ışıkta ile cümle

ışıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Den som säger sig vara i ljuset och hatar sin broder, han är ännu alltjämt i mörkret.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Den som sier at han er i lyset, og som hater sin bror, han er ennu i mørket.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Den,som siger,at han er i Lyset,og hader sin Broder, han er i Mørket endnu.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.El que dice que está en la luz y odia a su hermano, está en tinieblas todavía
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Joka sanoo valkeudessa olevansa, mutta vihaa veljeänsä, se on yhä vielä pimeydessä.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Kdo praví, že jest v světle, a bratra svého nenávidí, v temnostiť jest až posavad.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Kdor pravi, da je v luči, pa sovraži brata svojega, je v temi še do sedaj.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Kẻ nào nói mình trong sự sáng , mà ghét anh_em mình thì còn ở trong sự tối_tăm .
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Kẻ nào nói mình trong sự sáng, mà ghét anh em mình thì còn ở trong sự tối tăm.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.빛 가운데 있다 하며 그 형제를 미워하는 자는 지금까지 어두운 가운데 있는 자요
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Kto mówi, iż jest w światłości, a brata swego nienawidzi, w ciemności jest aż dotąd.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Ten, kto hovorí, že je vo svetle a nenávidí svojho brata, je vo tme až doteraz.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Wer da sagt, er sei im Licht, und haßt seinen Bruder, der ist noch in der Finsternis.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Οστις λεγει οτι ειναι εν τω φωτι και μισει τον αδελφον αυτου, εν τω σκοτει ειναι εως τωρα.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.и светът преминава, и неговите похоти; а който върши Божията воля, пребъдва до века.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Кто говорит, что он во свете, а ненавидит брата своего, тот еще во тьме.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.Хто говорить, що він в сьвітлї, а ненавидить брата свого, той в темряві аж досі.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.האומר כי ישנו באור והוא שנא את אחיו עודנו בחשך׃
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.من قال انه في النور وهو يبغض اخاه فهو الى الآن في الظلمة.
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.人 若 說 自 己 在 光 明 中 、 卻 恨 他 的 弟 兄 、 他 到 如 今 還 是 在 黑 暗 裡
Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.人 若 說 自己 在 光明 中 、 卻恨 他 的 弟兄 、 他 到 如今 還 是 在 黑暗裡
Kaçtı, gökyüzünden ve ışıktan saklanarak.El a fugit, ascunde de el însuşi [br] la cer şi lumina.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Damn nó, Roxanne, bật mà ánh sáng đỏ, hoặc Silver Hammer của Maxwell sẽ đến đập xuống đầu bạn.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.La naiba, Roxanne, aprinde lumina aia roşie, sau Ciocanul Argintiu al lui Maxwell îţi va zdrobi căpăţâna.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Maldición, Roxanne, enciende esa luz roja... o el Martillo Plateado de Maxwell te partirá la cabeza.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Prekleto Roxanne, prižgi to rdečo luč, ali pa bo prišel Maxwell Srebrno Kladivo razbiti tvojo betico.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Sakra, Roxanne, rozsvi to svìtlo, nebo ti Maxwellovo støíbrný kladivo rozmlátí tvou hlavu.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Vervloek hem, Roxanne, aanzetten het rode licht, Of de Zilveren Hamer van Maxwell zal botsen op uw hoofd.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Ai yêu mến anh em mình, thì ở trong sự sáng, nơi người đó chẳng có điều chi gây cho vấp phạm.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Ai yêu_mến anh_em mình , thì ở trong sự sáng , nơi người đó chẳng có_điều chi gây cho vấp phạm .
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.A ki szereti az õ atyjafiát a világosságban marad, és nincs benne botránkozásra való.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Aquele que ama a seu irmão permanece na luz, e nele não há tropeço.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Celui qui aime son frère demeure dans la lumière, et aucune occasion de chute n`est en lui.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Chi ama suo fratello, dimora nella luce e non v'è in lui occasione di inciampo
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Cine iubeşte pe fratele său, rămîne în lumină, şi în el nu este niciun prilej de poticnire.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Den som älskar sin broder, han förbliver i ljuset, och i honom är intet som länder till fall.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Den, som elsker sin Broder, bliver i Lyset, og der er ingen Forargelse i ham.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Den som elsker sin bror, han blir i lyset, og det er ikke anstøt i ham.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.El que ama a su hermano permanece en la luz, y en él no hay tropiezo
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Joka rakastaa veljeänsä, se pysyy valkeudessa, ja hänessä ei ole pahennusta.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Kdor ljubi brata svojega, ostaja v luči in pohujšanja ni v njem.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Kdož miluje bratra svého, v světle zůstává, a pohoršení v něm není.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.그의 형제를 사랑하는 자는 빛 가운데 거하여 자기속에 거리낌이 없으나
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Kto miłuje brata swego, w światłości mieszka i zgorszenia w nim nie masz.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Kto miluje svojho brata, zostáva vo svetle, a niet v ňom pohoršenia.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Maar wie van zijn broeder houdt, leeft in het licht en gaat zijn weg zonder te struikelen.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Wer seinen Bruder liebt, der bleibt im Licht, und ist kein Ärgernis bei ihm.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Οστις αγαπα τον αδελφον αυτου εν τω φωτι μενει, και σκανδαλον εν αυτω δεν ειναι
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Кто любит брата своего, тот пребывает во свете, и нет в нем соблазна.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.Хто любить брата свого, в сьвітлї пробуває, і поблазнї у ньому нема;
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.האהב את אחיו יעמד באור ומכשול אין בו׃
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.من يحب اخاه يثبت في النور وليس فيه عثرة.
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.愛 弟 兄 的 就 是 住 在 光 明 中 、 在 他 並 沒 有 絆 跌 的 緣 由
Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.愛弟兄 的 就是 住在 光明 中 、 在 他 並沒 有 絆跌 的 緣由
Kendisine doğru gelen ışıkta sanki bir kapının kapandığını fark etti. Bu neden oluyordu.Dia melihatnya seperti sebuah pintu yang mulai menutup pada pendar cahaya yang kembali ke matanya.
Kendisine doğru gelen ışıkta sanki bir kapının kapandığını fark etti.C'est comme une porte qui commence à se fermer sur le rayon lumineux qui revient vers ses yeux.
Kendisine doğru gelen ışıkta sanki bir kapının kapandığını fark etti.Ele apercebe-se de que é como se uma porta se estivesse a fechar no raio de luz que volta para o olho dele.
Kendisine doğru gelen ışıkta sanki bir kapının kapandığını fark etti.Er bemerkte, dass er den zurückkommenden Strahl nicht mehr sehen konnte.
Kendisine doğru gelen ışıkta sanki bir kapının kapandığını fark etti.Észreveszi, hogy olyan, mintha egy ajtó kezdene becsukódni, a fénynyalábon ahogy az visszasugárzik a szemébe.
Kendisine doğru gelen ışıkta sanki bir kapının kapandığını fark etti.Han ser att det ser ut som en dörr börjar stängas i vägen för ljusstrålen som reflekteras.

İlgili Sayfalar