üzünç ile cümle
üzünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hissizlik veya karıncalanma elektrik kaynaklı yanıklardan sonra uzunca bir süre devam edebilir.قد يستمر الشعور بالخدر أو الوخز لفترة طويلة من الزمن بعد الأذية الكهربائية .
Uzunca bir süre zarar etti.واستخلفه بفاس مدة.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.ولاه المأمون امرة الرقة مدة.
Fakat bu konuda uzunca bir süre çalışma yapılmadı.أنا لم أفكر في ذلك لفترة طويلة.
Yerelnet Uzunçam KöyüAldeia Velha ou Quartéis
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Estas mesas estão divididas por um largo corredor central.
Max, B.B'yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır.Max persegue B.B. através da garagem, eventualmente matando-o.
Darbe sonrasında tutuklandı ve uzunca bir süre Mamak Cezaevi'nde yattı.Plagiado, foi arruinado financeiramente e passou muito tempo na prisão.
Uzunca bir dönem savaşın en büyük sırlarından biri olmuştur.Esse certamente foi um dos momentos mais brilhantes da noite.
278 ^ Uzunçarşılı, s.C. e vai até 870 a.
77 ^ Uzunçarşılı, s.67 e seg..
205 ^ a b c Uzunçarşılı, s.500 a.C. e estender seu final até c.
Türkiye'nin ilk LP'si (uzunçaları) Zeki Müren'in 1968 yılında çıkardığı Kimi Dertten İçermiş'tir.Esta é a faixa de abertura do LP O Inimitável, de 1968.
Uzunca bir süre Sihirli Annem adlı dizide Eda karakterini canlandırdı.Ele se vinga prendendo a mãe num trono mágico que construiu.
1986 yılında ilk Uzunçalar (LP) eserini çıkardı.Realiza a sua primeira longa-metragem em 1986.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Daar zouden ze niet lang veilig zijn.
Meyveler yuvarlak ya da uzunca ters yumurta biçimindedir.De eitjes kunnen zowel rond als langwerpig van vorm zijn.
Uzunca bir dönem savaşın en büyük sırlarından biri olmuştur.Dit was één van de grootste geheimen van de oorlog.
Uzunca Ali, anası Meryemce'yle birlikte ovaya nasıl ineceğini düşünür durur.Ze zijn helemaal gelukkig samen, totdat zijn moeder Maria terugkomt naar Meerdijk.
77 ^ Uzunçarşılı, s.73 Grote Mis in a, op.
35-41 ^ Uzunçarşılı, s.325-341, hier blz.
Solo albümlerinden sonra müziğe uzunca bir süre ara verdi.Op zijn eigen albums speelde hij vanaf die tijd alleen maar easy-listeningmuziek.
Açık mavi bacak ve ayak parmakları uzuncadır.Niebiesko-szare nogi z długimi palcami.
279 ^ Uzunçarşılılı, s.279 a, obecnie sygn.
Uzunca bir süre nerede ve nasıl üretildiği büyük bir sır olarak saklandı.Wytwarzany był w sposób, który przez długi czas stanowił tajemnicę.
Uzunca bir süre asteroit kümesinin içinde İmparatorluk Filosu'nun uzaklaşmasını beklerler.Wiadomo jednak, że do cesarstwa nadciąga obca flota.
Apsisin her iki yanında uzunca odalar vardı.Po jego obu stronach znajdowały się pomieszczenia mieszkalne.
İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Prof.Dr.Isakhanli obronił pracę doktorską pt.
Dolayısı ile FreeHand MX, kullanıcılarına uzunca bir süre daha hizmet etmeye devam edecek gibi görünmektedir.FluxBB 2.0 ma posiadać funkcje, o które prosili użytkownicy od pewnego czasu.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Efter en lång tids sjukdom och invaliditet avled hans hustru 1955.
Oyun için gereken tek araç uzunca ve ağır bir iptir.En power forward ska vara en lång och kraftfull spelare.
Bakü – Ceyhan hattı ise uzunca bir süre adeta unutulur.För glömda synders skull (Long Time Coming).
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Allt hålls samman av en låg korridor.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Схоже, вони застрягли тут надовго.
Babası ile birlikte uzunca konuşmuş.Довго працював разом із батьком.
24 ^ Uzunçarşılı, İ.Hakkı.24 / Відп. ред. Є.
279 ^ Uzunçarşılılı, s.У 279 до н. е.
Bunun için iç kale kuşatmaya karşı uzunca bir müddet dayanabilirdi.Таким чином можна було довгий час тримати ворота суперника в облозі.
O'nun gücünü detaylıca açıklayan birkaç uzunca kitap serimiz var.Видав багато книжок, в яких докладно описуються всі його подвиги.
Ancak uzunca bir süre DSP'nin kurultay tarihi ile ilgili net bir açıklama yapılmadı.У Німеччині немає чітко встановленої дати для проведення CSD.
Yepyeni şarkılarını üç uzunçalara sığdırdı, eski şarkılarını da yeniden kaydetti.Альбом містив три нові пісні та перезаписи старих пісень.
Yan yana tutarak: İki ip yan yana uzunca tutulur.Leží na ni dva rybníky (Přestavlcký a Krčmaňský).
Uzunçarşili onu değerlendirmesinde şunlari belirtmiștir.Není divu, že si jej jeho současníci vážili.
Daha sonra uzunca bir süre terk edilmiş bir vaziyette kalmıştır.Pak upadla na dlouhou dobu v zapomenutí.
Uzunçalar plakların bir yüzüne ortalama 23 dakikalık şarkı kaydedilebilir.Jednalo se o monofonní záznam nahrávky vážné hudby v délce 23 minut.
Ersoy tarafından ritimli şarkıda uzunçalar ve klarnet eşliğinde seslendirilmiştir.Známé jsou písně Despo a Pame sta klarina.
62 ^ Uzunçarşılı, s.62 Rychlík, str.
Uzunca bir süre sonra Prenses'in şehir dışındaki yıkık dökük malikânesine gelirler.Krátce na to si ve městě všimnou princezny Innany.
Hissizlik veya karıncalanma elektrik kaynaklı yanıklardan sonra uzunca bir süre devam edebilir.Amorțeala sau senzația de înțepătură pot persista timp îndelungat după leziunile produse de electricitate.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Se păstrează bine timp îndelungat.
Uzunca süren muharebenin ardından Romalılar Kartacalıları yener.După o lupta lungă, romanii au ucis foarte mulți cartaginezi.
278 ^ Uzunçarşılı, s.Semnul simultan 278.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.După o boală prelungită, a murit în 555, fără moștenitori.
424 ^ Uzunçarşılı, s.Radu Vodă nr. 24A, sector 4.
Uzunca bir süredir Kötü Kedi Şerafettin'in uzun metrajlı animasyon filmi için çalışmıktadır.Berea Solca a reprezentat pentru o perioadă foarte îndelungată cartea de vizită a așezării.
Ölümünün ardından uzunca bir süre unutulmuştur.Halála után egy ideig feledésbe merült.
Uzunca bir süre önce kardeşlerinden ayrıldığı için artık ebediler içinde sayılmaz.A testvérek hosszabb távollét után most végre hazatértek.
O'nun gücünü detaylıca açıklayan birkaç uzunca kitap serimiz var.Sok hosszú leírás taglalja az Ő erejét.
Uzunca bir kuyruk ve sarı boğaz yaması var.Egy vakondszerű idegen és egy sárga bajusza van.
Prof. İsmail Hakkı UzunçarşılıA muzulmánok Ishaakot prófétájukként tisztelik.