ışır ile cümle
ışır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama birbirinizi ısırıp yiyorsanız, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz!فاذا كنتم تنهشون وتأكلون بعضكم بعضا فانظروا لئلا تفنوا بعضكم بعضا
Ama birbirinizi ısırıp yiyorsanız, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz!你 們 要 謹 慎 . 若 相 咬 相 吞 、 只 怕 要 彼 此 消 滅 了
Ama birbirinizi ısırıp yiyorsanız, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz!你 們要 謹慎.若相咬相吞 、 只怕 要 彼此 消滅了
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Ale na obszarach o dużej intensywności ukąszeń, jak Nigeria, likwidacja staje się niemożliwa.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.하지만, 나이지리아 처럼, 모기에 물리는 빈도가 높은 곳이라면 근절까지는 할 수 없을지도 모르겠습니다만
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Maar als je kijkt naar plaatsen met hoge bijtdichtheden, zoals Nigeria, daar ga je ze zeker niet uitroeien.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Nhưng khi bạn đi vào những vùng có tỷ lệ bị đốt rất cao, như Nigeria, thì chắc hẳn bạn không xóa sổ bệnh được.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.Но докато вървите до наистина високи нива на ухапвания, като Нигерия определено няма да я изкорените.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.אבל ככל שנעים לאזורי עקיצות כבדים, כמו נגריה, בטוח שלא ניתן לחסל.
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.لكن كلما اتجهت إلى معدلات لدغ عالية, كما فى نيجيريا, فبالطبع لن تستطيعوا القضاء عليها
Ancak ısırılma oranının yüksek olduğu yerlerde, örneğin Nijerya'da bu yolla sıtmanın kökünü kurutamazsınız.根絶とまではいかないでしょう そのような地域でこそ 毒性を和らげる進化を利用するべきです
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,빈혈의 택시 운전사는 회색에 검은 수염 남자는 비스킷과 치즈를 잡아 먹습 동안
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,فقر الدم قائد المركبة ، في حين قطعت رجل أسود اللحية باللون الرمادي حتى البسكويت والجبن ،
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,バートンを飲み、オフデューティ波形と警官でアメリカにconversed。
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Anna ga je pobrala in očistila ter opazila koprive povsod.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Anna megkönnyebbülten felsóhajthat, még ha a beszívott levegő nem is túl illatos.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Anna podnosi dziecko i czyści jego ubrania z brudu. Zauważa, że pokrzywy są wszędzie.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Najednou Johan, který kráčí nestabilně, ztratí rovnováhu a padá do žahavých kopřiv.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Plötsligt tappar han balansen och ramlar
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Reaktívne formy dusíka náš organizmus skutočne používa na tvorbu proteínov.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Alleen de wijfjes steken.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Apenas o mosquito fêmea nos pica.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Chỉ có muỗi cái là thật sự chích bạn.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Csak a nőstény szúnyog fog megcsípni.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Det er kun hunnen der faktisk vil stikke en.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Doar femela ţânţar înţeapă.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Es ist nur das Weibchen, das beißt.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Il n'y a que les moustiques femelles qui vous piquent.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.암컷 모기들만 사람들을 실제로 뭅니다.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Pokud vás tento komár kousne, jde o samičku.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Samce nigdy tego nie robią.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Solo es el mosquito hembra el que en realidad les pica.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Solo le femmine di zanzara vi pungono.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Кусаются только самки.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Само женските ще ви ухапят.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.Тому вкусити вас може лише самка комара.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.למעשה, רק היתושות עוקצות.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.البعوضة الأنثى فقط هي التي ستقوم بعضك فعليًا.
Aslında sizi ısıranlar sadece dişi sivrisineklerdir.オスは噛むことができません
Atlardan nefret ediyorum. Onlar size ısırmak.나는 말을 싫어. 그들은 당신을 물려고 해요.
Atlardan nefret ediyorum. Onlar size ısırmak.أنا أكره الخيول. دغهم عليك.
Atlardan nefret ediyorum. Onlar size ısırmak.私は、スキームに対してすべてだった。それと同時に、あなたが知らない、私がしなければならなかった
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Az mondták nekem, hogy nem csípnek, tényleg, talán még az üveget sem hagyják el. (Nevetés)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bolo mi povedané, že nehryzú a je dosť možné, že ani vyletia. (Smiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bylo mi řečeno, že nekoušou, a dost možná asi ani nevyletí. (smích)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Disseram-me que eles não mordem, podem até nem sair do frasco. (Risos)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...물지 않는 다고 알고 있어요. 그리고 뭐 사실, 유리병 밖으로 나올지 아닐지도 모르겠습니다. (웃음)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi dicono che non pungono, anzi potrebbero non uscire nemmeno dal barattolo.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mij is verteld dat ze niet bijten, sterker nog, ze verlaten misschien niet eens deze pot. (Lachen)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi s-a spus că nu mușcă. De fapt s-ar putea să nici nu iasă din borcan. (Râsete)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...On m'a dit qu'elles ne mordent pas, en fait, elles pourraient bien ne pas quitter ce pot. (Rires)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Podobno nie gryzą i mogą nawet nie opuścić słoika. (Śmiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(Risas)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Saya diberitahu mereka tidak menggigit, bahkan mungkin tidak akan keluar. (Tertawa)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Tôi được biết rằng chúng không cắn, thực tế, chúng thậm chí sẽ không ra khỏi cái bình. (Tiếng cười)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Μου είπαν ότι δεν δαγκώνουν, στην πραγματικότητα μπορεί να μη βγουν καν έξω από το δοχείο. (Γέλια)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Казаха ми, че не хапят, всъщност те може дори да не излязат от буркана. (Смях)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мені сказали, що вони не кусаються; насправді, вони навіть не змогли б залишити цієї банки. (Сміх)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мне сказали, что они не кусают.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...נאמר לי שהן לא עוקצות, יתכן שהן אפילו לא תעזובנה את הצנצנת. (צחוק)