üzümü ile cümle

üzümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Evreii din Israel mănâncă mere unse cu miere, pentru ca noul an să fie foarte dulce.
Senin bir üzümün var.Ai un strugure.
Senin bir üzümün var.Aveți un strugure.
Adada yetişen bu kuş üzümü tamamen buraya özgü, küçük ve tatlı çekirdekli bir meyvedir.Őshonos a szigeten a Zante szőlő, ami egy kis, édes, mag nélküli szőlőfajta.
Kurt üzümü (İngilzce wolfberry) adıyla da anılır.Angol wolfberry nevének magyar fordítása révén nevezik farkasbogyónak is.
Kurt üzümü (İngilzce wolfberry) adıyla da anılır.Marvelin sarjakuvahahmo Susi tunnettiin myös englanniksi nimellä Wolfsbane.
Üzümü çok sever.Επίσης, της αρέσει πολύ η σούπα.
Senin bir üzümün var.Έχεις ένα σταφύλι.
Alkol, üzümün damıtılmasıyla, bir buçuk yıl kadar varillerde yaşlanır, bundan sonra şeker şurubu eklenir.I henhold til AOC skal champagnen derefter ligge i mindst 1½ år for at udvikle smagen.
Üzümü çok sever.Han er spesielt glad i kjøtt.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Husfaren velsigner vinen og skjærer sabbatsbrødet.
Üzümü çok sever.Saya sangat menyukai susu.
Çal üzümü meşhur bir üzüm türüdür.Loài dứa này là loại cây ăn quả nhiệt đới nổi tiếng.
Meşhur Müşküle üzümü halen mevcuttur.)また、このおならによってかじり虫は死にかけたことがある)。
Tarım ürünü olarak en çok şarap üzümü yetiştirilmektedir.以生產香檳酒最為知名。
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.שכירי יום ערבים דורכים ענבים, ואת יינם שותים יהודים בריאי בשר.
Bu oranlar, üzümün olgunluğuna, sağlamlığına ve hava şartlarına göre değişiklik gösterebilir.Изменят се по род (мъжки и женски), число (единствено и множествено) и падеж (пряк и косвен).
Meşhur Müşküle üzümü halen mevcuttur.)Privatizáciu VKÚ podporil aj zákazník. ]
Vinotolia şaraplık üzümler Emir üzümüWebMD Jabolčni kis Jabolčno vino
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.do zeme pšenice, jačmeňa, viníc, fíkov a granátových jabĺk, do zeme olejových olív a medu,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et Land med Hvede og Byg, med Vinstokke, Figentræer og Granatæbletræer, et Land med Oliventræer og Honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et land med hvete og bygg og vintrær og fikentrær og granatepletrær, et land med oljetrær og honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ett land med vete och korn, med vinträd, fikonträd och granatträd, ett land med ädla olivträd och med honung,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.밀과 보리의 소산지요 포도와 무화과와 석류와 감람들의 나무와 꿀의 소산지라
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.Negeri itu menghasilkan macam-macam gandum, anggur, buah ara, buah delima, pohon zaitun dan madu
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.paese di frumento, di orzo, di viti, di fichi e di melograni; paese di ulivi, di olio e di miele
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.pays de froment, d`orge, de vignes, de figuiers et de grenadiers; pays d`oliviers et de miel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ţară cu grîu, cu orz, cu vii, cu smochini şi cu rodii; ţară cu măslini şi cu miere;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.terra de trigo e cevada; de vides, figueiras e romeiras; terra de oliveiras, de azeite e de mel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.tierra de trigo, de cebada, de vides, de higueras y de granados; tierra de olivos ricos en aceite y de miel
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa mì, lúa mạch, dây nho, cây vả, cây lựu; dầu ô-li-ve và mật;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa_mì , lúa_mạch , dây nho , cây vả , cây lựu ; dầu ô - li-ve và mật ;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.za-, árpa-, szõlõtõ- fige- és gránátalma-[termõ] földre, faolaj- és méz-[termõ] földre.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.γην σιτου και κριθης και αμπελων και συκων και ροδιων γην ελαιων και μελιτος
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.в земя богата с жито, ечемик, лозя, смокини и нарове; в земя богата с маслини и мед;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ארץ חטה ושערה וגפן ותאנה ורמון ארץ זית שמן ודבש׃
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ارض حنطة وشعير وكرم وتين ورمان. ارض زيتون زيت وعسل.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小 麥 、 大 麥 、 葡 萄 樹 、 無 花 果 樹 、 石 榴 樹 、 橄 欖 樹 、 和 蜜
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小麥 、 大麥 、 葡萄樹 、 無花果樹 、 石榴樹 、 橄欖樹 、 和蜜
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.이번에는 포도에서 멀어집시다 포도는 변진성 제품이니까요 상하게 되죠
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Opusťme teď hrozny, protože hrozny podléhají zkáze, kazí se.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Zostawmy winogrona ponieważ to produkt łatwo psujący psują się
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Давайте відійдемо від винограду, оскільки, виноград це швидкопсувний товар, він псується і це погано.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Давайте оставим виноград. т.к. виноград - это скоропортящийся продукт, он портится.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Сега нека забрравим гроздето за малко, защото гроздето се разваля, то загива.
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Als het een druif is, maakt hij die niet kapot."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Dacă e boabă de strugure, să nu o spargă."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."I nie zmiażdży winogrona."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."집을 때 포도알이 상하지 않아야합니다."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Se è il chicco d'uva, non devono romperlo."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak.""Se for uma uva, não a vai esborrachar."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Si c'est un grain de raisin, ils ne l'écraseront pas"
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Si es la uva, no la romperán."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Wenn es die Weintraube ist, dann wird sie nicht aufplatzen."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Ако е зърно грозде не трябва да са спука."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Если это виноградина, он её не раздавит".
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."אם זה הענב, הם לא ימחצו אותו. "
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."وإذا كانت حبة عنب فلن يقوم بتهشيمها."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."大変だ 遠心性/求心性神経に 触覚センサーが必要になる
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,(79:13) Для чего разрушил Ты ограды ее, так что обрывают ее все, проходящие по пути?

İlgili Sayfalar