Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Selain itu, tutup dibuat di pabrik terpisah dari plastik berbeda, polipropilen.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Vrchnáčiky sa vyrábajú v oddelených továrňach z iného druhu plastu, polypropylénu.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Zakrętki powstają w osobnych fabrykach, z innego tworzywa sztucznego, polipropylenu.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Zátky ovšem produkují jiné továrny, jsou z jiných plastů, z polypropylénu.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Επίσης, τα καπάκια κατασκευάζονται σε διαφορετικά εργοστάσια από ένα διαφορετικό πλαστικό, το πολυπροπυλένιο.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Капачките пък се произвеждат в други заводи, от друга пластмаса, полипропилен.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.Кроме того, пробки производятся в других заводах, из другой пластмассы, полипропилена.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.כמו כן, הפקקים מיוצרים במפעלים אחרים ומפלסטיק שונה, מפוליפרופילן.
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.كما آن الأغطية تنتج في مصانع مختلفة من نوع آخر من البلاستيك، البولي بروبيلين
Üstelik, kapaklar ise başka fabrikalarda farklı bir plastikten üretiliyor, polipropilenden.別工場で製造されています この素材は海水に浮きますが
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.És valószínűleg magányos is leszel.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.Et tu vas probablement te sentir seule aussi.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.Επιπλέον, είναι πολύ πιθανόν να νιώσεις και μοναξιά.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.بالاضافة الى هذا ستكونين وحيدة ايضا
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Además, a mi hija le encanta.
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Är det ditt drag?
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.É assustador.
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Itukah langkahmu?
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Moja dcéra tomu verí.
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Moje dcera tomu věří.
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Observation Træn hårdt.
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.- Od mojej ręki zależy pokój.
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.To je strašno, kaj ne?
Üstelik kızım böyle şeylere bayılıyor.Между другото, моята дъщеря обича такива неща.
Üstelik mis gibi de kokuyor.냄새 또한 좋습니다.
Üstelik mis gibi de kokuyor.Nous disons que le charbon est propre et même qu'il sent bon.
Üstelik mis gibi de kokuyor.וגם מריח טוב.
Üstelik mis gibi de kokuyor.رائحته جيدة، أيضاً.
Üstelik mis gibi de kokuyor.さあ気候変化など ご心配なく
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Addirittura non sempre sanno perché lo fanno.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Często nie wiedzą nawet po co to robią.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Ils ne savent pas toujours pourquoi ils font ça.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Không hẳn lúc nào họ cũng biết tại sao họ làm điều đó.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.그들은 왜 그것을 하는지 조차도 항상 모릅니다.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Meistens wissen sie nicht einmal warum sie es machen.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Mereka tidak selalu tahu mengapa mereka melakukannya.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Nem is mindig tudják, miért teszik azt amit tesznek.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Nem sempre sabem porque estão a fazê-lo.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.No siempre saben siquiera por qué lo están haciendo.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Nu ştiu întotdeauna de ce fac ce fac.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Oni ani nevědí proč to dělají.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Ze weten zelfs niet altijd waarom ze het doen.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Δεν γνωρίζουν πάντα ακόμα και το λόγο για τον οποίο το κάνουν.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Те не винаги дори знаят защо го правят.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Часто они даже не знают, почему они это делают.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.הם אפילו לא תמיד יודעים מדוע הם עושים זאת.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.وهم لا يعون دوماً عن ماذا يبحثون
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.ですので、私どもは作り手のために
Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.És... Mert összezavart téged.
Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.Et puis... C'est parce qu'elle t'a ébranlé.
Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.Επιπλέον Σε συγκίνησε αυτό το κορίτσι.
Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.ايضا تلك الفتاة اثرت فيك
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.And I won't have to season it with vinegar.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.- Jak się nazywasz? - Aura.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.- Kako ti je ime? - Aura.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.Nebude to tady tak hrozné, jak se na první pohled zdá.
Üstelik onu kafamda süslememe de gerek yok.И аз не бих искал да прекарам нощта нацупена.
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorDan lagi, bukankah dia sudah menolong nyawanya? Jangan membalas air susu dengan air tuba. Maksudmu begini kan?
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyorHơn thế nữa cô bé ấy đã cứu cậu ta Cậu ấy trả lại lòng tốt của cô bé bằng thế này đây
Üstelik onun hayatini kurtardi iyiye kötülükle karsilik veriyor아니, 거기다 따지고 보면 생명의 은인 아냐? 은혜를 원수로 갚는다는 말 이럴때 쓰는거 맞지?