ışığa ile cümle

ışığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Han var ikke lyset, men han skulde vidne om lyset.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Ia sendiri bukan terang itu, ia hanya mewartakannya
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Icke var han ljuset, men han skulle vittna om ljuset.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Il n`était pas la lumière, mais il parut pour rendre témoignage à la lumière.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Johannes was zelf niet het licht maar iemand die over het licht vertelde.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.그는 이 빛이 아니요 이 빛에 대하여 증거하러 온 자라
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.m õ vala a világosság, hanem [jött,] hogy bizonyságot tegyen a világosságról.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Nebol on tým svetlom, ale prišiel nato, aby svedčil o tom svetle.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Nebyl on to Světlo, ale poslán byl, aby svědectví vydával o tom Světle.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Nie byłci on tą światłością, ale przyszedł, aby świadczył o tej światłości.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.No era él la luz, sino que vino para dar testimonio de la luz
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Nu era el Lumina, ci el a venit ca să mărturisească despre Lumină.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.On ni bil Luč, ali prišel je, da priča za Luč.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Δεν ητο εκεινος το φως, αλλα δια να μαρτυρηση περι του φωτος.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Истинската светлина, която осветлява всеки човек, идеше на света.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Не був він сьвітло, а щоб сьвідкувати про сьвітло.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.Он не был свет, но был послан , чтобы свидетельствовать о Свете.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.הוא לא היה האור כי אם להעיד על האור׃
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.لم يكن هو النور بل ليشهد للنور.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.他 不 是 那 光 、 乃 是 要 為 光 作 見 證
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.他 不 是 那光 、 乃是 要 為光 作 見證
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Căci oricine face răul, urăşte lumina, şi nu vine la lumină, ca să nu i se vădească faptele.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Chiunque infatti fa il male, odia la luce e non viene alla luce perché non siano svelate le sue opere
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.For hver den som gjør ondt, hater lyset og kommer ikke til lyset, forat hans gjerninger ikke skal bli refset;
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Každý zajisté, kdož zle činí, nenávidí světla, a nejde k světlu, aby nebyli trestáni skutkové jeho.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.악을 행하는 자마다 빛을 미워하여 빛으로 오지 아니하나니 이는 그 행위가 드러날까 함이요
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Lebo každý, kto robí zlé, nenávidí svetlo a nejde k svetlu, aby neboly trestané jeho skutky.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Sillä jokainen, joka pahaa tekee, vihaa valkeutta eikä tule valkeuteen, ettei hänen tekojansa nuhdeltaisi.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Thi hver den, som øver ondt, hader Lyset og kommer ikke til Lyset, for at hans Gerninger ikke skulle revses.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Vsak namreč, kdor dela hudobno, sovraži luč in ne hodi k luči, da se ne karajo dela njegova;
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Wer arges tut, der haßt das Licht und kommt nicht an das Licht, auf daß seine Werke nicht gestraft werden.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Επειδη πας, οστις πραττει φαυλα, μισει το φως και δεν ερχεται εις το φως, δια να μη ελεγχθωσι τα εργα αυτου
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.ибо всякий, делающий злое, ненавидит свет и не идет к свету, чтобы не обличились дела его,потому что они злы,
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Кожен бо, хто чинить лихе, ненавидить сьвітло, й не йде до сьвітла щоб не зганено вчинків його.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.но който постъпва според истината отива към светлината, за да се явят делата му, понеже са извършени по Бога.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.כי כל פעל עולה ישנא את האור ולא יבא לאור פן יוכחו מעשיו׃
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.لان كل من يعمل السيّآت يبغض النور ولا يأتي الى النور لئلا توبخ اعماله.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.凡 作 惡 的 便 恨 光 、 並 不 來 就 光 、 恐 怕 他 的 行 為 受 責 備
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.凡 作惡 的 便 恨 光 、 並不來 就 光 、 恐怕 他 的 行為受 責備
Kurtar bizi Değişim -- gözlerini ışığa aç İnkâr ettim, hem de ne kadar uzun bir sürelibéranos cambia, abre tus ojos a la luz y he estado negándolo todo hace tiempo hace tanto tiempo, di adiós
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Aceste organisme care s-au aliat cu ciupercile au fost răsplătite, deoarece ciupercile nu au nevoie de lumină.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.A gombákhoz kapcsolódó élőlények jutalmat nyertek, mert a gombáknak nem kellett fény.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.De organismen, die met schimmels samenwerkten werden beloond, omdat schimmels geen licht nodig hebben.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.De organismer som parade ihop sig med svampar, belönades eftersom svamp inte behöver ljus.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.De organismer som teamede op med svampe blev belønnet, for svampe behøver ikke lys.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Die Organismen, die sich mit Fungi verbünden konnten, wurden belohnt, weil Fungi keine Licht brauchen.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.균류와 공생하는 생물은 유리한 입장이었는데, 균류에는 빛이 필요하지 않았기 때문입니다.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Los organismos asociados a los hongos fueron recompensados, porque los hongos no necesitan luz.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Makhluk hidup yang bersanding dengan jamur mendapat untung, sebab jamur tidak butuh cahaya.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Những sinh vật gắn bó với nấm được đền đáp xứng đáng, bởi nấm không cần ánh sáng.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Organismy, které se spojily s houbami byly odměněny, protože houby nepotřebují světlo.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Organizmy łączące się w pary z grzybami skorzystały bo grzyby nie potrzebują światła.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Organizmy využívajúce huby mali výhodu, lebo huby nepotrebujú svetlo.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Quegli organismi che facevano coppia coi funghi furono premiati, perché ai funghi la luce non serve.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Sienten kumppaneina olleet organismit palkittiin, koska sienet eivät tarvitse valoa.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Όσοι οργανισμοί συνδυάστηκαν με τους μύκητες επιβραβεύτηκαν, καθώς οι μύκητες δεν χρειάζονται φως.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Организмите, които партнирали с гъбите, били възнаграждавани, защото на гъбите не им е нужна светлина.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.Те организмы, которые объединились с грибами, были вознаграждены, поскольку грибы не нуждаются в свете.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.האורגניזמים שהתחברו עם הפטריות זכו, מכיוון שהפטריות אינן זקוקות לאור.
Mantarla işbirliği yapan canlılar şanslıydılar, çünkü mantarlar ışığa ihtiyaç duymazlar.تلك الكائنات التي قد اقترنت بالفطريات لاقت مكافأة لأن الفطريات لا تحتاج إلى الضوء

İlgili Sayfalar