üstüne ile cümle

üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu insanların üstüne düşmekten vazgeç.Stop coddling these people.
Tom para üstüne itiraz etti.Tom objected to the change.
Onu masamın üstüne koyun.Put that on my desk.
Üstüne varmıyorum.I've been taking it easy on you.
Fazla üstüne gitmiyordum.I've been taking it easy on you.
Evimin üstüne güneş panelleri monte edeceğim.I'm going to install solar panels on my house.
Mary kanepede bacak bacak üstüne atarak oturdu.Mary sat cross-legged on the couch.
Duvarın üstüne çıkma.Don't climb on the wall.
Leyla kanamayı durdurmak için ellerini Sami'nin yarasının üstüne koydu.Layla put her hands on top of Sami's wound to stop the bleeding.
Tom torbanın içindekileri masanın üstüne boşalttı.Tom emptied the contents of the sack onto the table.
Tom bacak bacak üstüne atıp oraya oturdu.Tom sat there with his legs crossed.
Dikkat! Bir salyangozun üstüne basıyorsun.Careful! You're stepping on a snail.
Dikkat! Bir sümüklüböceğin üstüne basıyorsun.Careful! You're stepping on a snail.
Tom gömleğinin üstüne çorba döktü.Tom spilled soup on his shirt.
Tom kendi üstüne kahve döktü.Tom spilled coffee on himself.
Bu konuda Tom'un üstüne yok.No one is better at this than Tom.
Tom güneş gözlüğünü başının üstüne kaydırdı.Tom slid his sunglasses on top of his head.
Tom Mary'nin resmini buzdolabının üstüne koydu.Tom put Mary's drawing on the refrigerator.
Tom kanepede bacak bacak üstüne atmış oturuyordu.Tom sat cross-legged on the couch.
Tom kayanın üstüne yalnız oturdu.Tom sat alone on a rock.
Yeni arabamın üstüne bir ağaç düştü ve onu hurdaya ayırmak zorunda kaldım.A tree fell on my new car and I had to junk it.
Tom ağacın bir kalın dalı üstüne düştüğünde öldü.Tom was killed when a tree limb fell on him.
Tom bir ağaç üstüne düştüğünde öldü.Tom died when a tree fell on him.
Tom içkisini kendi üstüne döktü.Tom spilled his drink on himself.
Sami bacak bacak üstüne attı.Sami crossed his legs.
Sami, Leyla'nın cesedinin üstüne bir battaniye attı.Sami threw a blanket over Layla's body.
Sami kafasının üstüne bir çanta koydu.Sami put a bag over his head.
Dizinin üstüne oturabilir miyim?Can I sit on your knee?
Senin dizinin üstüne oturabilir miyim?May I sit on your knee?
Tom elini Mary'nin üstüne koydu.Tom put his hand on top of Mary's.
Tom arabanın üstüne branda çekti.Tom covered the car with a tarp.
Lütfen adınızı sayfanın en üstüne yazınız.Please write your name at the top of the page.
Tom, pizzaları masanın üstüne koydu.Tom set the pizzas down on the table.
Tom'un yeni arabası kedileri üstüne çekiyor.Tom's new car is a pussy magnet.
Tom şemsiyesinin üstüne varamadı.Tom wasn't able to find his umbrella.
Güneş gözlüğümün üstüne varamıyorum.I can't find my sunglasses.
İyi insan lafının üstüne gelir.Speak of angels and you hear their wings.
Otur kıçının üstüne.Sit your ass down.
Kedinin üstüne basma.Don't step on the cat.
Sevdiğin her şeyin üstüne sıçacağım.I will shit on everything you love.
Kendini uyandırmak için üstüne soğuk su döktü.He poured cold water over himself to wake himself up.
Kanoyu arabasının üstüne bağladı.He tied the canoe to the top of his car.
Kızarmış ekmeğin üstüne biraz şeker serpti.He sprinkled some sugar on the toast.
"Ase shafki athdrivar" Dothraki dilinde "Emrin başım üstüne" demektir."Ase shafki athdrivar" means "Your wish is my command" in Dothraki.
Lütfen buraya çıkıp masanın üstüne oturun.Please step up here, then sit on this table.
Kitabımın üstüne bir şey mi döktün?Did you spill something on my book?
Bu şapka üstüne uyuyor.That hat matches your outfit.
Mary dizlerinin üstüne çöktü.Mary got on her knees.
"Üstüne binilemeyen vahşi bir atken kendimi eğittim"."Üstüne binilemeyen vahşi bir atken kendimi eğittim".
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."The ghosts fall on their knees."
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.In addition, Picasso was very poor.
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Every industry is trying to do its part to give its customers more leisure time."
2008 yılı itibarıyla, Dota oyunu ticari dikkatleri üstüne çekmişti.By 2008, the popularity of DotA had attracted commercial attention.
Sözcüsü, "hükümetin, trajedinin siyasi sorumluluğunu üstüne aldığını" açıkladı.His spokesman said that "the government takes political responsibility for the tragedy".
Bir ilave, okulun üstüne inşa edilmiş ve 2006'da tamamlanmıştır.An extension was built onto the school and was completed in 2006.
Tüm provizyonlama işlemi, bir miktar basit işlemin üstüne inşa edilmiştir.The whole provisioning is built on top of a defined set of simple operations.
Bir karşı saldırı olarak albüm üstüne çalışmalara başladı.He began work on the album as a counterattack.
Yayıvçı ol yerni ol suvlar üstüne, ki dunyağa degindir şağavatı.Our bodies will disappear As dust in the winds they will blow.
Üstüne üstlük filmin orijinal negatifleri de müttefik uçaklarının bombardımanında yok olmuştu.Subsequently, the original negative of the film was destroyed in an Allied bombing raid.
Kral, sarayını bu kayanın üstüne kurdu ve yanlarını renkli fresklerle süsledi.He built his palace on the top of this rock and decorated its sides with colourful frescoes.

İlgili Sayfalar