üstünde ile cümle
üstünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.Ένας άνθρωπος που ιππεύει κι ένας που στέκεται στη γη είναι δύο διαφορετικά πράγματα.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.Людина на коні і людина, що стоїть - це дві різні людини.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.Человек на лошади и и пеший человек не являются одним и тем же.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.Човек на кон, човек пеш, това са две различни неща.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.גבר על סוס, גבר שהולך ברגל - שני דברים שונים.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.رجل يمتطي حصان , رجل على قدميه , هما شيئين مختلفين تماماً .
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.これらは別物なのです 異なる「絵」なんですね
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.Estes são todos pontos onde você caçador-coletor, suas possibilidades de produção.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.당신이 수렵과 채집을 할 때의 생산가능곡선 위에 있다고 표현합니다.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.op uw productie mogelijkheden grens (production possibilities frontier)
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.oznaczone są na krzywej możliwości produkcyjnych.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.To jsou všechny body na vaší hranici produkčních možností vás jako lovce/sběrače.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.Все эти точки показывают на Вас как охотника-собирателя, на границу возможностей Вашей производительности.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.Всі точки характеризують можливості для вас, як мисливця-збирача, на вашій кривій виробничих можливостей.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.Тези са всички точки за тебе като ловец-събирач върху твоята граница за продуктивни възможности.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.אלו הכל נקודות של היותכם ציידים-מלקטים, על גבול אפשרויות הייצור שלכם.
Avcı-toplayıcı olarak yapabileceğiniz bütün seçimler bu Üretim Olanakları Eğrisi'nin üstündedir.生産可能性フロンティア と言うんだ。 なぜならば、もし線を描けば...
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.C'est pareil pour moi avec le tapis.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.Das ist für mich dasselbe wie mit dem Teppich.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.E' lo stesso per me con il tappeto.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.Este acelaşi lucru pentru mine cu covorul.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.카펫때문에 저도 마찬가지죠.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.Me pasa lo mismo a mí con la alfombra.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.U mnie sytuacja jest taka sama z dywanem.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.Το ίδιο και εγώ με το χάλι.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.И я тоже — из-за ковра.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.Същото е за мен с килима.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.זה אותו דבר איתי ועם השטיח.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.والشئ نفسه يحدث لي مع السجاد.
Aynı şey benim üstünde durduğum halı için geçerli.この状態は家庭でも同じです
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.Ao mesmo tempo, parece que também não a conseguiam usar fora do subsolo.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.En esos momentos, parece que tampoco la podían usar en el exterior.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.Nello stesso momento, pare che nessuno abbia potuto usarla in superficie.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.Samaan aikaan se ei toiminut maan päälläkään.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.Samtidigt kunde ingen använda alkemi här uppe heller.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.Samtidig var der heller ingen, der bruge alkymi heroppe.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.W tym samym czasie inni nie mogli się posłużyć alchemią również na powierzchni.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.Ταυτόχρονα, ήταν άχρηστη και πάνω.
Aynı zamanda, onlar da yerin üstünde kullanamıyorlarmış.И в то же самое время они не могли её использовать и на поверхности земли.
Ayrıca hedeflenmiş promosyonlar üstünde çalışıyorlar.이 팀은 타깃 프로모션도 하기로 했어요
Ayrıca hedeflenmiş promosyonlar üstünde çalışıyorlar.Y ellos también van a trabajar en las promociones objetivo.
Ayrıca hedeflenmiş promosyonlar üstünde çalışıyorlar.Zamierzają oni także pracować nad promocjami wymierzonymi do konkretnych grup.
Ayrıca hedeflenmiş promosyonlar üstünde çalışıyorlar.І вони також збираються працювати над цільовими рекламами.
Ayrıca hedeflenmiş promosyonlar üstünde çalışıyorlar.سيعملون على الإعلانات الموجهة. كل هذه
Ayrıca hedeflenmiş promosyonlar üstünde çalışıyorlar.すべて仮説ですが出発点はよさそうです
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Bättre är att möta en björninna från vilken man har tagit ungarna, än att möta en dåre i hans oförnuft.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Bedre for en mann å møte en bjørn som ungene er tatt fra, enn en dåre i hans dårskap.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Encontre-se o homem com a ursa roubada dos filhotes, mas não com o insensato na sua estultícia.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Es ist besser, einem Bären begegnen, dem die Jungen geraubt sind, denn einem Narren in seiner Narrheit.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Je kunt beter een berin tegenkomen, die haar jong kwijt is, dan een dwaas, die zijn woede de vrije loop laat.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.차라리 새끼 빼앗긴 암콤을 만날지언정 미련한 일을 행하는 미련한 자를 만나지 말 것이니라
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Kohdatkoon miestä karhu, jolta on riistetty poikaset, mutta älköön tyhmä hulluudessansa.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Lépe člověku potkati se s nedvědicí osiřalou, nežli s bláznem v bláznovství jeho.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Lepiej jest człowiekowi spotkać się z niedźwiedzicą osierociałą, niżeli z głupim w głupstwie jego.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Mai bine să întîlneşti o ursoaică jefuită de puii ei, decît un nebun în timpul nebuniei lui. -
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Man kan møde en Bjørn, hvis Unger er taget, men ikke en Tåbe udi hans Dårskab.
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Medvedka, ki so ji mladiče vzeli, naj sreča moža, a ne bedak v neumnosti svoji!
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Meglio incontrare un'orsa privata dei figli che uno stolto in preda alla follia
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Mejor es encontrarse con una osa despojada de sus crías que con un necio empeñado en su insensatez
Azgınlığı üstünde bir akılsızla karşılaşmak, Yavrularından edilmiş dişi ayıyla karşılaşmaktan beterdir.Nech nadíde osirelá medvedica na človeka, ale nie blázon vo svojom bláznovstve.