üstlenme ile cümle

üstlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
NATO Askerî Komite Başkanlığını 2015'ten beri Çek Petr Pavel üstlenmektedir.رئيس اللجنة العسكرية الحالي للناتو هو بيتر بافيل من الجمهورية التشيكية، منذ عام 2015.
Tarihî bağlar ve kültürel benzerlikler ülkenin İspanya ile ilişkilerinde köprü görevi üstlenmektedir.كما أن الروابط التاريخية والثقافية المتشابهة بمثابة جسر للعلاقات مع إسبانيا وأمريكا اللاتينية.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.عربات النقل الخارجي لـ ABC News.
Saldırıyı herhangi bir kişi veya grup üstlenmedi.لم تعلن أي جماعة أو فرد مسؤوليته عن الهجوم.
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.لم تعلن أي مجموعة عن مسؤوليتها عن التفجير.
Wild Bunch, Londra'daki Dudok de Wit ile iletişime geçti ve projeyi üstlenmeye ikna etti.Wild Bunch reuniu-se com Dudok de Wit em Londres e o convenceu a levar a cabo o projeto.
Sonraki iki yıl boyunca herhangi bir görev üstlenmedi ve Cicero ile dostluğunu pekiştirdi.Ficou os próximos dois anos desempregado e aparentemente estreitou seus laços de amizade com Cícero.
Albümün idarî yapımcılığını DJ Premier üstlenmektedir.A produção do álbum foi realizada por DJ Premier.
Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde oldukça önemli rol üstlenmeye başladı.Desde a reunificação, a Alemanha tem tido um papel de liderança na União Europeia e na OTAN.
Ödül töreni her yıl CBS kanalı tarafından yayımlanmaktadır ve yapımcılığını Procter & Gamble üstlenmektedir.A premiação tem sido realizada anualmente desde 1975 na CBS e é produzida pela Procter & Gamble.
Dizinin ilk sezonun yönetici yapımcılığını David Zuckerman ve MacFarlane üstlenmektedir.Os produtores executivos da primeira temporada foram David Zuckerman e MacFarlane.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.Chega semana que vem ABC Digital.
News spikerliği ve Fashion Police sunuculuğu görevlerini üstlenmektedir.Excetuam-se os divertimentos e as reuniões permitidas pela polícia.
2010 yılında kurulan Medya Derneği'nin başkan yardımcılığı görevini üstlenmektedir.A partir de julho de 2013, El Salvador assumirá a Presidência do órgão.
1991'den itibaren Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmektedir.Ela ocupou diversos cargos no Parlamento do Reino Unido desde 1997.
2002 yılından bu yana da İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğretim üyeliği görevini üstlenmektedir.Ademais, desde 2002, lidera a equipe de pesquisas da universidade.
Saldırıyı şu ana kadar hiçbir örgüt üstlenmedi.Nenhum grupo assumiu a responsabilidade dos ataques até o momento.
Dizinin yapımcılığını Cecelia Ahern ve Don Todd üstlenmektedir.De serie werd ontwikkeld door Cecelia Ahern en Don Todd.
Firmanın dağıtıcılığını 2006 yılında Paramount Pictures üstlenmekteydi.De pretparkgroep verwijderde alle verwijzingen naar Paramount Pictures gedurende het jaar 2006.
Dizinin yapımcılığını'ysa Rose lam üstlenmektedir.Bij zijn monding vormt de Rance een ría.
Günümüzde, parti liderliğini Guillermo Tellier üstlenmektedir.De leider van de partij is Guillermo Tellier.
Kennedy sonunda bir açıklama yaparak olayın bütün sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kaldı.Kennedy hield een speech op televisie waarin hij de volledige verantwoordelijkheid van de blunder op zich nam.
New Line kendi filmlerinin ABD dışı dağıtımını üstlenmez.New Line nie zajmuje się dystrybucją swoich filmów poza obszarem USA.
Albümün idarî yapımcılığını DJ Premier üstlenmektedir.Produkcją albumu zajęli się DJ Premier, Mr.
Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde oldukça önemli rol üstlenmeye başladı.Po zjednoczeniu Niemcy zaczęły odgrywać większą rolę w Unii Europejskiej i NATO.
Örneğin bizim sistemimizde bu görevi Jüpiter ve Ay üstlenmektedir.W Układzie Słonecznym taką rolę pełni Jowisz.
Kentin yönetimini Tel Aviv-Yafa belediyesi üstlenmekte olup, kentin şu anki belediye başkanı Ron Huldai'dir.Miasto jest zarządzane przez władze miejskie Tel Awiwu-Jafy, na czele których stoi burmistrz Ron Chuldaj.
Mahayana Budizm’inde ise Bodhisattva bu rolü üstlenmektedir.Zgodnie z Suttavibhanga włącza się w to aborcję.
Mark Vargo ise filmin görüntü yönetmenliğini üstlenmektedir.Tymczasem Manoharowi marzy się wyreżyserowanie filmu.
Huo Yuanjia, babasının yanında korucu görevi üstlenmeye başladı.Stefan Hula zaczął skakać pod okiem swojego ojca.
