Ana içeriğe geç
Sözlük

ışıklı ile cümle

ışıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ayakkabılar ışıklı.These shoes have lights in them.
Tom loş ışıklı odada oturarak duvara bakıyordu.Tom sat in the dimly-lit room, staring at the wall.
Benzer şekilde, bir ışıklı disk rüzgârı da bir pozisyona bağlı hıza sahiptir.Similarly, an illuminated disc wind also has a position-dependent velocity.
Açık ve koyu ışıklı alanların kontrastı, nesnenin tanımını vermektedir.The contrast of dark and light areas gives definition to the object.
Ay yüzde 14 daha büyük ve yüzde 30 daha ışıklı görüldü.The Moon appears to be 14% bigger and 30% brighter than the year's other full moons.
Bu ışıklı bölüm, küre içinde farklı katlara dağılmış birkaç odayı barındırıyor.This light space hosts several rooms, distributed on different floors within the sphere.
Bir süre sonra da beyaz ışıklı oldu.Some time later, a white Christmas has arrived.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.They can go out in daylight, but they do not like strong sunlight.
Hatta karanlık devre reaksiyonuyla ışıklı devre reaksiyonu arka arkaya gerçekleşir. .It's actually occurring simultaneously with the light reactions.
Önce ışıklı devre reaksiyonlarına bakalım.But let's focus first on the light-dependent reactions.
Ve böylece karanlıkta ışıklı tomahawk benimle ilgili gelişen başladı söyleyerek.And so saying the lighted tomahawk began flourishing about me in the dark.
Modaya eğilimli iseniz, ipek ışıklı dövme yaptırabilirsiz.Or if you're fashion forward, some silk LED tattoos.
Yaptığımız şey ışıklı bir kutuda onu evrimleştirmek.What we do is we evolve it in a box with a light on.
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.But there are light buoys to mark the safe channel.
Öyle bir mabuttur ki geceyi dinlenmeniz için yaratmış, gündüzü de ışıklı halketmiştir.It is He who made the night for you to rest, and made the day enlightening.
Işıklılık: resmin ışıklılık oranlarını göster. The red channelLuminosity: display the image's luminosity values.
Yani ışıklı bir kızgın demiri sallarsanız, tüm rotası bir alev halkası gibi görünecektir.So in like manner if you wave a lighted brand its whole course will seem a ring of flame.
Cihazı kontrol etmek için cihazın ön tarafında, yuvarlak bir ışıklı düğme bulunur.The MX4 uses a single circular halo button on the front for navigation.
MX3'ün ön tarafında yönlendirme için yuvarlak bir ışıklı halka düğmesi bulunur.The MX3 uses a single circular halo button on the front for navigation.
1300 Jeanne d'Evreux Saatleri'nden yaprak, ışıklı el yazması, Fransız, y.1300 Leaf from the Hours of Jeanne d'Evreux, illuminated manuscript, French, c.
Meizu M9'daki 5 MP önden aydınlatmalı dijital kameranın az ışıklı ortamlardaki performansı kötüdür.The Meizu M9 uses a 5MP front-illuminated digital camera sensor which has poor low-light capability.
1950'lerde, bira fabrikasının üzerine belirgin 'XXXX' ışıklı bir tabela dikildi.In the 1950s the prominent 'XXXX' illuminated sign was erected on the brewery.
Ayrıca cihazda, az ışıklı ortamlarda okuma yapmak için mavi ışık filtresi bulunur.[1]The phone also features a blue light filter for low light (night) reading.[9]
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Él tiene una predilección por los arándanos, pero no le gusta la luz del sol .
Bir süre sonra da beyaz ışıklı oldu.Alcune settimane dopo viene catturato un elefante bianco.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.فقد ثبت أن الضوضاء والضوء ودرجات الحرارة غير المريحة تؤدي إلى عدم انتظام النوم.
1. Işık ışıklı cisimlerden her yöne dairesel olarak uzanır.Um feixe de luz gera fotocorrentes em todos os segmentos iluminados.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Het werk is geliefd bij klarinettisten.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.1868 – W Londynie uruchomiono pierwszą na świecie uliczną sygnalizację świetlną.
İçine neon lamba koyarak ışıklı bir kasa elde ederiz.W kasetonach w żelbetowym stropie ukryto oświetlenie.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.I december 1868 började de första försöken med trafiksignaler i London.
Ayrıca ışıklı, lazerli olanlar da vardır.Є також опис чарівних, але підступних лисів.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.Příliš vysoká či příliš nízká teplota může spánek narušovat.
2009'daki gösteriler Gaga'nın ışıklı bir labirentin arkasında belirmesiyle başladı.A 2009-es koncerteken Gaga egy hálószerű lézerfény mögött kezdte előadását.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Nagyon szeretik a ragyogókat, a különféle fényes díszeket.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.1868 - Verdens første trafiklys opsat ved parlamentet i London tages i brug.
2009'daki gösteriler Gaga'nın ışıklı bir labirentin arkasında belirmesiyle başladı.Konser pada tahun 2009 dimulai dengan Gaga muncul dari belakang maze elektrik yang bercahaya.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları, Londra'da kullanılmaya başlandı.1868 - Lampu lalu lintas pertama kali dipasang di London, Inggris.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Ông thích môn khí tượng học mới.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.Tiếng ồn, ánh sáng và nhiệt độ không phù hợp được chứng minh làm gián đoạn sự liên tục của giấc ngủ.
Bir süre sonra da beyaz ışıklı oldu.以降に白雲と号した。
İçine neon lamba koyarak ışıklı bir kasa elde ederiz.お内仏の中が暗ければ、金灯籠をつける。
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.雑音や不快な室温は睡眠を妨害しうる。
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.植木等のスーダラ節を好む。
Çok ışıklı bir UFO söz konusuydu.UFO関連で語られる事件のひとつである。
Benzer şekilde, bir ışıklı disk rüzgârı da bir pozisyona bağlı hıza sahiptir.마찬가지로, 빛이 비추어지는 원반풍 또한 위치에 의존하는 속도를 가지고 있다.
Ay yüzde 14 daha büyük ve yüzde 30 daha ışıklı görüldü.미니문 (Mini Moon) 일 때보다 약 14% 정도 더 크고, 약 30% 정도 더 밝다.
Dış yüzeyini görebilmek yalnızca şapelin çevresindeki pencereler ve ışıklıklar ile mümkündür.밝은 반사 지붕은 주변 건물의 높은 창으로 빛과 열을 반사할 수 있다.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.다른 펠리칸들과 함께 돛 위를 어슬렁거리는 것을 좋아한다.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Растенията обичат полусенчестите места, не е желателно да бъдат огрявани пряко от слънцето.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Obľubujú porasty ďatelín a lucerny.
Orta sahında bir ışıklık yer alır.Ústredný výjav sa odohráva na nebeskej sfére.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Ne moti je namočena zemlja, vendar pa potrebuje direktno sončno svetlobo.
Menekşeler ışıklı ortamları severler, fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları gerekir.Mėgsta šviesą, bet reikia vengti tiesioginių saulės spindulių.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Šviesamėgis medis mėgsta gana įvairius dirvožemio tipus.
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.Aber es gibt Positionslichter, um den sicheren Kanal zu markieren.
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.Ale tam jsou přece bóje, které značí místa s bezpečnou hloubkou.
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.Dar există geamanduri luminoase pentru a marca canalul în condiţii de siguranţă.
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.Để bạn có được những người nghèo ma quỷ?
Ama güvenli geçişi gösteren ışıklı şamandıralar var.De vannak könnyű bóják megjelölni a biztonságos csatorna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod