir.Peter may need a new diaper.
Peter'ın toplantıya katılmasına gerek yoktur.Peter doesn't need to attend the meeting.
Halley'in Kuyruklu yıldızı her seksen yılda bir uğrar.Halley's Comet comes round once every eighty years.
Voleybol oynarken parmağımı incittim.I sprained my finger while playing volleyball.
Paris'in içinden akan nehir, Seine'dir.The river which flows through Paris is the Seine.
Pat Jim'in doğum günü partisine gidiyor.Pat's going to Jim's birthday party.
O otobüsten inerken isminin çağrıldığını duydu.While getting off the bus, she heard her name called.
Otobüs bizi istasyonda indirdi.The bus deposited us at the station.
Otobüs biletçisi o, bilet ücretini ödeyemediği için ona otobüsten inmesini söyledi.The bus conductor told her to get off because she could not pay the fare.
Sürücü bize otobüsten inerken dikkatli olmamızı söyledi.The driver told us to be careful when we got off the bus.
Durana kadar otobüsten inme.Don't get off the bus till it stops.
Otobüsten inelim.Let's get off the bus.
Yeni ilaç, Vaxgen'in laboratuvarında test edilecek.The new drug will be tested in Vaxgen's laboratory.
Bir aptaldan başka hiç kimse ona inanmazdı.Nobody but a fool would believe it.
Byron dönmemek üzere İngiltere'den ayrıldı.Byron left England, never to return.
Pilot uçağı alana indirdi.The pilot landed the airplane in the field.
Pilot inişin neden ertelendiğini bize açıkladı.The pilot explained to us why the landing was delayed.
Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.A party is a good place to make friends with other people.
Partide çok sayıda enteresan insanla tanıştın mı?Did you meet many interesting people at the party?
Normanlar İngiltere'yi 1066'da ele geçirdi.The Normans conquered England in 1066.
Normanların İngiltere'yi istila etmesinin İngiliz dili üzerinde çok büyük etkisi olmuştur.The Normans' conquest of England had a great effect on the English language.
Oh lütfen, inan bana.Oh please, believe me.
Birçok insan New York'ta yaşama şansına atlardı.Many would jump at the chance to live in New York.
Yeni Zelanda, koyunların ve ineklerin bir ülkesidir.New Zealand is a country of sheep and cows.
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.They speak English in New Zealand.
Yeni Zelanda'da İngilizce konuşurlar.They speak English in New Zealand.
Nick'in ofisime gelmesine gerek yok.Nick doesn't need to come to my office.
Nick'in büroma gelmesi gerekmez.Nick doesn't need to come to my office.
Ne kadar inatçısın!How persistent you are!
Nancy trenden iniyor.Nancy is getting off the train.
Nancy Paris'in yanı sıra Londra'ya da gittiNancy went to London as well as Paris.
O iyi bir insan, şüphesiz, fakat çok akıllı değil.He is a nice person, to be sure, but not very clever.
Napolyon, İngilizleri bir esnaf milleti olarak nitelendirdi.Napoleon called the English a nation of shopkeepers.
Niçin birçok insan John Lennon'u çok seviyor?Why do many people like John Lennon so much?
İnsanlar niçin maymun gibi davranıyor, ya da tam tersi?Why do men behave like apes, and vice versa?
Niçin İngilizce eğitimi alıyorsun?What do you study English for?
Hasta insanlara yardım etmek istediğimden dolayıdır.It's because I want to help sick people.
Bir İngilizce öğretmeni olmak istememin nedeni odur.The reason is that I want to be an English teacher.
Niçin bu kadar çok insan Kyoto'yu ziyaret ediyor?Why do so many people visit Kyoto?
Bu kitap niçin genç insanlar tarafından seviliyor?Why is this book loved by young people?
Öyle bir insana ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?Why does the US government let people have guns?
Niçin her gün İngilizce çalışıyorsun?Why do you study English every day?
Niçin bana inanmadın?Why didn't you believe me?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ın ile cümle - Sayfa 11 - ın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App