Dolayısıyla, Caroline’ı bu görevi üstlenmesini önerdi.Han rekommenderade Caroline att hon tog sig an uppgiften.
Filmin yönetmenliğini Dwight H. Little üstlenmektedir.Den är regisserad av Dwight H. Little.
Hatta bir sonraki yıl dersin yarısını değil tümünü üstlenmesi istenmişti.Istället för att behöva göra allt nästa år.
Bu çerçevede Sorb Halkının Vakfı (Sorb dili: Załožba za serbski lud) önemli bir işlev üstlenmektedir.Termen stora serbiska folkvandringarna (serb.
Ödül töreni her yıl CBS kanalı tarafından yayımlanmaktadır ve yapımcılığını Procter & Gamble üstlenmektedir.Såpoperan Makt och begär sänds än idag på CBS och produceras och sponsras fortfarande av Procter & Gamble.
Bu görevi bir sezon üstlenmesine rağmen takımıyla Slovenský pohár'ı kazanabilmiştir.У команді пропрацював декілька місяців, проте допоміг їй виграти кубок Словаччини.
Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde oldukça önemli rol üstlenmeye başladı.Після возз'єднання Німеччина почала відігравати активнішу роль у діяльності Європейського Союзу і НАТО.
Hatta bir sonraki yıl dersin yarısını değil tümünü üstlenmesi istenmişti.Проте, було вирішено не переносити експедицію на наступний рік, а провести її у що б то не стало.
News spikerliği ve Fashion Police sunuculuğu görevlerini üstlenmektedir.News, однак буде продовжувати вести Fashion Police.
Derginin editörlüğünü Mike Wood üstlenmektedir.Автором обкладинки виступив Billy Wood.
Köprü Film yapımı dizinin yapımcılığını Ferhat Eşsiz üstlenmektedir.Завершився 65-м епізодом, який вийшов у ефір 28 травня 2022 року.
Saldırıyı şu ana kadar hiçbir örgüt üstlenmedi.K útoku se zatím nepřihlásila žádná teroristická organizace.
Filmin yönetmenliğini Dwight H. Little üstlenmektedir.Režie se chopil Dwight H.
Krala ait yetki ve gücü tam olarak üstlenmeden önce yerine getirilmesi gereken iki şey daha vardı.Alte două acte trebuiau să se desfășoare înainte de investirea sa cu autoritate și putere regală completă.
Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde oldukça önemli rol üstlenmeye başladı.După reunificare, Germania a luat un rol tot mai activ în Uniunea Europeană și NATO.
Verbinski, Rush'ın Barbossa rolünü üstlenmesi üstünde durdu.Geoffrey Rush a visat sa joace rolul lui Barbossa.
Ödül töreni her yıl CBS kanalı tarafından yayımlanmaktadır ve yapımcılığını Procter & Gamble üstlenmektedir.Ceremonia este difuzată de postul CBS și susținută de compania Procter & Gamble.
İsyanın duyulması üzerine Julia Domna suikastı üstlenmeyi tercih etti.A lázadás hírére Julia Domna öngyilkosságot követett el.
Dizinin yapımcılığını Discovery Channel üstlenmektedir.A sorozatot Magyarországon a Discovery Channel sugározza.
NATO Askerî Komite Başkanlığını 2015'ten beri Çek Petr Pavel üstlenmektedir.A párt elnöki pozícióját Pavel Petrík tölti be 2001 óta.
Big Show ve Kane, Corre'yi üstlenmek için bir araya geldi.Show ja Kane korjasivat voiton kotiin.
Günümüzde, parti liderliğini Guillermo Tellier üstlenmektedir.Puolueen nykyinen johtaja on Guillermo Tellier.
"Boys Don't Cry" isimli filmin seçmelerine Brandon Teena rolünü üstlenmek için katıldı.Brandonin tarinaan perustuu elokuva Boys Don't Cry.
Örneğin bizim sistemimizde bu görevi Jüpiter ve Ay üstlenmektedir.Tämä artikkeli käsittelee Jupiterin kuuta.
Filmin yönetmenliğini Dwight H. Little üstlenmektedir.Elokuvan ohjasi Dwight H. Little ja pääosassa on Steven Seagal.
Jeomorfoloji, her ülkede farklı bir görev üstlenmektedir.Akulla on erilainen tehtävä joka työpaikassa.
Filmin başrolünü ise Kate Hudson ve Anne Hathaway üstlenmektedir.Elokuvan pääosissa esiintyvät Anne Hathaway ja Kate Hudson.
2010 yılında kurulan Medya Derneği'nin başkan yardımcılığı görevini üstlenmektedir.Το 2010 από το τμήμα Διοίκησης Επιχειρήσεων του Ιδρύματος CUOA της Βιτσέντζα.
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.Ingen har endnu påtaget sig ansvaret for bombesprængningen.
Krala ait yetki ve gücü tam olarak üstlenmeden önce yerine getirilmesi gereken iki şey daha vardı.To andre handlinger måtte gjøres unna før han ble gitt full kongelig autoritet og makt.
İlgili Sayfalar