üstüne ile cümle
üstüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Das ist Terrorismus.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Det är terrorism.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.Erradicando los árboles, arrancando todos los árboles del bosque... ...y ahora van a seguir arrancando
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.나무를 싹 베어내어 숲을 전부 죽이고 있습니다.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Toto je terorizmus.
Bugün üstüne düşeni yaptın.Agiste bem hoje.
Bugün üstüne düşeni yaptın.Danes si dobro opravil...
Bugün üstüne düşeni yaptın.Hizo todo bien hoy.
Bugün üstüne düşeni yaptın.Počíňali ste si dnes dobře.
Bugün üstüne düşeni yaptın.Ţi-ai făcut bine treaba azi.
Bugün üstüne düşeni yaptın.Το έκανες σωστά.
Bugün üstüne düşeni yaptın.И постъпи днес правилно.
Bugün üstüne düşeni yaptın..מילאת את תפקידך היום
Bu ifade 28/7.b^6/b ile aynıdır. Bu şekilde yaptık böylece b^6 başka bir b teriminin üstüne geldi.Вираз дорівнює 28 поділити на 7 помножити на b в шостій степені поділити на b.
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.이것이 진지하게 이용되기 시작해서, 상자에 경고 문구를 넣는게 좋겠다고 생각했어요.
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.(Śmiech) Kiedy sprawa zrobiła się poważna, postanowiłem umieść ostrzeżenie na opakowaniu.
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.Toen dit steeds groter werd, bedacht ik me, dat er een serieuze waarschuwing op de doos moest komen.
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.Và khi điều này trở nên nghiêm túc
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.וכזה התחיל להיות רציני, חשבתי לעצמי, כדאי לי לשים שלט אזהרה חמורה על הקופסא של המוצר,
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.و عندما اصبح هذا جاداً، فكرت انه من الافضل وضع علامة تحذير جادة على العلبة التي يأتي بها الجهاز.
Bu iş ciddileşmeye başladığı zaman kutusunun üstüne ciddi bir uyarı etiketi koymam gerek diye düşündüm.僕は思ったんです 箱に「警告ラベル」を貼らなきゃって そうしないと これを買って
Bu kadar üstüne gitmeyin anne, çocuk gibi.Don't worry mam, she is not a child.
Bu "kanalları" kesme sebebim, saçının başının üstüne doğru uzanmasını sağlamak.Es geht darum diese "Kanäle" zu schneiden, damit deine Haare flach am Kopf anliegen.
Bu kanun 18-19 kiloluk bir otomobil aküsünün, uygulama sırasında memenizin üstüne inmesine müsaade ediyor.18キロの車載バッテリーに相当する加重で 乳房を上から押さえつけねばならないのです しかしMBIは
Bu kanun 18-19 kiloluk bir otomobil aküsünün, uygulama sırasında memenizin üstüne inmesine müsaade ediyor.E a lei requer que o equivalente a uma bateria de 20 kg desça sobre as nossas mamas durante este estudo.
Bu kanun 18-19 kiloluk bir otomobil aküsünün, uygulama sırasında memenizin üstüne inmesine müsaade ediyor.동등한 무게로 유방을 눌러야 한다고 법에 규정되어 있다는 사실을 안다면 여러분들은 아마 매우 놀라실 것입니다.
Bu kanun 18-19 kiloluk bir otomobil aküsünün, uygulama sırasında memenizin üstüne inmesine müsaade ediyor.А закон вимагає, щоб еквівалент 20-кілограмового акумулятора під час обстеження ліг на вашу молочну залозу.
Bu kanun 18-19 kiloluk bir otomobil aküsünün, uygulama sırasında memenizin üstüne inmesine müsaade ediyor.והחוק דורש שמשקל שווה ערך לסוללת מכונית של 20 קילו יורד על השד שלך במהלך הבדיקה.
Bu kanun 18-19 kiloluk bir otomobil aküsünün, uygulama sırasında memenizin üstüne inmesine müsaade ediyor.ينص على ان لاتسخدم طاقة الا بما يعادل بطارية سيارة زنة 40 رطل يتم تطبيقها على الثدي اثناء عملية الكشف
Bu kuadın üstüne bağlı bir raket var.이 쿼드는 윗부분에 라켓을 장착했는데,
Bu kuadın üstüne bağlı bir raket var.למסוק זה יש מחבט המוצמד לראשו,
Bu kuadın üstüne bağlı bir raket var.وتتوفر هذه الرباعية على مضرب مربوط على رأسها
Bu kuadın üstüne bağlı bir raket var.スイートスポットは リンゴの大きさほどしかありません
Bu kuadın üstüne bağlı bir raket var.呢部四旋翼個頭綁咗塊球拍
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Dvignem se nad višave, ogrnjene z oblaki, enak bodem Najvišjemu.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Engkau berkata, bahwa engkau akan naik ke atas ketinggian awan-awan dan menjadi seperti Yang Mahatinggi
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Felibök hágok a magas felhõknek, és hasonló leszek a Magasságoshoz.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Ik zal opklimmen tot in de hoogste hemelen en gelijk zijn aan de Allerhoogste."
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Jag vill stiga upp över molnens höjder, göra mig lik den Högste.'
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››jeg vil stige op over skyenes topper, jeg vil gjøre mig lik den Høieste.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Je monterai sur le sommet des nues, Je serai semblable au Très Haut.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››가장 높은 구름에 올라 지극히 높은 자와 비기리라 하도다
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››mă voi sui pe vîrful norilor, voi fi ca Cel Prea Înalt.`
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Minä nousen pilvien kukkuloille, teen itseni Korkeimman vertaiseksi.`
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Salirò sulle regioni superiori delle nubi, mi farò uguale all'Altissimo
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››stiger op over Skyernes Højder, den Højeste lig" -
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››subirei acima das alturas das nuvens, e serei semelhante ao Altíssimo.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Subiré sobre las alturas de las nubes y seré semejante al Altísimo.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Ta sẽ lên trên cao những đám mây , làm ra mình bằng Ðấng_Rất_Cao .
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Ta sẽ lên trên cao những đám mây, làm ra mình bằng Ðấng Rất Cao.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Vstoupím nad výsosti oblaku, budu rovný Nejvyššímu.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››vystúpim na výšiny oblakov a budem podobný Najvyššiemu!
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Wstąpię na wysokość obłoków, będę równy Najwyższemu.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››θελω αναβη επι τα υψη των νεφελων θελω εισθαι ομοιος του Υψιστου.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››взойду на высоты облачные, буду подобен Всевышнему".
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››Ще възляза над висотата на облаците, Ще бъда подобен на Всевишния.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››אעלה על במתי עב אדמה לעליון׃
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››اصعد فوق مرتفعات السحاب. اصير مثل العلي.
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››我 要 升 到 高 雲 之 上 . 我 要 與 至 上 者 同 等
Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››我 要 升到 高雲 之上 . 我 要 與至 上者 同等