İlçenin iklimi son yıllarda çevrede yapılan barajların etkisiyle ılımanlaşmıştır.Con el barógrafo obtenemos la evolución de la presión atmosférica en las últimas tres horas.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.La mayor parte de Alemania tiene un clima templado en el que predominan los vientos del oeste.
İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunudur.El ateneo libertario y el sindicato pasan a ser su verdadera escuela.
Zürih'in iklimi ılımandır.El clima de Zúrich es templado.
Almanya 357.386 km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır.El territorio de Alemania abarca 357 386 km² de extensión y posee un clima templado.
Sıvacı kuşları görece ılıman iklimi tercih eder.Con hábitos terrestres prefiere el clima cálido.
Doğal olarak ılıman otlaklarda yetişir.Se envejece de forma natural en cuevas húmedas.
Yaylanın iklimi; Karadeniz Bölgesinin ılıman özelliği göstermektedir.La falta de viento caracteriza especialmente el clima de la región de Pau.
Buna karşın çeşitli ilim dallarına ilgi göstermekteydi.Mostró interés por numerosas ramas del saber.
Daha çok ılıman iklimlerde ürerler.Tranquilo, aún en los momento más difíciles.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.Por eso es tan peligroso .
Karıncaaslanlarının sıcak ve ılıman bölgelere yayılmış 65 türü vardır.Abarcan unas 10 especies, propias de las zonas cálidas y templadas.
Kesbî ilimler duyular aracılığıyla yapılır.El anime es producido por Feel.
Bu dönem günümüze göre nispeten daha ılımandır.En rigor hoy está de sobra este adjetivo.
Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür.Son de color verde grisáceo por encima y fieltrado debajo y pueden caer en tiempos de sequía invernal.
Ilımlı vatandaşların çoğu şehri terketti.Muchos de los habitantes de la ciudad han huido.
Ülkenin ılıman iklimi ve plajları turizm için elverişlidir.El clima y la geografía de Barbuda propician el turismo.
Nankin kenti ılıman bir iklime sahiptir ve Doğu Asya Muson rüzgarları etkisi altındadır.Nakín tiene un Clima subtropical húmedo y está bajo la influencia del monzón del este de Asia.
Kışlar oldukça ılımandır kar çok nadir yağar.Las heladas son raras, y la nieve muy rara.
"Ilımlı İslam kavgası" (html).«Una tinción contra el Alzheimer» (html).
Önceleri Faroe Adaları, Malta ve Gozo'da da üremekteydiler Güney Asya'da ılıman bölgede bulunurlar.En este periodo se discute si las islas de Gozo y Malta llegaron a estar en algún momento no pobladas.
Sonbahar uzun ve ılımandı.L'autunno fu lungo e mite.
Kore angelica kurtulmuş kökü suda birkaç saat ılımlı bir şekilde kaynatılır.La radice dell'angelica (coreana) viene fatta bollire delicatamente in acqua per alcune ore.
Size pek az ilim verilmiştir.'"(Ma pochi di essi se ne ricordano).
İlim sahiplerine hürmet et.Temete, nemici dell'erede!».
Gemara, Yahudi ilim dünyasının iki önemli merkezi Filistin ve Babil'den çıkmıştır.La Ghemara ha origine da due importanti centri di studi ebraici, la Palestina e Babilonia.
Nüfusun büyük bir bölümü ılıman iklimin hüküm sürdüğü güney-doğu'da yaşar.Esse sono ciò che la maggior parte della gente sente direttamente durante un terremoto.
Ilıman orta Asya'da ürerler.Descrizione dei cacciatori nel Medio Oriente.
İklim genellikle ılımandır.Il clima è generalmente mite.
Bu sebeble de ılıman bir iklime sahiptir.Perciò gode di un clima particolarmente mite.
Deylemî ilim dünyasınca fazla tanınmamıştır.L'autentico sentimento scientifico è impotente davanti all'universo.
Birçok türü yerkürenin ılıman bölgelerinde yaşar.Ospita numerose specie delle diverse zone temperate del mondo.
Sonra ilim öğrenmek için Tus'a ve Irak’a gitti.E noi andiamo a Mosca per imparare, sapete?
İslâmî ilimler üzerine özel dersler aldı.Tuttavia essi erano una testimonianza degli insegnamenti religiosi del Corano circa la carità.
Kış mevsimi bölgenin diğer bölümlerine nazaran daha ılımandır.Qui l'inverno è più temperato che nel resto del settentrione.
Kimlerden ve nerelerden ilim tahsil ettiği kaynaklarda belirtilmemiştir.Mai scaricare ciecamente da siti o persone dalle quali non si ha l'assoluta certezza.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.E questo è molto pericoloso.
Kesbî ilimler duyular aracılığıyla yapılır.Tale percezione avviene per mezzo degli occhi.
Ancak düșük rakımlı düzlüklerde hava ılımanlaşır ve yoğun yağış ve sis görülmeye başlar.Disgraziatamente al terzo bivacco il tempo peggiora ed il vento e la neve fanno la loro apparizione.
Elâzığ belirtildiği gibi ılıman bir iklime geçiş yapmıştır.Come già accennato il clima è tendenzialmente mite.
Ilıman bölgelerde birçok ağaç kabuğu her yıl bir büyüme halkası yapar.Lo spettacolo richiama ogni sera una quantità di forestieri".
Freeport, ılıman kışlarla astropikal iklim özellikleri gösterir.Freeport è caratterizzato da un clima tropicale con inverni temperati.
Hasday'ın gayretleriyle İbranice bir ilim dili haline gelmiş ve Yahudi bilginleri yetişmiştir.A queste competenze linguistiche aggiunse lo studio dell'ebraico.
Çocukluğunda, Kur'an ve bazı fen ilimlerini tahsil etmekle geçirdi.“Da bambino ero attirato dalla medicina e dai romanzi.
Japonya'nın iklimi ılımandır.Климат Японии умеренный.
Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.”Вопрос не в том, нравятся ли вам они, но понимаете ли вы их».
Size pek az ilim verilmiştir.'"Даровано вам знания только немного“».
Gök ilime elçi idim.Образы небесных посланников.
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.ВЕДЬ ВЫ НЕ ЗНАЛИ ОБО МНЕ (неопр.).
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Одевалась она скромно, любила играть в волейбол.
Rabbim, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır.Господь твой, воистину, Всезнающ, Всемудр.
İlimde derinleşenler, “Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler.Амр ибн аль-Ас грозно спросил: «Значит, ты уподобляешь нас язычникам, хотя мы и верующие?».
Bu sırada Bağdat İslam âleminin önemli bir ilim merkezi idi.Багдад был блестящим интеллектуальным центром мира.
1880'lerde ılımlı boşanma yasaları dolayısıyla "boşanma başkenti" haline geldi.В 1880-х годах был известен как «столица разводов» из-за своего мягкого законодательства.
Deylemî ilim dünyasınca fazla tanınmamıştır.Мир за пределами Европы изучен слабо.
Nandular, Güney Amerika'nın ılıman ve subtropik kuşağının otluk alanlarının karakteristik hayvanlarıdır.Нанду являются характерными крупными животными саванн субтропических и умеренных широт Южной Америки.
Ilıman bölgeler için uygundur.Яснослышащие наследуют землю.
Kádár, Doğu Avrupa Komünist liderlerinin en ılımlısı olarak biliniyordu.Секуритате прославилась как самая жестокая спецслужба коммунистических стран Восточной Европы.
İrlanda ılıman bir deniz iklimine sahiptir.Климат Ирландии — умеренный морской.
Darwin tilkisi görünüşe göre, güney ılıman yağmur ormanlarında yaşayan tipik bir orman hayvanıdır..Дарвиновская лисица — это типично лесное животное, обитающее в южных, умеренных влажных джунглях.