ışır ile cümle

ışır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...لقد أخبروني انها لا تعض ، في الواقع ، إنهم ربما لا يغادرون تلك الزجاجة حتى . (ضحك)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(笑い) 様々の工夫をこらしたソリューションを集めてみました
-Başparmağını ısır, Mari.Dekleta, to je zelo resno.
-Başparmağını ısır, Mari.Dziewczyny, to poważna sprawa.
-Başparmağını ısır, Mari.- Zakousni se, Mari.
-Başparmağını ısır, Mari.-Δάγκωσε την γλώσσα σου, Marie.
-Başparmağını ısır, Mari.- Захапи си езика, Мари.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Đầu tiên, chúng tôi quan sát rằng không phải tất cả loài muỗi đều đốt ở cùng một bộ phận trên cơ thể.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Először is észrevettük, hogy nem minden szúnyogfaj csíp ugyanazon a testrészen.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.먼저, 모기들이 전부 신체의 같은 부위만을 무는 것이
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Mai întâi, am observat că nu toate speciile de țânțari înțeapă în aceeași parte a corpului.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Po pierwsze, zauważyliśmy, że nie każdy gatunek komarów kąsa w te same części ciała.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Primeiro, verificámos que nem todas as espécies de mosquitos picam na mesma parte do corpo.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Primero, observamos que no todas las especies de mosquitos pican en la misma área del cuerpo.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Primo, abbiamo osservato che non tutte le specie di zanzare colpiscono sulla stessa parte del corpo.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik. Tuhaf.Ten eerste zagen we dat niet alle muggensoorten op hetzelfde deel van het lichaam bijten.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Zuerst haben wir beobachtet, dass nicht alle Arten von Mücken an denselben Körperstellen zustechen.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Πρώτον, παρατηρήσαμε πως δεν τσιμπούν όλα τα είδη κουνουπιών το ίδιο μέρος του σώματος.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.По-перше, ми спостерігали, що не всі види комарів кусають ту саму частину тіла.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.Сначала мы обнаружили, что не все комары кусают в одни и те же части тела.
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.ראשית, ראינו שלא כל מיני היתושים
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.أولا، لاحظنا أن ليس كل أنواع البعوض
Başta, tüm sivrisinek türlerinin vücudun aynı bölümünden ısırmadığını gözlemledik.好む体の部位が違うことが解りました 奇妙です
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor. Siz ne yapabilirsiniz?Rồi không rõ lí do vì sao, hắn đột nhiên đổ lỗi cho cả đội (Vãi cái team này)
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.Zanim się zorientujesz, wpada w histerię.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.Apoi are o criză de nervi.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.Bevor ihr es euch verseht, flippt er aus.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.Innan du vet ordet av får han ett utbrott.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.In un batter d'occhio, comincia ad andare in escandescenza.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor. Siz ne yapabilirsiniz?Antes de que te des cuenta, ya se está quejando.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.Πριν να προλάβεις να αντιδράσεις, έχει χάσει όλο το ηθικό του.
Belli ki sinirden klavyesini ısırıyor.И тут он начинает впадать в истерику.
Ben Baek Seung Jo'yum.Baek Seung Jo. Hiçbirşey düşünmediği zaman, dilini ısırdığı zaman....אני בק סונג ג'ו, בק סונג ג'ו
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Aku pergi ke kebun." "Tidak ada anjing di pintu th 'untuk menggigit engkau, "jawabnya.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Bementem a gyümölcsösbe." "Nem volt kutya az én" ajtó harap téged ", felelte.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Entré en el huerto." "No había ningún perro en la puerta de th 'a morder te ", respondió.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Eu fui para o pomar." "Não houve cão à porta de th 'morder ti ", respondeu ele.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Ich ging in den Garten." "Es gab keinen Hund an th 'Tür zu beißen dir ", antwortete er.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Ik ging in de boomgaard." "Er was geen hond aan de deur th 'om in te bijten u, "antwoordde hij.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Išiel som do sadu." "Nebol žiadny pes pri dverách th 'zahryznúť ťa, "odpovedal.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Jag gick in i trädgården." "Det var ingen hund: e" dörr till bita dig, "svarade han.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Jeg gik ind i plantagen." "Der var ingen hund på th 'dør til at bide dig, "svarede han.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Je suis allé dans le verger." "Il n'y avait pas un chien à la porte de e 'à mordre toi ", répondit-il.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."나는 과수원에 갔다." "물려 일 '문을 개가이 없었습니다 그대가있다 "고 대답했다.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."M-am dus în livadă." "Nu a fost nici un câine la uşa-lea" să muşte tine, "a răspuns el.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Menin tarhaan." "Ei ollut koiralla th" oven purra sinua ", hän vastasi.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Poszedłem do sadu." "Nie było żadnego psa w drzwi th" ugryźć ci ", odpowiedział.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Šel jsem do sadu." "Nebyl žádný pes u dveří th 'zakousnout tě, "odpověděl.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Šel sem v sadovnjaku." "Ni bilo psa na vratih th 'to ugriz tebi, "je odgovoril.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Sono andato nel frutteto." "Non c'era nessun cane alla porta di Th 'a mordere te, "rispose.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Tôi đã đi vào vườn cây ăn quả", "Không có con chó ở cửa thứ cắn ngươi, "ông trả lời.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Πήγα στο περιβόλι." "Δεν υπήρχε σκυλί στην πόρτα ου" να δαγκώνουν σου, "μου απάντησε.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Отидох в овощната градина." "Не е имало куче на вратата ти" да хапе ти ", той отговори.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Я пішов у сад." "Існував жодна собака у двері й 'вкусити Тобі, "відповів він.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."Я пошел в сад." "Существовал ни одна собака в дверь й 'укусить Тебе, "ответил он.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."הלכתי לתוך הפרדס". "לא היה שום כלב בדלת" ה לנשוך לך, "הוא ענה.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı."ذهبت إلى البستان." "لم يكن هناك كلب في الباب الرابع" لدغة اليك ، "أجاب.
"Ben bahçesi içine gitti." Isırmaya th 'kapıda bir köpek vardı sana, "diye yanıtladı.汝、"彼は答えた。 "そこにはドアが他の庭になかった、"メアリーは言った。
"Ben, bir yerde eksi 40 derecede ciltte bir dakika içinde soğuk ısırığı olduğunu... ...okudum.1分もせずに凍傷になるんだって?ならどうやって用を足すんだい?」
"Ben, bir yerde eksi 40 derecede ciltte bir dakika içinde soğuk ısırığı olduğunu... ...okudum.사람들은 다음과 같이 묻습니다 "벤, 영하 40도에서는

İlgili Sayfalar