Ana içeriğe geç
Sözlük

ışınlar ile cümle

ışınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece, bu ışınlarınこの噴出物は エンケラドスの地表下に存在する
Bu açıya dik denilmesinin sebebi ışınlardan birinin diğerine dik olmasıdır. . . .Det er altså en lodret, lige linje.
Bu açıya dik denilmesinin sebebi ışınlardan birinin diğerine dik olmasıdır. . . .아마 이게 가장 생각하기 좋은 방식 같은데 이게 '직각'이라고 불리는 이유는 이 선이 여기 있는 이 선과 비교해서
Bu açıya dik denilmesinin sebebi ışınlardan birinin diğerine dik olmasıdır. . . .rightと呼ばれるのは、 この線が完全に直立ーuprightと見ることができます。 ここでこの線を比較して直立です。
Bu açıya dik denilmesinin sebebi ışınlardan birinin diğerine dik olmasıdır. . . .Думайте об этом так: угол "прямой", потому что этот луч идет прямо вверх от второго луча.
Bu açıya dik denilmesinin sebebi ışınlardan birinin diğerine dik olmasıdır. . . .اعتقد ان افضل طريقة للتفكير في الموضوع لما سميت قائمة هل لأن هذا الشعاع قائماً تماماً
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Ale potenciální výhoda byla v tom, že gama záření, na rozdíl od Rentgenu není ovlivněno hustotou prsu.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.잠재적 이득은 엑스레이와는 달리 감마선은 유방치밀도에 영향을 받지 않는다는 점입니다.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Lợi thế tiềm tàng chính là không như tia X, tia gamma không bị ảnh hưởng bởi mật độ vú.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Potenciálnou výhodou bolo, že gama lúče, na rozdiel od röntgenových, nie sú ovplyvnené hustotou prsníkov.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.אבל הפוטנציאל הגלום היה שקרני הגמא, שלא כמו קרני הרנטגן, אינן מושפעות מצפיפות השד.
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.ولكن كانت الايجابية هي ان اشعة جاما .. على عكس الاشعة السينية لا تتأثر بكثافة الثدي
Bu bir yana gama ışınları röntgen ışınlarından farklı olarak meme yoğunluğundan etkilenmiyor.乳腺濃度に影響されない— という長所がありましたが ガンマ検出器では
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.A napsugarak, mint arany por, az a bátor madár nem félni a tél.
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.황금 먼지 같은 태양 광선이 용감한 새 겨울하여 두려워하지 않습니다.
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.los rayos del sol, como el polvo de oro, de esta ave valiente no es tener miedo por el invierno.
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.Sončni žarki, kot so zlati prah, za ta pogumne ptice ne sme biti strah do zime.
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.את קרני השמש כמו אבק זהב, על העוף הזה אמיץ לא לפחד ידי החורף.
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.لأشعة الشمس مثل الغبار الذهبي ، لهذا الطائر الشجعان لا يجب أن يكون خائفا من قبل فصل الشتاء.
Bu cesur bir kuş için altın tozu gibi güneş ışınları, kış korkuyor değildir.それは頻繁に時々翼の上から急落"、それは言われて、ドリフトによって覆われており、さ
Bu iki ışın kesişiyor ama eğer birisi ışınları gözlemlerse, aynı noktadan çıkıyorlar gibi gözükecektir.Tyto dva paprsky se sbíhají, ale když by někdo paprsky pozoroval, zdá se, jako by vycházely z jednoho bodu.
Bu iki ışın kesişiyor ama eğer birisi ışınları gözlemlerse, aynı noktadan çıkıyorlar gibi gözükecektir.שתי הקרניים האלה אינן מתכנסות, אך אם מסתכלים עליהן, נראה כאילו שהן נובעות
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Dan ini video, video definisi tinggi yang dikirimkan melalui berkas cahaya itu.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Es un video en alta definición transmitido a través de ese rayo de luz.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Et c'est une vidéo, une vidéo haute définition, transmise par ce rai de lumière.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.É um vídeo de alta definição que é transmitido através daquele feixe de luz.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.È un video ad alta definizione, trasmesso tramite il fascio di luce.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Het is een hoge-definitie video die wordt overgebracht door die lichtbundel.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.In to je video visoke ločljivosti HD, ki ga oddajamo skozi ta snop svetlobe.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.I to jest film, w wysokiej rozdzielczności, który jest przekazywany przez ten promień światła.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Jedná se o video s vysokým rozlišením, které je přenášeno tímto světlem.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.그리고 그것은 그 광선을 통해 전송되는 비디오, 고해상도 비디오입니다.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Og det er en video, en high-definition video der er sendt gennem den lys stråle.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Și este un video HD, care este transmis prin unda de lumină.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Und das ist ein hochaufgelöstes Video, das durch diesen Lichtstrahl übertragen wird.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Và đó là một đoạn video, video chất lượng cao được truyền tải thông qua ánh sáng.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Και αυτό είναι ένα video υψηλής ευκρίνειας (HD) το οποίο μεταδίδεται μέσω της αυτής ακτίνας φωτός
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.И това е видео, видео с висока резолюция, което се предава чрез светлинния лъч.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Це відео -- високоякісне відео HD -- передається через цей промінь світла.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.Это видео, видео в HD, которое передается через эту лампу.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.וזה וידאו, וידאו בהפרדה גבוהה שמשודר דרך קרן אור.
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.وهذا الفيديو فيديو عالي الجودة يتم بثه عن طريق شعاع الضوء
Bu, ışık ışınlarıyla transfer edilen video yüksek-çözünürlüklü bir video.光によって発信されています 批評家である皆さんは
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.A sugarak egy tölcséren helyezkednének el.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Cahaya itu akan menjadi -- coba saya lihat -- ya sebuah kerucut.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.De stralen zouden liggen op een -- Ik zou het willen zien -- ja, op een kegel.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Die Lichtstrahlen würden sich auf einem -- ja, nur zu -- genau, einem Kegel befinden.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.I raggi si troverebbero disposti a cono.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Les rayons reposeraient -- j'aimerais le voir -- ouais, sur un cône.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Los rayos acaban repartidos en un cono, eso es.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Những tia sáng có thể nằm trên một -- tôi muốn thấy - yeah, trên một hình nón.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Paprsky by ležely - chtěla bych to vidět -- ano, na kuželu.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Razele vor fi pe -- aş vrea să văd -- da, pe un con.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.(Risos) Claro!
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Strålerne ville ligge i en -- jeg ville gerne se -- jah, i en kegle.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Οι ακτίνες θα βρίσκονται σε ένα - θα ήθελα να δω... - ναι, σε έναν κώνο.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Те биха изглеждали като събрани във фуния.
Bu ışınlar -ben de göreyim- evet, bir koni üzerinde toplanırlar.Эти лучи будут лежать на ... ну, смелее! .. да, конечно на конусе.
Bu ışınların aynanın arkasındaki bir noktadan geldiğini zanneder.이 사람의 뇌는 두 개의 광선이 거울 너머의 저 지점 에서 나오는 것처럼 보인다고 판단하게 됩니다
Bu ışınların aynanın arkasındaki bir noktadan geldiğini zanneder.On powie "Popatrz, te 2 promienie wyglądają, jakby pochodziły z punktu zza zwierciadła.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod