üzünç ile cümle

üzünç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uzunçarşılı onu "orta derecede ilmi kudretli" olarak nitelendirir.Bekannte bezeichneten ihn als „überdurchschnittlich talentiert“.
Reform döneminden sonra koruyucu azizler uzunca bir süre paraların üzerinde görülmezler.Seit der Reformationszeit sind die Pfarrer lückenlos nachgewiesen.
Bu festival uzunçayır yaylasında yapılır.Das Festival wird in voller Länge live im Hörfunk übertragen.
Ölümünün ardından uzunca bir süre unutulmuştur.Nach dessen Tod blieb er lange Zeit verwaist.
35-41 ^ Uzunçarşılı, s.50–59, hier Sp.
Ancak uzunca bir süre DSP'nin kurultay tarihi ile ilgili net bir açıklama yapılmadı.Dennoch existierte lange Zeit kein offizieller Großbuchstabe zum ß.
Eliptik uzunca yumurta biçimindedir.Die Eier sind länglich elliptisch.
Uzunca bir süre zarar etti.Lange Zeit verwahrloste sie.
Bu eşcinsel ilişkiyi hiç yadırgamadı, zira durumunu uzunca bir süredir kabullenmişti.Obwohl er sich mit diesem nie gleichstellte, ist er ihm doch aufs innigste geistesverwand gewesen.
Veya uzunca bir zaman sağır ve dilsiz dolaşır.Er ist lang und kurz bedornt oder ohne Dornen und lang verzweigt.
Apsisin her iki yanında uzunca odalar vardı.Auf beiden Längsseiten lagen große Vorhöfe.
Protestan Papaz olan babasına aldığı kararı bildirmek için uzunca bir mektup göndermiştir.Mal wieder schreiben sie einen Beschwerdebrief an den Bischof.
Ayaklı Kemane silindirik biçiminde bir gövde ile uzunca bir saptan oluşmaktadır.Die weibliche Stirn ist mit einem Fleck aus gelblichen Haaren bedeckt.
Uzunca bir süredir Kamelot grubunun klavyecisi Oliver Palotai ile birliktedir.Simons ist außerdem in einer langjährigen Beziehung mit dem Kamelot-Keyboarder Oliver Palotai.
Uzunca bir süre önce kardeşlerinden ayrıldığı için artık ebediler içinde sayılmaz.Wegen ihres Alters wurden die Brüder jedoch bald wieder entlassen.
417 ^ Uzunçarşılı, s.413 S. Meelis.
Adı geçen kitabeler, ilk olarak İsmail Hakkı Uzunçarşılı tarafından yayımlanmıştır.Ismaël (en) (parfois Ishmael) : unique narrateur du livre, qui commence et finit avec lui.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Ils vont y résider pendant une longue période.
Fakat bu konuda uzunca bir süre çalışma yapılmadı.Il est bien inutile de discuter longtemps là-dessus.
4 ila 14. konular, bu kinayeleri uzunca ve detaylıca anlatır.Aux n°12 et 14, détails de porte intéressants.
Filmin sonunda bununla ilgili uzunca bir kâbus da görür.Il continue à faire des cauchemars, à propos de la Chose.
Tarihi binada Uzunca bir süre gıdacılar bulunmuştu.Un exemplaire opérationnel fut longtemps présent au Palais de la découverte.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.Howard s'enfuit mais est abattu par un tireur mystérieux.
271 Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (2003).Ordre de l'Indépendance - 1er degré (Jordanie) en 2003.
Yepyeni şarkılarını üç uzunçalara sığdırdı, eski şarkılarını da yeniden kaydetti.Tryo y reprend ses anciennes chansons.
Ne'ilah adı verilen son dua vakti, şofarın uzunca bir süre üflenmesi ile sona erer.Llegará la hora, llegará la hora en la que sobre las tumbas te lamentarás."
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Va a estar ahí por mucho tiempo.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Tras una larga enfermedad y postración, murió en 555 sin haber tenido descendencia.
