Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.Von unten werden verdorren seine Wurzeln, und von oben abgeschnitten seine Zweige.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.Ze spodku korzeń jego uschnie, a z wierzchu będzie obcięta GałąË jego.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.Zijn wortels drogen op in de grond en zijn takken sterven af.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.Υποκατωθεν αι ριζαι αυτου θελουσι ξηρανθη, και επανωθεν θελει κοπη ο κλαδος αυτου.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.Отдолу корените му ще изсъхнат, И отгоре клоните му ще се отсекат.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.Снизу подсохнут корни его, и сверху увянут ветви его.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.מתחת שרשיו יבשו וממעל ימל קצירו׃
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.من تحت تيبس اصوله ومن فوق يقطع فرعه.
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.下 邊 、 他 的 根 本 要 枯 乾 . 上 邊 、 他 的 枝 子 要 剪 除
Kökleri dipten kuruyacak, Dalları üstten solacak.下邊 、 他 的 根本 要 枯乾 . 上邊 、 他 的 枝子 要 剪除
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.E dall'alto stiamo guardando più o meno giù nella piazza.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.Et on regarde le haut de la place, plus ou moins du dessus.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.만신전 지붕을 보고 있지요, 다소 광장을 아래로 내려다 보면서.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.Przyglądamy się fragmentowi górnej części, mniej więcej na kwardatowym placu.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.Și ne uităm, oarecum în vârful, mai mult sau mai puțin jos spre pătrat.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.Y abajo, la plaza vista desde arriba.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.А теперь мы смотрим как будто бы откуда-то сверху, вниз, на площадь.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.И гледаме някак отгоре, повече или по-малко долу на площада.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.ואנחנו איכשהו מסתכלים בחלקו העליון , פחות או יותר למטה אל הכיכר.
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.فنحن ننظر على الساحه من الاعلى
Neredeyse üstten bakıyoruz, az çok meydana doğru.ここから 本を反対に倒せば
Non-terminal'den başlayarak cümleyi biçimlendiririz, genellikle bunu yapmaya en sol üstten başlarız.Não o podemos substituir por mais nada. Portanto, todas as regras têm este Forma.
Non-terminal'den başlayarak cümleyi biçimlendiririz, genellikle bunu yapmaya en sol üstten başlarız.No podemos reemplazarlo con nada más. Entonces todas las reglas tienen este formato.
Non-terminal'den başlayarak cümleyi biçimlendiririz, genellikle bunu yapmaya en sol üstten başlarız.Nu îl mai putem înlocui cu nimic altceva. Deci, toate regulile au forma asta.
Non-terminal'den başlayarak cümleyi biçimlendiririz, genellikle bunu yapmaya en sol üstten başlarız.通常左上から書き始めます ここでは文が該当します
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenA ukáže sa, že pestujú šalát uprostred púšte, zhora naň rozprašujú vodu.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenEstão a cultivar alface no meio do deserto utilizando água pulverizada de cima.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenKiderül, hogy salátát termelnek a sivatag közepén, vizet permetezve rájuk.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen알고 보면 사막 한 가운데에서 물을 뿌려서 양배추를 기르고 있습니다. 신기한 것은 이 양배추들이 아마
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenLa risposta è che si coltiva lattuga nel bel mezzo del deserto usando getti d'acqua.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen"Mitähän täällä kasvatetaan?" Käy ilmi, että keskellä autiomaata kasvatetaan salaattia sadetuskastelun avulla.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenOkazuje się, że to sałata na środku pustyni, spryskiwana wodą.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenSe cultivă salată în mijlocul deșertului prin stropire.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenVà té ra họ đang trồng xà lách ở ngay giữa sa mạc và dùng nước phun lên trên.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenואם שואלים, "מה הם מגדלים כאן?" מסתבר, שמגדלים חסה בלב המדבר
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenيزرعون الخس بوسط الصحراء باستخدام الري بالرش المدفعي. المضحك في الأمر الآن هو، أنها غالبا تباع
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen上から水を撒けば 砂漠でも育ちます 皮肉にも このレタスはおそらく レタス栽培に もっと適した地域に出荷されます
Paydaki en büyük üst paydadaki en büyük üstten daha küçük .분자가 더 낮은 차수군요 만약 같았거나 더 높았다면
Paydaki en büyük üst paydadaki en büyük üstten daha küçük .هذه العبارة درجتها اقل من تلك اذا كانت من نفس الدرجة او اعلى، فسوف نقوم
Paydaki en büyük üst paydadaki en büyük üstten daha küçük .それは同じ次数なら、 分割をします。
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüComme un panorama de Rome que vous pourriez voir depuis un dirigeable.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüComo por ejemplo, el panorama de Roma desde un dirigible.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüEen soort overzicht van Rome vanuit een luchtschip.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşü여행선을 타고 볼 수 있는 그런 류의 로마에 대한 전반적인 것들.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüOto część widoków Rzymu, które możecie ujrzeć ze sterowca.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüTipo una visione d'insieme di Roma che si può vedere da un dirigibile.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüUn fel de vedere asupra Romei care ar putea fi zărită dintr-un dirijabil.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüДать такую картину города, которую можно было бы увидеть с борта дирижабля.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüЕдин вид обзор на Рим, който би могъл да се види от дирижабъл.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüמבט כולל על רומא והתוכנית שאתה יכול לראות מספינת אוויר.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşüنوع من نظرة عامة على روما التي يمكن ان تراها من المنطاد.
Roma'nın, bir zeplinden görebileceğiniz, üstten bir görünüşü疾走するスクーターから 素早く撮影したような
Sağ alttan ve sol üstten belli bir hızla gelen sıvı veya parçacıklar var. -Mamy jakąś ciecz lub cząsteczki wchodzące z pewną prędkością z prawej, od dołu i z lewej, od góry.
Sağ alttan ve sol üstten belli bir hızla gelen sıvı veya parçacıklar var. -אז יש לנו נוזלים או חלקיקים שנכנסים במהירות מסוימת מלמטה מימין, ומלמעלה משמאל.
Sağ üstten bir sürü parçacık giriyor ve sol alttan bir sürü parçacık çıkıyor. -Dużo wchodzących od góry z prawej strony i dużo wychodzących od dołu z lewej strony.
- Sağ üstten bir sürü parçacık giriyor ve sol alttan bir sürü parçacık çıkıyor. -Um monte entrando pelo canto superior direito e um monte saindo pela parte inferior esquerda.
Sağ üstten sol alta doğru gidiyoruz. -Obě jsou ale platné.
Sekoyalar üstten çok yavaş büyürler.A mamutfenyők nagyon lassan nőnek a tetejükön.
Sekoyalar üstten çok yavaş büyürler.Brazii roșii cresc foarte încet la vârfuri.
Sekoyalar üstten çok yavaş büyürler.De toppen van kustmammoetbomen groeien heel traag.