üstünlük ile cümle
üstünlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Jos sinä vielä estät minun kansaani etkä päästä heitä,
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.네가 여전히 내 백성 앞에 자고하고 그들을 보내지 아니하느냐
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Meskipun begitu, engkau masih juga tinggi hati dan tidak mau mengizinkan umat-Ku pergi
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Nếu ngươi còn cản trở, không để cho dân ta đi,
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Nếu ngươi còn cản_trở , không để cho dân ta đi ,
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Om du ytterligare lägger hinder i vägen för mitt folk och icke släpper dem,
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Si tu t`élèves encore contre mon peuple, et si tu ne le laisses point aller,
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.¿Todavía te insolentas contra mi pueblo para no dejarlos ir
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Tu ainda te exaltas contra o meu povo, não o deixando ir?
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.οτι επεγειρεσαι κατα του λαου μου, δια να μη εξαποστειλης αυτον;
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.Още ли се надигаш против людете Ми та не ги пускаш?
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.ты еще противостоишь народу Моему, чтобы не отпускать его, –
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.עודך מסתולל בעמי לבלתי שלחם׃
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.انت معاند بعد لشعبي حتى لا تطلقه.
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.你 還 向 我 的 百 姓 自 高 、 不 容 他 們 去 麼
Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.你 還向 我 的 百姓 自 高 、 不 容 他 們去麼
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereCho nó vượt trội đầu tiên của bạn hoặc nếu nó không, đầu tiên là chết, hoặc 'twere tốt,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereDenn es zeichnet sich die erste: oder wenn es nicht klappt, Ihre erste ist tot, oder 'twere so gut er es wäre,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereFor det excellerer dit første: eller hvis den ikke gjorde, Din første er død, eller det vilde så god han var,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereFör det överträffar din första: eller om det inte gjorde det, Din första är död, eller "twere så bra han var,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereInfatti eccelle il tuo primo: o se non, il tuo primo è morto, o 'twere come fosse buona,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twere그것은 첫 번째 탁월한 들면 다음과 같습니다하거나하지 않은 경우, 귀하가 먼저 죽은, 그가했던 좋은 또는 동정심을
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereMert kiemelkedik az első: vagy ha nem, az első halott, vagy "twere olyan jó, ő volt,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twerePara ello se destaca su primera o si no, su primer muerto, o 'twere tan buenos que eran,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twerePor isso se destaca o seu primeiro: ou se não, Seu primeiro está morto, ou 'twere tão bom que ele fosse,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twerePre Vyniká prvý: a ak nie, vaše prvé je mŕtvy, alebo "twere tak dobrý to bol,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twerePro Vyniká první: a pokud ne, vaše první je mrtvý, nebo "twere tak dobrý to byl,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereSillä se loistaa ensimmäinen: tai jos se ei ole, ensimmäinen on kuollut, tai "twere niin hyvä hän oli,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereUntuk itu unggul pertama Anda: atau jika tidak, Anda pertama adalah mati, atau 'twere sebaik dia,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereWant het blinkt uw eerste: of als het niet, Je eerste is dood, of het ware uit als hij goed,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereZa to odlikuje vaš prvi: ali, če ni, Vaš prvi je mrtev, ali "twere tako dobro je bilo,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereZa to wyróżnia się przede wszystkim: czy nie, Twoje pierwsze jest martwy, lub "twere jak dobry był,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereΓια να υπερέχει το πρώτο σας: ή αν δεν, πρώτη σας προτεραιότητα είναι νεκρός? Ή "twere τόσο καλό να ήταν,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereДля него выделяется ваш первый: или, если это не произошло, Ваш первый умер, или "twere так же хорошо, он был,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereТой превъзхожда първата си: или ако не, първото ви е мъртъв, или "twere като добър,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereשכן מצטיינת הראשון שלך: או אם לא, הראשונה שלך מת, או "twere כטוב הוא,
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereلأنها تتفوق الأولى الخاصة بك : إذا كان أو لم يكن ، الأولى هي ميتة ، أو 'twere بأنها جيدة وانه ،
İlk üstünlük için: ya o olmasaydı, ilk öldü, o, iyi ya da 'twereここに住んでいるとして、あなたはない彼の使用してください。
İster tüm düşman uçaklarını yok edersiniz, ister düşman takımına karşı üstünlük elde edersiniz.Możecie zniszczyć wszystkie samoloty przeciwnika lub zdobyć przewagę punktową.
İster tüm düşman uçaklarını yok edersiniz, ister düşman takımına karşı üstünlük elde edersiniz.Můžete buď zničit všechny nepřátelské letouny, nebo získat nadvládu nad nepřátelským týmem.
İster tüm düşman uçaklarını yok edersiniz, ister düşman takımına karşı üstünlük elde edersiniz.Vous pouvez détruire tous les avions ennemis ou être en état de suprématie sur l"équipe adverse.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Credono veramente nella loro superiorità, e sono irrispettosi nei confronti di chi non lo è.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.De tror virkelig på deres egen overlegenhed, og de er respektløse over for dem, der ikke er.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ei chiar cred în propria lor superioritate, şi nu arată respect faţă de cei care nu sunt ca ei.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Eles acreditam verdadeiramente na sua superioridade e não respeitam quem não partilha essa identidade.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ellos creen realmente en su propia superioridad, y son irrespetuosos con quienes no lo son.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.He todella uskovat omaan paremmuuteensa, eivätkä he kunnioita ulkopuolisia.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Họ thực sự tin vào sự ưu việt của mình, và sẽ là xúc phạm nếu ai mà không như vậy.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ils croient fortement en leur propre supériorité et sont irrespectueux envers les autres.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.한족은 실제로 자신들이 우월하다고 생각합니다. 한족이 아닌 문화를
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Mereka sangat percaya dalam superioritas mereka sendiri, dan mereka tidak menghormati mereka yang bukan Han.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ők tényleg hisznek a saját felsőbbrendűségükben, és nem tisztelik azokat, akik ezt nem így gondolják.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Pravzaprav verjamejo predvsem da so superiorno ljudstvo zato so do drugačnih, pogosto nepoštljivi.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Są głęboko przekonani o swojej wyższości i lekceważą inne nacje.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Skutečně věří ve svoji vlastní nadřazenost a nerespektují ty, kteří jsou jiní než oni.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ze geloven echt in hun eigen superioriteit, en ze zijn respectloos voor degenen die dat niet zijn.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Πραγματικά πιστεύουν στην ανωτερότητά τους, και δεν σέβονται τους άλλους.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Вони щиро вірять у свою вищість, і вони не поважають тих, хто не з ними.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Они и вправду верят в собственное превосходство и относятся к чужакам без уважения.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Те наистина вярват в собственото си превъзходство, и не се отнасят с уважение, към онези, които не са.