Uzay çubuğuna uzunca bir basmak kablosuz ağ menüsünü getirir.Una pulsación larga sobre la barra espaciadora abre el menú de red inalámbrica.
62 ^ Uzunçarşılı, s.62 Ibídem, n.
Meyveler yuvarlak ya da uzunca ters yumurta biçimindedir.Las hojas tienen forma de huevo o a veces un poco redondeadas.
279 ^ Uzunçarşılılı, s.En el 279 a.
45likleri, ölümünden sonra uzunçalarlarda toplanarak piyasaya sürüldü.Tenía 56 años.​ Sus restos fueron incinerados.
Ancak buradan doktora diplomasını uzunca bir süre alamadı.En segundo lugar, pensó que la marca- ción lleva demasiado tiempo del profesor.
Ölümünün ardından uzunca bir süre unutulmuştur.Después de su muerte, fue olvidado poco a poco.
62 ^ Uzunçarşılı, s.Vejo, 62 ab.
Babası ile birlikte uzunca konuşmuş.Ebbe un rapporto molto forte con suo padre.
Filmin sonunda bununla ilgili uzunca bir kâbus da görür.Fa anche un incubo su ciò che è accaduto.
Orfe büyük bir yasa kapılır ve bu yasını çok uzunca bir matem ağıtı söylemekle gösterir.Possiede una grande gobba costringendolo a camminare molto curvato.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.Quando finalmente si risolve a togliere l'armatura, viene ucciso da un misterioso killer.
Uzunca bir mücadele sonrası Brood, Starkiller'a onu öldürmemesi için yalvarır.Arrigo supplica Monforte di non ucciderli.
Uzunca süren bir kuşatmadan sonra Edesssa kalesi Bizanslılar eline geçti.Dopo un lunghissimo assedio gli assediati cedettero.
Uzunca bir şişe bumbarlar geçirilerek başlanır.Comincia la lunga avanzata delle autoblindo.
412 ^ a b Uzunçarşılı, s.4x12 Un uomo ferito, Ep.
Rüşvet uzunca bir zaman evvel Rus kültürünün bir parçası hâline gelmiştir.Взятка давно стала частью российской культуры.
Burada uzunca bir süre güvende olurlar.Некоторое время они оставались в безопасности.
Filmin sonunda bununla ilgili uzunca bir kâbus da görür.В конце фильма у неё появляются небольшие пятнышки.
62 ^ Uzunçarşılı, s.62 с..
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Все ложи были связаны между собой коридором.
Prof. İsmail Hakkı UzunçarşılıОсада Измаила затянулась.
Apsisin her iki yanında uzunca odalar vardı.По обеим сторонам располагались ряды комнат.
1976 yılında ilk uzunçalar çalışması olan İlhan İrem 1973-1976 yayınlandı.Очередная стандартная серия королевства появилась в обращении в 1976—1979 годах.
35-41 ^ Uzunçarşılı, s.Позвонков 35—41.
Odalardan birinde uzunca bir sanduka vardır; diğer oda boştur.Занята 1 квартира, остальные пустуют.
Olduğu yerde rahat etsin düşüncesi ile sırt üstü uzunca yatırılır.Она его преданно ждет, мысленно подолгу с ним беседуя.
Hyde ailesinin uzunca bir süre boyunca Chesire Norbury bölgesinde olduğu bilinir.Неизвестно, как долго хорезмшах находился на острове.
Daha sonra uzunca bir süre Halep’ te hekimlik-eczacılık yaptı.Спустя некоторое время Лиам стал регулярно принимать наркотики.
Uzunca bir kuyruk ve sarı boğaz yaması var.Имеет более длинный хвост и жёлтое горловое пятно.
Uzunca bir süre dsti İletişim Grubu'nda çalıştı.Некоторое время работал в аппарате ЦК КПСС.
Bu yüzden ilk göçmenler Şeyh Osman'da uzunca süre kaldılar.ولذلك ظلت أول دفعة من المهاجرين وقتا طويلا نسبيا في الشيخ عثمان.

İlgili Sayfalar