üzere ile cümle

üzere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Çıkmak üzere olduğumuz sırada deprem başladı.When he was just about to leave, an earthquake started.
Sana refakat etmek üzere gönderildim.I've been sent to escort you.
Nöbeti senden devralmak üzere gönderildim.I've been sent to relieve you.
Söylemek üzere olduğum şeyi duymak istemediğini biliyorum.I know you don't want to hear what I'm about to say.
Tom ve Mary evlenmek üzereler.Tom and Mary are about to get married.
John geldiğinde Tom ve Mary ayrılmak üzereydiler.Tom and Mary were about to leave when John arrived.
Uçak Paris'e doğru uçmak üzere.The plane is about to fly to Paris.
Tam da dışarı çıkmak üzereydi.She was just about to go out.
Telefon çaldığında Tom tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when the phone rang.
Tom bir şey söylemek üzereydi ama kendini durdurdu.Tom was about to say something, but he stopped himself.
Ben aynı şeyi önermek üzereydim.I was about to suggest the same thing.
Aynı şeyi söylemek üzereydim.I was about to say the same thing.
Sensiz gitmek üzereydim.I was about to leave without you.
Tom'u akşam yemeğine götürmek üzereyim.I'm about to take Tom to dinner.
Bir toplantı yapmak üzereyiz.We're about to have a meeting.
Ben sadece seni aramak üzereydim.I was just about to call you.
Misafirlerimiz gelmek üzere.We're about to have guests.
Biz akşam yemeği yemek üzereyiz.We're about to have dinner.
Oyun başlamak üzere.The game is about to begin.
Maç başlamak üzere.The game is about to begin.
Tom'u eve götürmek üzereyim.I'm about to take Tom home.
Burada işim bitmek üzere.I'm almost finished here.
Ben bitirmek üzereyim.I'm just about finished.
Tom'u aramak üzereydim.I was going to call Tom.
Yola çıkmak üzereydim.I was about to head out.
Başlamak üzereler.They're about to start.
Tom konuşmak üzere.Tom is about to speak.
Tom başlamak üzere.Tom is about to begin.
Başlamak üzereyiz.We're about to start.
Ayrılmak üzereydim.I was about to leave.
Gitmek üzereler.They're about to go.
Onlar gitmek üzereler.They're about to go.
İşim bitmek üzere.I'm just about done.
Gitmek üzereydim.I was about to go.
Tom her an göz yaşlarına boğulmak üzereymiş gibi görünüyordu.Tom seemed like he was about to burst into tears any minute.
Tom ağlamak ağlamak üzereydi.Tom was about to burst into tears.
Tom gözyaşlarına boğulmak üzereydi.Tom was about to burst out crying.
Tom telefonu çaldığında Mary'ye bir şey söylemek üzereydi.Tom was about to say something to Mary when his phone rang.
Tom şikayet etmek üzereydi ama aleyhte karar verdi.Tom was about to complain, but decided against it.
Ben aynı soruyu sana sormak üzereydim.I was about to ask you the same question.
Tom ve Mary ayrılmak üzereler.Tom and Mary are about to leave.
Tom yerini almak üzere.Tom is almost in position.
Doktor gelmek üzere.The doctor's on his way.
Tom uyumak üzereydi.Tom was already asleep.
Zamanın dolmak üzere.Your time's almost up.
Bunlar senin sorunların olmak üzere.Those are about to become your problems.
Liisa ağlamak üzereydi.Liisa was on the verge of tears.
Akşam yemeği hazır olmak üzere.Dinner is about ready.
O geldiğinde ben gitmek üzereydim.I was about to go when he came.
Tren hareket etmek üzere.The train is about to leave.
Gerçekten açım, bu yüzden yemek yermek üzereyim.I'm really hungry, so I'm about to eat.
Daha iyi olmak üzere.It's about to get better.
Her şey değişmek üzere.Everything's about to change.
Banyo yapmak üzereydim.I was just about to take a bath.
Bunu yapmak üzere misin?Are you about to do it?
Ücretler yükselmek üzere.Fees are about to go up.
Tom şarkı söylemek üzere mi?Is Tom about to sing?
Toplantı başlamak üzere.The meeting's about to start.
Ortalık vahşileşmek üzere.Things are about to get wild.
Ben kontrolü kaybetmek üzereyim ve sanırım bunu seviyorum!I'm about to lose control and I think I like it!
İlgili Sayfalar