ışıklar ile cümle

ışıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çalan korna ve yanıp sönen ışıklar aslında polisin dikkatini çekmek ve şanslıysanız hırsızı kaçırmak için.注意をひくことで 運が良ければ 警官が来て泥棒を連行してくれるのです 捕食者に捕らわれた生物にとって
Çalışmak zorunda olduğu florasan ışıkları on farklı renkte olduğunu biliyoruz.Kate: Vím, že fluorescenční světla, která používal, byla dostupná v asi deseti různých barvách.
Çalışmak zorunda olduğu florasan ışıkları on farklı renkte olduğunu biliyoruz.- Wiem, że lampy fluoroscencyjne, których używał były dostępne w około dziesięciu różnych kolorach.
çeviri:konor Kanal haritada yer alıyor. İşaret ışıkları da öyle.Na mapě je kanál tady, stejně jako signalizační světla.
çeviri:konor Kanal haritada yer alıyor. İşaret ışıkları da öyle.チャネルは、チャート上ではここにあるのです。 ので、マーキングライトです。
Çin'deki deniz ışıklar hariç.중국의 불빛의 바다를 제외하고 말이죠.
Çin'deki deniz ışıklar hariç.Sempre me questionei por que é que eles tinham luz e nós não.
Çin'deki deniz ışıklar hariç.ממש מעבר לנהר, מול ביתי.
Çin'deki deniz ışıklar hariç.الذي أراه عبر النهر من منزلي
Çin'deki deniz ışıklar hariç.なぜ向こう側は明るいのに こちら側は暗いのか常に不思議でした
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.En China no entendieron bien el principio detrás de ello y aplicaron la misma regla a la luz verde.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.En Chine, ne comprenant pas vraiment le principe de tout ça, ils ont appliqué le même système aux feux verts.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.I Kina, uden egentlig at kunne forstå princippet bag dette, brugte de det samme princip på grønne trafiklys.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.În China, fără să înţeleagă principiul de la bază al ideii, cronometrul a fost aplicat şi semafoarelor verzi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.In Cina non hanno ben colto il principio che c'è dietro e lo hanno applicato ai semafori verdi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.In Cina, senza cogliere del tutto il principio di base, hanno applicato lo stesso principio ai semafori verdi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.중국에서는 이 원리를 제대로 이해하지 못해서 청신호에 카운트다운을 하도록 해놓았습니다.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.Na Kitajskem tega principa ne razumejo čisto v redu, zato so isto načelo vpeljali za zelene luči.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.V Číně, kde asi úplně nepochopili princip tohoto jevu, použili stejnou strategii na zelenou.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.V Číne, z nie veľmi pochopiteľného dôvodu, aplikovali rovnaký princíp na zelené dopravné svetlo.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.W Chinach, nie bardzo rozumiem dlaczego, wprowadzono to samo rozwiązanie dla świateł zielonych.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.В Китае не до конца поняли принцип и сделали то же самое для зелёного света.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.בסין, ללא הבנה ממשית של העיקרון שעומד מאחורי זה הם אימצו את העיקרון הזה לאור הירוק ברמזור
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.في الصين ، لم يفهموا بالفعل المغزى وراء ذلك فقد قامو بتطبيق نفس المفهوم على اشارة المرور الخضراء
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.同じ法則を青信号に適用しました (笑)
Çocuklar bu sesi sevmezler. Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Ai bambini non piace, per questo lasciano luci accese in tutta la casa.
Çocuklar bu sesi sevmezler. Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Anak-anak tidak menyukainya karena itu mereka membiarkan lampunya tetap menyala.
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.Ihre Kinder gehen durchs Haus und drehen ziemlich schnell die Lichter aus.
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.아이들에게 전기를 끄도록 합니다.
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.los niños van y apagan las luces de inmediato.
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.- snart går dine børn rundt og slukker lysene.
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.ילדיך יסתובבו ויכבה את האורות די מהר.
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.سوف ترى ان اطفالك يجرون حول المنزل لاغلاق الانوار لتقليل الاستهلاك
Cocuklariniz gider ve hizla isiklari sondururler.それを社会全体で考えたらどうなるでしょう?
Çok, çok mutluyum aranızda olmaktan, sizler gibi.. Işıklar gerçekten gözlerimi rahatsız ediyorEstou mesmo muito feliz por estar entre... — as luzes estão a ofuscar-me e refletem-se nos meus óculos —
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Das gesamte Licht hier strahlt in den Himmel.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.여기 보이는 이 불빛들은 다 하늘로 퍼지게 되니까요.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Lebo všetko to svetlo, ide k oblohe.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Mert mindez a fény felszáll az égbe.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Parce que toute cette lumière, là, va vers le ciel
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Pentru că toată această lumină de aici se ridică spre cer.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Perché tutta questa luce sale verso il cielo.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Ponieważ całe to światło idzie w niebo.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Porque toda esta luz de aquí sube hasta el cielo.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Protože toto všechno světlo uniká směrem k nebi.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Sillä kaikki valo tässä kulkeutuu taivaalle.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Vì tất cả ánh sáng ở đây chiếu lên trời.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Want al dit licht gaat de hemel in.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Επειδή όλο αυτό το φως αντανακλάται στον ουρανό.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Защото цялата тази светлина отива в небето.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Потому что весь этот свет идет в небо.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.Тому що все це світло спрямоване в небо.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.מפני שכל האור הזה עולה למעלה אל הרקיע.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.لأن كل الضوء هنا ينطلق إلى السماء.
Çünkü buradaki bütün ışıklar göküzüne gidiyor.空に逃げてしまっているからです 目的地であったはずの
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar. Bu aslında iki tane büyük manipülator taşıyor.E ancora da criticare sono questi due fari enormi. e questo ha anche due grosse maniglie.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.De asemenea de criticat, aceste lumini masive.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Également à soumettre plus tard à vos critiques, ces lampes énormes.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.I dodane później, na wniosek krytyków, potężne reflektory.
Diğer bir eleştiri noktası bu devasa ışıklar.Kemudian saya ingin mengkritik lampu-lampu besar ini.

İlgili Sayfalar