Ana içeriğe geç
Sözlük

üvey ile cümle

üvey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1995) da üveyannesidir.1995 – Co za kreskówka!
Erkek kardeşleri Franz, Ignaz ve üvey kardeşi Theodor da besteciydi.Jego bracia Ignaz i Vinzenz oraz brat przyrodni Theodor także byli kompozytorami.
2005 yılından sonra kurduğu şirketi üvey oğlu Nikola Babić Praljak'a devretti.Od 2005 roku firma jest zarządzana przez nowego właściciela, pasierba Nikolę Babića Praljaka.
Resim sonradan Neilson Poe'nun eşi ve Virginia'nın üvey kardeşi olan Josephine'in ailesine miras kaldı.Portret przekazano rodzinie przyrodniej siostry Virginii, Josephine, żony Neilsona Poego.
Fakat üvey annesi buna mani olur.Aczkolwiek pozbycie się starej matki jest pożądane.
John Allan üvey oğlunu bir yandan şımartırken bir yandan da katı bir disiplin uyguluyordu.John Allan na przemian rozpieszczał i agresywnie karał swego wychowanka.
Phoebe onu ilk kez üvey büyükannesinin cenazesinde görür.Alex spotyka go po raz pierwszy na cmentarzu w rodzinnym miasteczku.
Bearer, üvey kardeşin bir gün intikam için döneceğini söylemekteydi.Rodzicielka obiecała im jednak, że pewnego dnia do nich wróci.
Ailesinin boşanmasının ardından Anne ve üvey babası ile birlikte Avustralya’ya yerleşti.Zaraz po rozwodzie przeprowadziła się wraz z matką i rodzeństwem do Australii.
Üvey annesi olan Elizabeth Woodville'in 1492'deki cenaze törenine katılmıştır.Känt att hon var med på sin styvmor Elizabeth Woodvilles begravning 1492.
Annesi ve üvey babası Lucius Marcius Philippus'un tarafından büyütüldü.Han växte upp med sin mor och sin styvfar Lucius Marcius Philippus.
Ada’ya, Byron'ın üvey kız kardeşi Augusta Leigh'in ismi verildi ama Byron onu ‘Ada‘ adıyla andı.Den nyfödda gavs namnet Augusta efter Byrons halvsyster Augusta Leigh och kallades av Byron själv för "Ada".
1995 yılından itibaren de kızı Barbara Broccoli ve üvey oğlu Michael G. Wilson prodüktörlüğüne devam etmiştir.Med tiden tog Broccolis dotter Barbara Broccoli och hans styvson Michael G. Wilson över produktionen.
Babası Memet Fuat, üvey dedesi Nazım Hikmet'tir.Halfdan Vitben, farfar till Halvdan snälle.
Halefi, üvey oğlu Tiberius olmuştur.Han efterträddes av sin styvson Tiberius.
Çoğu zamanda üvey evlat olarak görülüyordu.Ofta var det barn som anklagade vuxna.
Üvey babası kendisiyle ilgilenmiyordu.Hans egen mor ville inte ta hand om honom.
Babası ve üvey annesi tarafından reddedildi ve evden ayrıldı.Hans far och en syster levde fortfarande och tog emot honom.
Claudia Antonia üvey kız kardeşi ve Britannicus ise öz erkek kardeşidir.Antony White (アンソニー) är hennes morfar eller möjligen farfar.
Üvey kardeşler evlenebilir, ancak hükümetten özel izin gerektirir.Kusiner har rätt att gifta sig utan särskilt tillstånd.
15 yaşlarında bir oğlan çocuğu annesi, üvey babası, üvey kardeşi ile bir hayat sürmektedir.Elli: En flicka som bor med sin mormor och bror och arbetar som sjuksyster.
Kraliçe kendisinden ayrıldıktan sonra üvey kardeşi ile evlenmiştir.Efter hennes död gifte maken om sig med hennes syster.
Opera bestecisi Giacomo Meyerbeer'ın üvey kardeşi.Han var bror till musikern Giacomo Meyerbeer.
Madeline Carroll - Farren: Gillian'ın 13 yaşındaki üvey kızı.Riley Daring - Hon är Todds 13-åriga storasyster.
Ada, Lord Byron’ın Claire Clairmont'dan olan kızı Allegra’yı (Ada’nın üvey kardeşi) hiç tanımadı.Ada fick aldrig träffa sin yngre halvsyster Allegra, dotter till Lord Byron och Claire Clairmont.
İki üvey bir de öz kardeşi vardır.Також має двох братів (Роба та Грегорі) та одну сестру (Мередіт).
Herbert "Herb" Powell, Homer'ın üvey kardeşidir.Герберт «Герб» Пауелл — зведений брат Гомера.
Üvey kardeşi William babasının diğer evliliğindendir.Має зведену сестру Сьюзан від другого батькового шлюбу.
Angelika Maria "Geli" Raubal (4 Haziran 1908 - 19 Eylül 1931), Adolf Hitler'in üvey yeğeniydi.Ангеліка Марія «Гелі» Раубаль (4 січня 1908 — 18 вересень 1931) племінниця Адольфа Гітлера.
Loftus-Cheek eski profesyonel futbolcular Carl Cort'un ve Leon Cort'un üvey kardeşleridir.Лофтус-Чік є зведеним братом колишніх футболістів Карла і Леона Корта.
1995 yılından itibaren de kızı Barbara Broccoli ve üvey oğlu Michael G. Wilson prodüktörlüğüne devam etmiştir.З 1995 року його дочка Барбара Брокколі і пасинок Майкл Вілсон продовжують співпрацю над цим проектом.
Anne-baba bir altı kardeşi, babasının ilk evliliğinden dört üvey kardeşi vardır.Мала старшого брата і чотирьох старших зведених братів і сестер від першого шлюбу батька.
Yaşı yaklaşık üvey annesi kadardı.Дещо незвичною була поза Богородиці.
Yerine üvey kardeşi Georgios geçmiştir.Окрім Франческо, вижив його брат Стефано.
Beş yaşındayken annesi ve üvey babasıyla birlikte İzlanda'ya taşındı.У віці п'яти років, вона переїхала до Ісландії разом з матір'ю і вітчимом.
Bir tane de üvey kardeşi oldu.Допомагав їм Бабич із Братківців.
O kızımız Lily'ye fantastik bir üvey baba olacak,Kızım için bundan başka hiçbir şey isteyemezdim. demiştir.Він став фантастичним вітчимом для Лілі, я не можу нічого кращого й бажати для моєї доньки»."
Üvey ağabeyi İvan'ı örnek alan bir kopyadır.Біографічний довідник Бєляєв Іван.
Tom Mary'nin üvey babası.Том — вітчим Мері.
Mary Tom'un üvey kızıdır.Мері — падчерка Тома.
Üvey annesi, Iris Melander bir sağlık görevlisi olarak çalıştı.Pěstounská matka Iris Melanderová byla zaměstnána v roli pečovatelky.
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.Pěstounský otec Ture Melander (1926–2003) pracoval jako dřevorubec a posléze tovární dělník.
Ada’ya, Byron'ın üvey kız kardeşi Augusta Leigh'in ismi verildi ama Byron onu ‘Ada‘ adıyla andı.Augusta byla pojmenována po Byronově nevlastní sestře Augustě Leigh a Byron používal její druhé jméno, Ada.
Üvey kardeşi William babasının diğer evliliğindendir.Má nevlastní sestru Susan z druhého manželství jejího otce.
Claire Jack'in üvey kardeşiydi ama ikisi de bunu bilmiyordu.Je nevlastní sestrou Jacka Shepharda, ale neví o tom.
Angelika Maria "Geli" Raubal (4 Haziran 1908 - 19 Eylül 1931), Adolf Hitler'in üvey yeğeniydi.Angela Marie „Geli“ Raubalová (4. června 1908 Linec – 18. září 1931 Mnichov) byla Hitlerova neteř.
Hitler'in üvey kızkardeşi olan Angela Raubal ve Leo Raubal'ın ikinci kızıydı.Byla druhým dítětem a nejstarší dcerou Leo Raubala a Hitlerovy nevlastní sestry Angely Raubalové.
Lopez soyadı, üvey babasından gelmektedir.Jeho manželka se jmenuje Marienka a pochází z Očové.
Kendisi ünlü Amerikalı yönetmen Steven Spielberg'in üvey kızıdır.Je nevlastní dcera režiséra Stevena Spielberga.
Üvey anne veya baba.Otec, nebo děti?
Opera bestecisi Giacomo Meyerbeer'ın üvey kardeşi.Afričanka – francouzská opera Giacoma Meyerbeera.
Bunun yanı sıra babasının ikinci evliliğinden 5 üvey kardeşi daha olmuştur.Z otcova druhého manželství měla pět sourozenců.
Hikâye kötü üvey anne tarafından yönetilen bir opera prodüksiyon şirketinde geçer.Pak navazuje epizoda s chudou prostitutkou.
(Aile bireylerinin hesaplanmasında üvey evlatlar, vatani görevini yapmakta olan bireylerde sayılmaktadır.Seznamy povinností se dělají tak, aby zapojovaly starší děti do domácích povinností.
Phoebe onu ilk kez üvey büyükannesinin cenazesinde görür.Poprvé se objevila v epizodě Pohřeb nepřítele.
Ayrıca suç mahalinde tesadüfen bulunan Alyona'nın üvey kız kardeşi Lizaveta'yı da öldürür.Při činu je však vyrušen její sestrou Lizavetou, kterou také zabije sekyrou.
Anne-baba bir altı kardeşi, babasının ilk evliliğinden dört üvey kardeşi vardır.Moennig má poloviční sestru a bratra z otcova prvního manželství.
1050 yılındaki ikinci evliliği Gyda'nın üvey annesi Gunnhildr Sveinsdóttir ile olur.Okolo roku 1050 se oženil podruhé, s Gunnhildr Sveinsdóttir, zřejmě nevastní matkou Gydy.
Bu olaydan sonra üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.Později se ale vztah zkalil Marianiho žárlivými výstupy.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.Tatăl Angelei a murit în 1903, iar mama sa vitregă a murit în 1907, lăsând o moștenire mică.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod