üzümü ile cümle
üzümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,(80:13) Pourquoi as-tu rompu ses clôtures, En sorte que tous les passants la dépouillent?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Det strakte ut sine grener til havet og sine skudd bort imot elven.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,det utbredde sina revor ända till havet och sina telningar intill floden.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Ha esteso i suoi tralci fino al mare e arrivavano al fiume i suoi germogli
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Het volk zwermde uit naar alle kanten, tot aan de Eufraat toe.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Hvorfor har du nedbrudt dens Hegn, så alle vejfarende plukker deraf?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,주께서 어찌하여 그 담을 헐으사 길에 지나는 모든 자로 따게 하셨나이까
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Pentruce i-ai rupt gardul acum, de -o jăfuiesc toţi trecătorii?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,¿Por qué has roto sus cercas de modo que la vendimien todos los que pasan por el camino
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Por que lhe derrubaste as cercas, de modo que a vindimam todos os que passam pelo caminho?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Rozpuściła latorośle swe aż do morza, i aż do rzeki gałązki swe.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Sarjait a tengerig ereszté, és hajtásait a folyamig.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Se levitti köynnöksensä mereen asti ja vesansa Eufrat-virtaan saakka.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vì cớ sao Chúa phá hàng rào nó, Ðể cho các kẻ đi qua lảy lặt nó?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vì cớ_sao Chúa phá hàng_rào nó , Ðể cho các kẻ đi qua lảy lặt nó ?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vyhnal svoje letorasty až k moru a svoje výhonky až k veľkej rieke.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vypustil ratolesti své až k moři, a až do řeky rozvody své.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Warum hast du denn seinen Zaun zerbrochen, daß ihn zerreißt, alles, was vorübergeht?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Ya Allah, mengapa Kaurobohkan pagarnya, sehingga setiap orang yang lewat dapat memetik buahnya
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Zakaj si podrl ograje njene, da jo obirajo vsi mimohodeči?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Δια τι εκρημνισας τους φραγμους αυτης, και τρυγωσιν αυτην παντες οι διαβαινοντες την οδον;
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Защо си съборил плетищата й, Та я берат всички, които минават през пътя?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,למה פרצת גדריה וארוה כל עברי דרך׃
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,فلماذا هدمت جدرانها فيقطفها كل عابري الطريق.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,你 為 何 拆 毀 這 樹 的 籬 笆 、 任 憑 一 切 過 路 的 人 摘 取
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,你 為何 拆毀這樹 的 籬笆 、 任 憑 一切 過 路 的 人 摘取
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.El a zburat pe Bush cel mai apropiat coacăz şi înclinat capul şi a cântat un cântec mic dreptul la el.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Er flog auf den nächsten Johannisbeere und neigte seinen Kopf und sang ein kleines Lied Recht auf ihn.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Han flög till närmaste vinbärsbusken och lutar huvudet och sjöng en liten sång rätt på honom.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Han fløj videre til den nærmeste solbær Bush og vippes hovedet og sang en lille sang lige på ham.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Hän lensi lähimpään herukka Bush ja kallisti päätään ja lauloi hieman laulun oikea häntä.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Hij vloog naar de dichtstbijzijnde aalbes struik en hield zijn hoofd en zong een liedje rechts bij hem.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Il a volé sur la brousse proche de groseille et pencha la tête et a chanté une petite chanson droit sur lui.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.그는 가장 가까운 건포도 숲에 갔다가 그의 머리를 기울여서 약간 노래를 노래 그를 좋아.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Ông đã bay đến các bụi cây nho gần nhất và nghiêng đầu và hát một bài hát ít phù hợp với anh.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.On je letel na najbližji grm ribeza in nagnjeno glavo in zapel nekaj pesmi desno ob njem.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.On letel na najbližší ríbezlí Bush a naklonil hlavu a zaspieval pesničku priamo na neho.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.On letěl na nejbližší rybízu Bush a naklonil hlavu a zazpíval písničku přímo na něj.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Poleciał do najbliższego krzewów porzeczek i przechylił głowę i zaśpiewała piosenkę w niego.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Úgy repült a legközelebbi ribizli bokrok és döntött a fejét, és énekelt egy kicsit dalt jobb rá.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Viajó a la selva más cercana grosella y ladeó la cabeza y cantó una canción derecho a él.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Volò al più vicino cespuglio di ribes e inclinò la testa e cantava una canzoncina a destra di lui.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Він полетів на найближчий кущ смородини і нахилив голову і співала пісеньку Право на нього.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Он полетел на ближайший куст смородины и наклонил голову и пела песенку Право на него.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Той отлетя към най-близкия храст френско грозде и накланя главата си, и изпя една малка песен право в него.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.הוא טס על שיח דומדמניות הקרוב הטה את ראשו ושר שיר קטן ישר אליו.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.طار إلى الأدغال أقرب زبيب ويميل رأسه ، وغنى أغنية قليلا الحق في وجهه.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.彼に右。 "股関節がいる"tha'llがdoinので私を得ると考えている"、"ベンは彼の顔をしわ、言った
Sağdaki de üzümü alan.A jobboldali szőlőt kap.
Sağdaki de üzümü alan.Cea din dreapta e cea care primește struguri.
Sağdaki de üzümü alan.Celui sur la droite est celui qui reçoit du raisin.
Sağdaki de üzümü alan.Con khỉ bên phải là con nhận được nho.
Sağdaki de üzümü alan.Den til højre er aben der får vindruer.
Sağdaki de üzümü alan.Den till höger är den som får vindruvor.
Sağdaki de üzümü alan.Der Affe rechts bekommt die Trauben.
Sağdaki de üzümü alan.De rechteraap is degene die de druiven krijgt.
Sağdaki de üzümü alan.El de la derecha es el que obtiene uvas.
Sağdaki de üzümü alan.오른쪽에 있는 원숭이는 포도를 받죠.
Sağdaki de üzümü alan.Małpka z prawej dostaje winogrona.
Sağdaki de üzümü alan.Oikeanpuoleinen saa rypäleitä.