Kozmik ışınlar Güneş Sistemi dışı kaynaklıdır.Kosmiline kiirgus pärineb väljastpoolt Päikesesüsteemi.
Isaac Newton, bu etkileri okudu ve ışık ışınlarının büklümünü onlara bağladı.Isaac Newton uuris neid nähtusi ning omistas need valguskiirte muutumatusele.
Daha sonraları bu ışınlar, "Röntgen ışınları" olarak anılmaya başlanmıştır.Hiljem hakati neid kiiri nimetama röntgenikiirteks.
Yapılan ölçümler sayesinde ışınların hangi açılardan gönderilmesinin uygun olduğu hesaplanır.See parameeter määrab, mis tüüpi raadiosignaali allikaid ollakse võimeline peilima.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Taolise plasma näideteks on osakeste kiired, elektronpilv Penningi lõksus ja positronplasmad.
Ozon tabakası da Dünya'yı zararlı ultraviyole ışınlardan korur.Osoonikiht kaitseb Maa organisme ultraviolettkiirguse eest.
Bir elektronun yerini tespit edebilmek için dalga boyu kısa olan ışınlara ihtiyaç vardır.Ülejäänud paikade kiirgusrežiimi leidmiseks tuleb kasutada empiirilisi valemeid.
Ancak kırmızı çiçeklere, bu çiçekler mor ışınları yansıttığı zaman giderler.Neile ei jää see lihtsalt meelde, et punase tule ajal sõidavad autod.
Işınları ilk ikitanesi diken ışın , diğerleri ise yumuşak ışınlıdır.Esimesed tekitavad otsesed valgusnähtused looduses, teised tekitavad elunähtused.
UV-C: Sağlık için en tehlikeli ışınlardır.On kindlaks tehtud, et UV-kiirgus on üks peamisi riskitegureid nahavähi puhul.
Açının bir kenarı bu veya ışınlardan biri bu.1辺を底辺に沿っておくと 明らかに90度以上と分かります。
Açının bir kenarı bu veya ışınlardan biri bu.각의 한쪽 선을 여기다 놓는다면
Açının bir kenarı bu veya ışınlardan biri bu.Mas isso é só terminologia geral para diferentes tipos de ângulos:
Açının bir kenarı bu veya ışınlardan biri bu. Ötekini de şu çizgi üzerine koyayım.Este es un ANGULO OBTUSO.
Açının bir kenarı bu veya ışınlardan biri bu.وهذا ضلع للزاوية، او واحداً من الاشعة
Alfa ışınlarıAlfa lúče
Alfa ışınlarıAlfa paprsky
Alfa ışınlarıAlfasäteet
Alfa ışınlarıAlfastrålning
Alfa ışınlarıAlfastrålning
Alfa ışınlarıAlfa- sugarak
Alfa ışınlarıAlpha-Strahlen
Alfa ışınlarıPromienie alfa
Alfa ışınlarıRaggi alfa
Alfa ışınlarıRaios alfa
Alfa ışınlarıRayons alpha
Alfa ışınlarıRayos alfa
Alfa ışınlarıRaze alfa
Alfa ışınlarıΑκτίνες άλφα
Alfa ışınlarıАлфа лъчи
Alfa ışınlarıАльфа- излучение
Alfa ışınlarıАльфа- промені
Alfa ışınlarıקרני אלפא
Alfa ışınlarıألفا
Alfa ışınlarıアルファ線
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale člověk, co před tou zdí seděl, zabránil radiaci proniknout až ke kameni.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, ktorá sedela na prvom schode, zabránila tomu, aby lúče zasiahli kameň.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, która siedziała na schodku przed budynkiem zatrzymała promieniowanie.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ampak na stopnici pred njim je oseba, ki je tam sedela, preprečila žarkom, da bi zadeli zid.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Dar pe treaptă, în faţă, cineva care stătea acolo a blocat razele să nu lovească piatra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.De a lépcsőjén, egy ember ült ott, és megakadályozta, hogy a sugarak elérjék a követ.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.하지만 앞의 계단에는 거기에 앉아 있던 사람이 계단에 오는 광선을 차단한 흔적이 있어요
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Maar op het trapje ervoor, zat iemand die de stenen afschermde van de stralen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Mais juste devant, quelqu'un qui était assis là empêcha les rayons d'atteindre la pierre.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Mas nos degraus, estava uma pessoa sentada que impediu a radiação de atingir a pedra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ma una persona che era seduta sul gradino davanti impedì ai raggi di colpire la pietra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Men på det første trin, en person sad der blokerede strålerne fra at ramme stenen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Men på trappan, satt en person som blockerade strålen från att nå stenen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Nhưng trên những bậc thang, có một người ngồi đó chặn lại những tia phóng xạ chiếu vào tảng đá
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Pero una persona que estaba sentada en la escalera del frente evitó que los rayos llegaran a la piedra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Tapi di langkah depan, seorang yang duduk di sana menahan sinarnya untuk tidak mengenai batu.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Αλλά στο πρώτο σκαλί, ένας άνθρωπος που στεκόταν εκεί σταμάτησε τις ακτίνες από το να χτυπήσουν την πέτρα.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Але спершу людина, що сиділа там блокувала камінь від потрапляння випромінювання.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Но на ступеньках сидел человек и предотвратил лучи от соприкосновения со стеной.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Но пред прага имало седнал човек, който блокирал лъчите пред камъка.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.יש חלק מקיר בהירושימה
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.ولكن من الجهة الاخرى .. كان يوجد شخصٌ جالس حجب الأشعة عن ضرب الحجر.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.光線が石に当たるのを 防いでいた 今残されているのは
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Aber indem die Elektronen mit Lichtgeschwindigkeit herum fliegen, geben sie Röntgenstrahlung ab.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Ahogy az elektronok fénysebességgel keringenek, röntgensugarat bocsátanak ki.