ıkın ile cümle

ıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Soğuk Savaş İkinci Dünya Savaşından sonra başladı.The Cold War began after World War Two.
Kennedy, İkinci Dünya Savaşında bir Donanma kahramanı idi.Kennedy was a Navy hero in World War Two.
Senatör Dole, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kahramandı.Senator Dole was a hero during World War Two.
Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.Rocket technology improved during World War Two.
Teyzesinin elmalı turtası lezzetliydi, bu yüzden o ikinci bir porsiyon aldı.His aunt's apple pie was delicious, so he had a second helping.
O, ikinci sırayı aldı.He took second place.
Siz ikiniz gerçekten naziksiniz.You two are really kind.
Köpeklerimi her zaman ikindide besledim.I've always fed my dogs in the early evening.
Biz amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.We're in the second week of an unrelenting heat wave.
"B" alfabenin ikinci harfidir."B" is the second letter of the alphabet.
Siz ikiniz daha önce yemek yediniz mi?Have both of you already eaten?
Siz ikiniz ne kadar süredir birliktesiniz?How long have you two been together?
Türkler 1683'te Viyana'yı ikinci kez kuşattı.In 1683, the Turks besieged Vienne for the second time.
Türkler 1683'te Viyana'yı ikinci kez kuşattılar.In 1683, the Turks besieged Vienna for the second time.
Bu problem sadece ikincil derecede önemli.This problem is only of secondary importance.
Barcelona, Katalonya'nın başkenti ve İspanya'da ikinci büyük kentidir.Barcelona is the capital of Catalonia, and is the second biggest city in Spain.
Tom ikindi kahvaltısı için ne yer?What does Tom eat for a mid-afternoon snack?
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.Tom's work is selling second-hand cars.
Tom şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeliTom must choose the second-best policy according to the circumstances.
Tom, makul fiyatlı ikinci-el bir otomobil arıyor.Tom is looking for a reasonably-priced used car.
Tom yarışta ikinci oldu.Tom came in second in the race.
O ikinci el.It's second-hand.
İkinci katta yaşayan bu yaşlı bayanı tanıyor musunuz?You know this old lady that lives on second floor?
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom kendine ikinci fincan kahveyi doldurdu.Tom poured himself a second cup of coffee.
Tom ikinci fincan kahveyi içti ve bir çörek daha yedi.Tom drank a second cup of coffee and ate another doughnut.
Tom onu ikinci kez çok daha iyi yaptı.Tom did it much better the second time around.
İkinci ders çok kolaydır.The second lesson is very easy.
Ben orta okul ikinci sınıf öğrencisiyim.I'm a second year middle school student.
İngiltere'deki insanların yüzde yetmişi, ikinci bir dil konuşamazlar.Seventy percent of people in the UK cannot speak a second language.
"Yeni Antlaşma" Kutsal Kitabın ikinci parçasıdır."The New Testament" is the second part of the Bible.
Mary ikiniz için eldivenler mi ördü?Did Mary knit gloves for you both?
Siz ikiniz harika görünüyorsunuz!You two look great!
Öncelikle, hiç param yok. ikinci olarak, zamanım yok.For one thing, I don't have any money. For another, I don't have the time.
Birincisi, hiç param yok. İkincisi, vaktim yok.First, I don't have any money. Second, I don't have the time.
Kuzenim kuyrukta sondan ikinci kişi.My cousin is the second to the last person in the line.
İkinci seçeneğimiz yok.We have no second choice.
Her ikindi, kadın kiliseye dua etmeye giderdi.Every afternoon, the woman went to church to pray.
Biliyorum! Keiko'nun benim ikinci kuzenim olduğunu söylememe izin ver.I know! Let me just say that Keiko is my SECOND cousin!
İkinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the second floor.
İkinizden biri oraya gitmek zorunda olacak.One of you two is going to have to go there.
Tom ikinci olarak bitirdi.Tom finished second.
Tom ikinci geldi.Tom finished second.
Tom ikinci sırada bitirdi.Tom ended in second place.
Siz ikiniz kardeşsiniz, değil mi?You two are brothers, right?
Ben ikinci el kitapçıda bu kitabı buldum.I found this book in a secondhand bookstore.
Siz ikiniz nasıl tanıştınız?How did you two meet?
Siz ikiniz birbirinizi hak ediyorsunuz.You two deserve each other.
Biz ikimiz siz ikinizin yalan söylediğini biliyoruz.We two know that you two lie.
O bir ikinci sınıf öğrencisi.He's a sophomore.
Neden ikinci bir araba aldın?Why did you buy a second car?
İkinci el arabaları nasıl alacağını biliyor.He knows how to buy used cars.
Arjantin, Güney Amerika'daki en büyük ikinci ülkedir.Argentina is the second largest country in South America.
Libya, Kuzey Afrika'daki en büyük ikinci ülkedir.Libya is the second largest country in North Africa.
Papua Yeni Gine Avustralya'nın ardından Okyanusya'da en büyük ikinci ülkedir.Papua New Guinea is the second largest country in Oceania after Australia.
İspanya batı avrupa'da ikinci en büyük ülkedir.Spain is the second largest country in Western Europe.
Neden siz ikiniz hep kavga ediyorsunuz?Why are you two always fighting?
Danimarka'nın ikinci büyük şehri, Aarhus'un posta kodu 8000'dir.Aarhus, the second-largest city in Denmark, has the zip code 8000.
"İkiniz nasıl tanıştınız?" "Uzun bir hikaye.""How did you two meet?" "It's a long story."
Tom ikinci bir şansı hak etmiyor.Tom doesn't deserve a second chance.

İlgili Sayfalar