Ana içeriğe geç
Sözlük

üstelik ile cümle

üstelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?А освен това, ще лекар в този случай да бъде напълно погрешно?
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?И кроме того, будет врач в этом случае совершенно не так?
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?І крім того, буде лікар в цьому випадку абсолютно не так?
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?וחוץ מזה, את הרופא במקרה זה יהיה בסדר לגמרי?
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?وإلى جانب ذلك ، فإن الطبيب في هذه الحالة سيكون من الخطأ تماما؟
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?離れて長い眠りの後に実際に過度の眠気から、グレゴールは実際に感じた
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Además se les puede consultar remotamente si se cuenta con un laptop.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Et vous pouvez le faire à distance, si vous avez un ordinateur portable.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.I można mieć do tego wszystkiego zdalny dostęp, jeśli używa się laptopa.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Je kunt er van afstand bij komen, als je een laptop hebt.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.만약 노트북을 가지고 있다면, 원격으로 이용할 수 있습니다.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Podemos aceder-lhes à distância, se tivermos um portátil.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Și le poți accesa de la distanță, dacă se întâmplă să ai un laptop.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Und man kann sie aus Distanz bekommen, wenn man einen Laptop hat.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Và bạn có thể tiếp cận được chúng dù ở xa, nếu bạn có laptop.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Και μπορείς να τα πάρεις και μαζί σου, αν τυχαίνει να έχεις φορητό υπολογιστή.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Може да ги достигнете отдалечено, ако имате лаптоп.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Можете найти эту информацию удалённо, если у вас есть ноутбук.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.Якщо маєте ноутбук, то можете читати віддалено.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.ואתם יכולים להגיע אליהם מרחוק, אם במקרה יש לכם מחשב נייד.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.و يمكنك الحصول عليهم عن بعد, اذا حدث و كان لديك كمبيوتر محمول
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.まるで本のように
Ve üstelik, size dokunabiliyorum.Ed inoltre... posso toccarla.
Ve üstelik, size dokunabiliyorum.On peut même les toucher.
Ve üstelik, size dokunabiliyorum.Κι επιπλέον, σαs αγγίζω.
Ve üstelik, size dokunabiliyorum.К тому же я должен их трогать.
Ve üstelik tüm bunları nasıl yapacağınıza dair en ufak bir eğitiminiz bile yok.وأنك تقوم بذلك حتى وإنك لم تتعلم كيف تقوم به
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.(43:13) без выгоды Ты продал народ Твой и не возвысил цены его;
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.(44:13) Tu vends ton peuple pour rien, Tu ne l`estimes pas à une grande valeur.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Chúa đã bán dân sự Chúa không giá chi, Và đáng giá chúng nó chẳng cao.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Chúa đã bán dân_sự Chúa không giá chi , Và đáng_giá chúng_nó chẳng cao .
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Ci hai consegnati come pecore da macello, ci hai dispersi in mezzo alle nazioni
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Dal si nás, aby sme boli jako ovce na zjedenie, a rozptýlil si nás medzi pohanmi.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.dit Folk har du solgt til Spotpris, vandt ikke Rigdom ved Salget.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Du gir oss bort som får til å etes, og spreder oss iblandt hedningene.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Du låter oss bliva uppätna såsom får, och bland hedningarna han du förstrött oss.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Du verkaufst dein Volk umsonst und nimmst nichts dafür.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Has vendido de balde a tu pueblo, y ningún provecho has ganado con su precio
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Kaujual umat-Mu dengan harga tak seberapa, dan tidak mendapat keuntungan apa-apa
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.주께서 주의 백성을 무료로 파심이여 저희 값으로 이익을 얻지 못하셨나이다
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Oda dobtál minket vágó-juhok gyanánt, és szétszórtál minket a nemzetek között.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Oddal jsi nás, jako ovce k snědení, i mezi pohany rozptýlil jsi nás.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Podałeś nas jako owce na żer, a między pogan rozproszyłeś nas.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Prodal si ljudstvo svoje za malo in povišal nisi cene njegove.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Sinä annoit meidät syötäviksi kuin lampaat, ja hajotit meidät pakanain sekaan.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.U hebt ons overgeleverd als vee dat wordt geslacht. Wij zijn onder andere volken verdeeld geraakt.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Vendeste por nada o teu povo, e não lucraste com o seu preço.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Vinzi pe poporul Tău pe nimic, şi nu -l socoteşti de mare preţ.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Επωλησας τον λαον σου ανευ τιμης, και δεν ηυξησας τον πλουτον σου εκ της πωλησεως αυτων.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.Продал си Своите люде за нищо. И не си спечелил от цената им.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.תמכר עמך בלא הון ולא רבית במחיריהם׃
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.‎بعت شعبك بغير مال وما ربحت بثمنهم‎.
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.你 賣 了 你 的 子 民 也 不 賺 利 . 所 得 的 價 值 、 並 不 加 添 你 的 資 財
Yok pahasına sattın halkını, Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.你 賣 了 你 的 子民 也 不 賺利 . 所得 的 價值 、 並 不 加添 你 的 資財
Zeki, üstelik tenisi de iyi oynar.Cô ấy thông minh, và còn chơi tennis giỏi nữa.
Zeki, üstelik tenisi de iyi oynar.Dia pintar dan dia juga bisa bermain tenis dengan baik.
Zeki, üstelik tenisi de iyi oynar.E' intelligente, e gioca anche bene a tennis.
Zeki, üstelik tenisi de iyi oynar.Elle est intelligente et joue très bien au tennis également.
Zeki, üstelik tenisi de iyi oynar.Este desteapta, si poate sa joace bine si tennis
Zeki, üstelik tenisi de iyi oynar.Hon är smart och hon kan spela jättebra tennis också.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod