üzülmek ile cümle
üzülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.47
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun için üzülmekten kendimi alamadım.I could not help feeling sorry for him.
Onun için üzülmekten başka bir şey yapamıyorum.I cannot but feel sorry for him.
Tom için üzülmekten kendimi alamıyorum.I can't help feeling sorry for Tom.
Tom artık Mary hakkında üzülmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about Mary anymore.
Her neyse, üzülmek zorunda değilsin.Anyway, you don't have to worry.
Üzülmek için hiçbir neden yok.There's no reason to get upset.
Tom'un üzülmek için iyi bir nedeni vardı.Tom had good reason to be upset.
Üzülmek için bir sebebin yok!You have no reason to be sad!
Sami'nin üzülmek için gerekçesi var.Sami has reason to be upset.
Ülkesinin işgal altındaki durumuna çok üzülmekteydi.He is very proud of his birthplace.
- Üzülmek mi?- Sorry?
Üzülmek yok.No being sad.
Babasına düşkün olan kızları Bilge (Ecem Uzun) ise bu duruma çok üzülmektedir.Wegen des Testaments ihrer Eltern können jedoch nur männliche Nachfahren das Verger-Vermögen erben.
Franklin kendisinin sakat olmasına çok üzülmektedir.Valentijn vindt zichzelf heel zielig.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.Hij is een oude man die droomt van een erfgenaam aan wie hij zijn bezittingen kan nalaten.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.A fost odată un împărat care era trist că nu avea un băiat.
Kendi çocuğunun özürlü olmasına üzülmektedir.Ibu sangat ingin cucunya untuk memaafkannya.
Babasına düşkün olan kızları Bilge (Ecem Uzun) ise bu duruma çok üzülmektedir.綾部澪(あやべ れい) DVを振るう父親が嫌いで家出中の綾部の娘。
- Gerçekten mi? - Sizin için üzülüyorum. - Üzülmek mi?- Siento lástima por usted. - ¿Cómo?
- Üzülmek mi?- Du bemitleidest mich...?
- Üzülmek mi?-Jag har stor lust att berätta en dröm.
- Üzülmek mi?- Mã compãtimeºti?
- Üzülmek mi?- Säälit?
- Üzülmek mi? Sana bu sabah gördüğüm rüyadan bahsetmek istiyorum.Je voudrais te raconter un rêve...
Üzülmek yok.Interdit de s'adonner à la tristesse.
Üzülmek yok.No being sad.
Üzülmek yok.Sã nu fi tristã.
Üzülmek yok.Traurigkeit verboten.
Üzülmek yok.Να μην είσαι λυπημένη.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Da muss man doch verzweifeln bei dem Gedanken, die Wahlen verbessern zu wollen.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.És egyszerűen nyűgnek érezzük már a gondolatát is annak, hogy megpróbáljuk a választásokat jobbá tenni.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Et voi olla tuntematta uupumusta ajatuksesta tehdä vaaleista paremmat.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.I nie możecie nic uczynić, tylko czuć się wyczerpani samą myślą jak lepiej przeprowadzić wybory.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Je kan niet meer dan vermoeid raken van het idee om de verkiezingen beter te maken.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.그리고 여러분은 선거를 보다 낫게 만들려는 생각에 기분이 지칠뿐 도움은 줄 수 없을 것입니다.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Şi nu poţi decât să te simţi epuizat la ideea de a încerca să faci alegerile mai bune.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Una persona chiaramente si scoraggia di fronte al compito di dover creare un sistema di voto migliore.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Và bạn không thể không cảm thấy kiệt sức với ý tưởng cố gắng tạo ra các cuộc bầu cử hiệu quả hơn.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Vous ne pouvez pas vous empêcher de vous sentir abattu à l'idée d'essayer d'améliorer ces élections.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Y no se podemos evitar sentirnos agobiados por la idea de tratar de mejorar las elecciones.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Και είναι ιδιαίτερα κουραστική η ιδέα να προσπαθείς να βελτιώσεις τις εκλογές.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Вы не в состоянии помочь и чувствуете бессилие сделать выборы лучше.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.Зрештою, ви зневіритеся у самому намірі поліпшити виборчий процес.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.И вие няма как да не се чувствате изтощени от идеята да се опитвате да направите изборите по-добри.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.וקשה שלא להתייאש מהמחשבה על דרכים לשפר את מערכת הבחירות.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.ولا تستطيع فعل شئ سوى أن تشعر بالملل من ... فكرة تحسين الأداء الإنتخابي.
Ve elinizden, seçimlerin daha iyi bir hale getirilememesine üzülmekten başka birşey gelmez.考えにはうんざりせざるを得ません