ışıkta ile cümle

ışıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kırmızı ışıkta geçtin.You ran a red light.
Loş ışıkta dans ettik.We danced in the subdued lighting.
Bu caddeden aşağıya doğru git ve üçüncü ışıkta sağa dön.Go straight down this street and turn right at the third light.
İlk ışıkta sola dön.Turn left at the first light.
Kırmızı ışıkta durdun mu?Did you stop at the red light?
Kırmızı ışıkta caddeyi geçmen tehlikelidir.It's dangerous for you to cross the street when the light is red.
Polis kırmızı ışıkta caddeyi geçmememizi söyledi.The policeman told us not to cross the street against the red light.
Onun yüzünü loş bir ışıkta gördüm.I saw his face in the dim light.
Kırmızı ışıkta arabasını durdurmadı.He did not stop his car at the red light.
Kırmızı ışıkta geçme!Don't go past the traffic light in red!
O kırmızı ışıkta geçmemeliydim.I shouldn't have run that red light.
Kırmızı ışıkta geçmemeliydim.We shouldn't have run that red light.
Bu ışıkta göremiyorum.I can't see in this light.
O kırmızı ışıkta yolu yaya geçti.He crossed the road on foot at the red light.
Tom loş ışıkta okuyamadı.Tom wasn't able to read in the dim light.
İkinci ışıkta sola dönmelisin.You have to turn left at the second light.
Tom kırmızı ışıkta geçti.Tom ran a red light.
Bu ışıkta görebiliyor musun?Can you see in this light?
Kırmızı ışıkta geçerseniz, bir kazaya neden olma riskini göze alırsınız.If you run a red light, you risk causing an accident.
Yayalar sadece yeşil ışıkta geçmelidirler.The pedestrians must cross only at the green light.
Kırmızı ışıkta sağa dön.Turn right at the red light.
Işıkta kalkamaz, cep telefonunun ışığında bile.She can't stand light, not even the light from a cellphone.
Yarasa ışıktan kaçar.The bat flees the light.
Tom kırmızı ışıkta geçmedi.Tom didn't run the red light.
Dünyanın geri kalanı ışıktayken karanlıkta olmaktan nefret ediyorum.I hate to be in the dark when all the rest of the world is in light.
Ben kırmızı ışıkta geçtim.I ran a red light.
Buraya gelirken neredeyse her ışıkta durmak zorunda kaldım.I had to stop at almost every light on the way here.
Sami kırmızı ışıkta durdu.Sami stopped at a red light.
Tom'un kırmızı ışıkta geçtiğini gördüm.I saw Tom running a red light.
Işıkta anlık bir azalma oldu.The light dimmed momentarily.
Vlaros ayrıca ışıktaşını güvende olması için Kyle'a verir.Vlaros also gives Kyle the lightstone for safe keeping.
Bir tardyon veya bradyon ışıktan daha yavaş hareket eder ve durgun kütlesi sıfırdan farklıdır.A tardyon or bradyon travels slower than light and has a non-zero rest mass.
İki durumda da herhangi bir madde, enerji ya da bilgi ışıktan hızlı hareket etmez.In neither case does any matter, energy, or information travel faster than light.
Kameradaki gece modu, loş ışıkta fotoğraf almaya devam etmeye sağlar.The night mode on the camera allows you to still take photos in dim light.
Konser dönüşü kırmızı ışıkta durmayan bir kamyonla çarpışırlar.Their car collided with a truck at an intersection with no traffic lights.
Mekanlar tasarlanırken doğal ışıktan maksimum yararlanmak hedeflendi.The building is designed to provide maximum natural light.
Böylece cam yoluyla giren ısı ve ışıktan bina korunmuş olur.So the light and heat entering the building through glass has to be prevented.
Işıktan kaçarak karanlık yerlerde yaşarlar.Will they run to hide in dark corners?
Işıktan heykeller kanal yatağına paralel olarak köprünün batısına 25 metre kadar uzanır.The hovering light sculpture extends parallel to the canal channel eighty feet west of the bridge.
Işıktan yaratılmıştır.So the fuse is lighted.
Görünür ışıkta sarmal kollardan bir tanesinin bağlantısı kopmuş gibi görünmektedir.In visible light, one of the spiral arms appears to have a disconnected segment.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.The protocells can actually move away from the light.
Bunlar ışıktan bağımsız reaksiyonlar.They're more the light independent reactions.
Üzerinde ışıkta görülen yazı ile Chad yazıyordu.It had 'Chad' written in magic marker on it.
Kırmızı ışıkta elektrik aşamasıdır gösterir.A red light shows the electricity is out of phase
Gözünüze giren ışıktan kaçınabilirseniz, ritmi değiştirebilirsiniz.You can change the rhythm, if you get out of the lights.
Anne kırmızı ışıkta geçer.And the mother goes right through a red light.
Ve anne ikinci kez kırmızı ışıkta geçer.And the mother goes through a second red light.
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mom, are you aware that you just went through two red lights?"
İsa'yı görüyoruz, adeta şeffaf gibi, bacağında ışıktan gölgeye geçişler çok güzel, . .Giotto.
Çıkış kuyruğundaki ya da kırmızı ışıkta bekleyen insanlara bir bakın.Just think of people at a checkout line or at a red light.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.When we see these little dips in the light, we can determine a number of things.
Burada görünebilir ışıktaki görüntüsü yer almaktadır.It's shown here in visible light.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.And the light that shone off of her eyes was a place I could have stayed forever.
Bu ışıkta sizle ve herkesle zaman geçirmek istiyorum.I want to dwell in that light with you and with everyone.
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""I should have taken the bridge and not the tunnel. I should have gone through that yellow light."
"Elektriğinizi ışıktan fazlası için kullanın.""Use your electricity for more than light."
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.And he goes to great lengths to protect the olive oil from oxygen and light.
Kırmızı ışıkta elektrik faz dışında olduğunu gösterirA red light shows that the electricity is out of phase
El yazmasını 14 farklı dalga boyu ışıkta görüntüledik.And we imaged the manuscript in 14 different wavebands of light.

İlgili Sayfalar