üzülme ile cümle
üzülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Ali nisem jokal nad njim, ki ga je zadela nesreča? ni li mi bilo v duši žal siromaka?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Avagy nem sírtam-é azon, a kinek kemény napja volt; a szûkölködõ miatt nem volt-é lelkem szomorú?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Bukankah aku menangis bersama orang yang kesusahan, dan mengasihani orang yang berkekurangan
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Chớ thì tôi không khóc kẻ bị thời thế khó khăn sao? Lòng tôi há chẳng buồn thảm vì kẻ nghèo khổ sao?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Chớ thì tôi không khóc kẻ bị thời_thế khó_khăn sao ? Lòng tôi há chẳng buồn_thảm vì kẻ nghèo_khổ sao ?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Grät jag ej själv över den som hade hårda dagar, och ömkade sig min själ ej över den fattige?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Gråt jeg ikke selv over den som hadde hårde dager? Sørget ikke min sjel over den fattige?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Huilde ik niet mee met hen die het moeilijk hadden? Was ik niet diepbedroefd over het lot van de armen?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Ich weinte ja über den, der harte Zeit hatte; und meine Seele jammerte der Armen.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Izalim nie płakał nad dniem utrapionego? izali się nie smuciła dusza moja nad ubogim?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Je pravda, že som plakal nad tým, kto prežíval tvrdé dni; že moja duša smútila nad chudobným.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?고생의 날 보내는 자를 위하여 내가 울지 아니하였는가 빈궁한 자를 위하여 내 마음에 근심하지 아니하였는가
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Mon ikke jeg græder over den, som havde det hårdt, sørgede ikke min Sjæl for den fattiges Skyld?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Não chorava eu sobre aquele que estava aflito? ou não se angustiava a minha alma pelo necessitado?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?N`avais-je pas des larmes pour l`infortuné? Mon coeur n`avait-il pas pitié de l`indigent?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?¿No he llorado por aquel cuya vida es difícil? ¿No ha tenido mi alma compasión por el necesitado
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Non ho pianto io forse con chi aveva i giorni duri e non mi sono afflitto per l'indigente
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Nu plîngeam eu pe cel amărît? N'avea inima mea milă de cel lipsit?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Vai enkö minä itkenyt kovaosaisen kohtaloa, eikö sieluni säälinyt köyhää?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Zdaliž jsem neplakal nad tím, kdož okoušel zlých dnů? Duše má kormoutila se nad nuzným.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Δεν εκλαυσα εγω δια τον οντα εν ημεραις σκληραις, και ελυπηθη η ψυχη μου δια τον πτωχον;
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Не плакал ли я о том, кто был в горе? не скорбела ли душа моя о бедных?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?Не плаках ли аз за онзи, който бе отруден? И не се ли оскърби душата ми за сиромаха?
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?אם לא בכיתי לקשה יום עגמה נפשי לאביון׃
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?ألم ابك لمن عسر يومه. ألم تكتئب نفسي على المسكين.
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?人 遭 難 、 我 豈 不 為 他 哭 泣 呢 . 人 窮 乏 、 我 豈 不 為 他 憂 愁 呢
Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım? Yoksullar için üzülmez miydim?人 遭難 、 我豈不為 他 哭泣 呢 . 人窮乏 、 我豈不為 他 憂愁呢
Sonra foton için üzülmeye başlıyorum. Belki yola devam etmek istiyor ama ben önüne geçtim.Тогава започнах да изпитвам жал за фотона, може би е искал да продължи пътя си, а аз съм му попречил.
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.Čas je prišel, dan se bliža! Kupec se ne veséli in prodajalec ne žaluj: zakaj srd leti nad vso njih množico.
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.때가 이르렀고 날이 가까왔으니 사는 자도 기뻐하지 말고 파는 자도 근심하지 말 것은 진노가 그 모든 무리에게 임함이로다
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.Kỳ đến , ngày gần tới ! Kẻ mua chớ vui , kẻ bán chớ buồn ; vì có cơn giận trên cả đoàn dân nó .
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.Kỳ đến, ngày gần tới! Kẻ mua chớ vui, kẻ bán chớ buồn; vì có cơn giận trên cả đoàn dân nó.
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.Пришло время, наступил день; купивший не радуйся, и продавший не плачь; ибо гнев над всем множеством их.
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.בא העת הגיע היום הקונה אל ישמח והמוכר אל יתאבל כי חרון אל כל המונה׃
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.قد جاء الوقت. بلغ اليوم. فلا يفرحنّ الشاري ولا يحزننّ البائع لان الغضب على كل جمهورهم.
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.時 候 到 了 、 日 子 近 了 、 買 主 不 可 歡 喜 、 賣 主 不 可 愁 煩 、 因 為 烈 怒 已 經 臨 到 他 們 眾 人 身 上
‹‹Son yaklaştı! Gün geldi! Alıcı sevinmesin, satıcı üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkın üzerine yağacak.時候 到了 、 日子 近 了 、 買主 不 可 歡喜 、 賣主 不 可 愁煩 、 因為 烈 怒 已 經臨 到 他 們眾 人 身上
Sorun değil, üzülme.Det är okej, var inte ledsen.
Sorun değil, üzülme.Está bien, no te disculpes.
Sorun değil, üzülme.Está bien, no te disculpes.
Sorun değil, üzülme.Está tudo bem, não te desculpes.
Sorun değil, üzülme.Het is goed, je moet je niet excuseren.
Sorun değil, üzülme.Ist schon ok, es muss dir nicht Leid tun.
Sorun değil, üzülme.Kaikki kunnossa. Älä ole pahoillasi.
Sorun değil, üzülme.Semmi baj, ne sajnáld.
Sorun değil, üzülme.To je dobré, nemám ti co promíjet.
Sorun değil, üzülme. - Üzgünüm, üzgünüm! - Sus.Już dobrze, nie musisz.
Sorun değil, üzülme.Όλα εντάξει, μη ζητάς συγνώμη.
Sorun değil, üzülme.Нема везе.
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor.Het ouderschap draait vaak om wat we in onze kinderen aanmoedigen en wat we proberen te remediëren?
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor.'내 아이가 존재하지 않았으면 좋았을텐데요,"
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor.'Me gustaría que el niño que tuve no existiera y tener otro distinto, que no tuviera autismo'.
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor."Я бы хотел, чтобы мой ребёнок никогда не был рождён, а у меня был другой, не страдающий аутизмом ребёнок".
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor.הם בעצם אומרים, 'הלוואי שהילד שיש לי לא היה קיים,
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor.الذي يعنونه حقًا هو: أتمنى لو لم يأتي ولدي للحياة،
Tekrar düşünün. Varlığımız üzerine üzülmeniz bu şekilde algılanıyor.自閉症でない子供がほしかった』と 言っているのと同じです」
# Üzülme artık# Đừng buồn nữa
# Üzülme artıkÉs nincs többé bánat
# Üzülme artık# Jangan bersedih lagi
# Üzülme artıkNe sois plus triste