Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Philippus cherished his stepchildren as if they were his own.
Onlar her zaman üvey evlat tür.They're always kind of the stepchild.
İno, üvey evlatları Phrixus ve Helle'den nefret ediyordu.Phrixus and Helle were hated by their stepmother, Ino.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Filipo los trató como si fueran sus propios hijos.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Stefano sopravvisse a tutti i suoi figli.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.اعتز فيليبوس بأولاد زوجته كما لو كانوا من أبناء عائلته.
Çoğu zamanda üvey evlat olarak görülüyordu.Ofta var det barn som anklagade vuxna.
(Aile bireylerinin hesaplanmasında üvey evlatlar, vatani görevini yapmakta olan bireylerde sayılmaktadır.Seznamy povinností se dělají tak, aby zapojovaly starší děti do domácích povinností.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Ο Φίλιππος φρόντισε τα παιδιά της σαν να ήταν πραγματικά δικά του.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Hun ga dem oppfostring som om de var hennes egne barn.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Филип се грижи за доведените си деца като за свои.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Así nos van las cosas a los marginados... del antiguo pelotón de Mustang.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.É assim para nós, filhos adoptivos... ... do velho esquadrão do Mustang.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Forse tocca sempre a noi, perché siamo la malerba che comandava Mustang.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Niinkö? Sellaista meillä Mustangin vanhan joukkueen jäsenillä on.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Så är det för oss oäktingar... från Mustangs gamla grupp.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Sådan er det for os rødhårede stedbørn fra Mustangs gruppe.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.To los napiętnowanych ze starego oddziału Mustanga.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Αυτά είναι τα νέα από όλους εμάς που ανήκαμε στη διμοιρία του Μάστανγκ.
Mustang'in eski ekibinden biz kızıl saçlı üvey evlatlar için durum bu.Так обстоят дела у нас, пасынков... из прежнего отряда Мустанга.
Onlar her zaman üvey evlat tür.Están siempre amables de la hijastra.
Onlar her zaman üvey evlat tür.Zawsze się je traktuje trochę po macoszemu.
Onlar her zaman üvey evlat tür.Ze zijn een beetje het stiefkindje onder de bacteriën.
Onlar her zaman üvey evlat tür.Вони як прийомні діти.
Onlar her zaman üvey evlat tür.תמיד מתייחסים אליהם קצת כמו לאח החורג
Onlar her zaman üvey evlat tür.فهي دائما ما منبوذة