ışıklar ile cümle
ışıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.또 비평하기에는 늦었지만, 커다란 조명도 달려있습니다.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Ook geschikt voor kritiek, zometeen, deze enorme lampen.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Später werden wir auch noch diese massiven Lichter kritisch betrachten.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Tiếp theo trong danh mục chỉ trích là đống đèn to bự này.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Y también, estas luces masivas que serán criticadas después.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Ещё два массивных фонаря, которые я после раскритикую.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Също предстоящи за по-късна критика - тези масивни светлини.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.עוד נקודה לביקורת בהמשך, הפנסים העצומים האלה.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.أيضا يأتي لاحقا للنقد، هذه الأضواء الكبيرة.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.更にはハイテクな操縦機が2台ついています
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür. Bu ışığı üreten,Ak sa pozriete pozorne, práve na rieke Kongo je jedno z tých jasných svetiel.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür. Bu ışığı üreten,Jeśli przyjrzymy się dokładnie, na rzece Kongo znajduje się jedno z jasnych świateł.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür. Bu ışığı üreten,Si l'on regarde attentivement, sur le fleuve Congo est l'une de ces lumières.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür. Bu ışığı üreten,Ако човек се вгледа внимателно, река Конго, е една от онези ярки светлини.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür. Bu ışığı üreten,Если внимательно посмотреть на реку Конго, это одно из светлых мест на карте.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.Dacă ne uităm cu atenție pe fluviul Congo este una dintre acele lumini stralucitoare.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.콩고강을 유심히 살펴보면 하나의 밝은 빛이 있습니다. 그것이 바로 빛을 만들어내는
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.Schaut man genau hin, ist am Kongo eines dieser hellen Lichter.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.Si uno mira atentamente, en el río Congo hay una de esas luces brillantes.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.Κοιτάζοντας προσεκτικά, στον ποταμό Κονγκό βρίσκεται ένα από αυτά τα λαμπερά φώτα.
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.אם נביט היטב על נהר קונגו נמצאת אחת מהנקודות הזוהרות הללו. וזהו נהר הקונגו
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.لو نظر أحد بحذر، في نهر الكنغو هو أحد تلك الأضواء المشعة ، وهذا النهر الكونغولي تحديداً
Dikkatle bakılırsa, Congo Nehri üzerinde bu parlak ışıklardan bir tane görür.明るい一筋の光が射しています。まさにコンゴ川は 光を自ら放出しているのです。闇の奥からです
Dışarı çıkarken, uzaktaki galaksilerden gelen ışıkları o kadar sürede geldi ki aslında zamanda geri gidiyoruz.더욱 멀리 갈수록, 이 먼곳의 은하로부터 온 빛이 우리에게 도달하기까지 꽤 오랜 시간이 걸리기 때문에,
Dışarı çıkarken, uzaktaki galaksilerden gelen ışıkları o kadar sürede geldi ki aslında zamanda geri gidiyoruz.Пока мы удаляемся, свет из этих отдаленных галактик идет так долго, мы, по сути, двигаемся назад во времени.
Dışarı çıkarken, uzaktaki galaksilerden gelen ışıkları o kadar sürede geldi ki aslında zamanda geri gidiyoruz.ככל שמתרחקים, לאור מגלקסיות מרוחקות הללו, לקח כל-כך הרבה זמן,
Dışarı çıkarken, uzaktaki galaksilerden gelen ışıkları o kadar sürede geldi ki aslında zamanda geri gidiyoruz.ونحن نتحرك للخارج، الضوء من هذه المجرات البعيدة استغرق وقتا طويلا،
Dışarı çıkarken, uzaktaki galaksilerden gelen ışıkları o kadar sürede geldi ki aslında zamanda geri gidiyoruz.これらの離れた惑星の光は 長い時間がかかっていることから 本質的に過去へと遡り始めます
Dışarı çıktığınızda tüm bloktaki ışıklar açık olurdu, çocuklar derslere katılmazdı, okula gitmezdi.그래서 우리는 밖에 나가고 싶어했는데, 동네 전체에 불이 켜져 있었고 아이들의 출석률이 낮아졌어요. 아이들이 학교에 가질 않았어요.
Dışarı çıktığınızda tüm bloktaki ışıklar açık olurdu, çocuklar derslere katılmazdı, okula gitmezdi.Ми бачили, що в усіх будинках кварталу горіло світло. Діти теж вболівали, навіть не ходили до школи.
Dışarı çıktığınızda tüm bloktaki ışıklar açık olurdu, çocuklar derslere katılmazdı, okula gitmezdi.Стоим отвън и всички лампи светят в целия блок и децата, публиката е на училище, а децата не са.
Dışarı çıktığınızda tüm bloktaki ışıklar açık olurdu, çocuklar derslere katılmazdı, okula gitmezdi.近所中です 学校の出席率も下がったとか 学校を休んでしまう子も多かった でも良いんです レッドソックスだから
Donanım "atmak LED" projesi oldu hangi kendini LED ışıklar oluşuyordu şehirde şeyleri atmak için.J'ai eu à faire avec la manière la plus simple
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Một số đứa trẻ bị ánh sáng huỳnh quang làm khó chịu, đứa trẻ khác có vấn đề với việc cảm nhận âm thanh.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Některým dětem vadí fluorescentní osvětlení, jiné jsou citlivé na určité zvuky.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Niektóre dzieci męczy światło jarzeniówek, inne są wrażliwe na dźwięk.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Unii copii sunt deranjati de lampi fluorescente; altii au probleme cu senzitivitatea la sunete.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Деяких турбує флуоресцентне світло; деякі чутливі до звуків.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Некоторых детей беспокоит флуоресцентное освещение, другие чувствительны к звукам.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Някои деца се притесняват от флуоресцентни светлини, други имат проблеми с чувствителност към звук.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur.하지만 감각은 문제가 됩니다. 몇몇 아이들은 형광등을 괴로워하고,
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur.אך תחושתיות זו בעיה. יש ילדים שרגישים לאור נאון.
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur.لكن الشعور شيء مهم . بعض الأطفال ينزعجون من ضوء الفلوريسنت ;
Duyular meseledir. Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur.音に敏感な子供もいます
Eğer bu butün ve düğmeleri uygun biçimde kullanırsanız göreceğiniz tek şey parlayan ışıklar oluyordu...원하는 순서로 스위치를 올리면 램프를 깜빡이는 수준이었다는 걸 고려한다면, 알토는 시대를 앞선 제품이었습니다.
Eğer bu butün ve düğmeleri uygun biçimde kullanırsanız göreceğiniz tek şey parlayan ışıklar oluyordu...L'Alto était bien en avance sur son temps.
Eğer bu butün ve düğmeleri uygun biçimde kullanırsanız göreceğiniz tek şey parlayan ışıklar oluyordu...ואם השתמשת בהם בסדר נכון יכלת לראות אורות מהבהבים ה"אלטו" הקדים את זמנו
Eğer bu butün ve düğmeleri uygun biçimde kullanırsanız göreceğiniz tek şey parlayan ışıklar oluyordu...点滅するランプにお目にかかれるもの アルトは時代の先駆者だった
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Als we de lichten aan moeten houden, is kernenergie de oplossing.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Dacă vom ţine luminile aprinse, energia nucleară e soluţia.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Ha szeretnénk hogy mindig égjenek a lámpák, az atomenergia a megoldás.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Hvis vi vil beholde lyset tændt, er atomkraft den løsning.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Jeśli chcemu mieć włączone światła, energia jądrowa jest takim rozwiązaniem.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Jestli chceme svítit i nadále, jádro je řešení.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Jika kita ingin lampu tetap menyala, nuklir adalah solusinya.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.만약 계속 전등을 켜두고 싶다면, 원자력이 해결책입니다.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Nếu chúng ta cần đèn sáng hạt nhân là giải pháp
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Om vi ska fortsätta att ha lamporna tända är kärnkraft den lösningen.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Se vogliamo tenerci la nostra illuminazione, allora il nucleare è la risposta.
Eğer ışıklarımız açık tutacaksak, nükleer bu çözümdür.Si nous voulons garder les lumières allumées, le nucléaire c'est la solution.