üstünü ile cümle
üstünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A skórkami koźlęcemi obwinęła ręce jego, i gładkość szyi jego.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.com as peles dos cabritos cobriu-lhe as mãos e a lisura do pescoço;
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.con le pelli dei capretti rivestì le sue braccia e la parte liscia del collo
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Elle couvrit ses mains de la peau des chevreaux, et son cou qui était sans poil.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.I -a acoperit cu pielea iezilor mînile şi gîtul, care era fără păr.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Ia membalutkan juga kulit anak kambing pada lengan dan leher Yakub yang tidak berbulu itu
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.in s kožicami kozličev obleče roke njegove in gladino vratu njegovega.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.또 염소 새끼의 가죽으로 그 손과 목의 매끈매끈한 곳에 꾸미고
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Men skinnene av kjeene hadde hun om hans hender og om den glatte del av hans hals.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Mutta vohlain nahat hän kääri hänen käsiinsä ja paljaaseen kaulaansa.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Och med skinnen av killingarna beklädde hon hans händer och den släta delen av hans hals.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.rồi người lấy da dê con bao hai tay và cổ , vì tay và cổ Gia-cốp không có lông .
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.rồi người lấy da dê con bao hai tay và cổ, vì tay và cổ Gia-cốp không có lông.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Skindene af Gedekiddene lagde hun om hans Hænder og om det glatte på hans Hals,
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Y puso las pieles de los cabritos sobre las manos y sobre el cuello, donde no tenía vello
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.και με τα δερματα των εριφιων εσκεπασε τας χειρας αυτου, και τα γυμνα του τραχηλου αυτου
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.а руки его и гладкую шею его обложила кожею козлят;
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.И зави ръцете му и гладкото на шията му с ярешките кожи.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.ואת ערת גדיי העזים הלבישה על ידיו ועל חלקת צואריו׃
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.والبست يديه وملاسة عنقه جلود جديي المعزى.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.又 用 山 羊 羔 皮 、 包 在 雅 各 的 手 上 、 和 頸 項 的 光 滑 處
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.又 用 山羊 羔皮 、 包在 雅各 的 手上 、 和 頸項 的 光滑處
En iyisi, en üstünü." dedi.A legjobb cucc. A legjobb."
En iyisi, en üstünü." dedi.Das Beste vom Besten."
En iyisi, en üstünü." dedi.De lo mejor. De lo mejor"
En iyisi, en üstünü." dedi.Do melhor. Do melhor."
En iyisi, en üstünü." dedi.Hàng Columbia đấy. Loại thượng hạng."
En iyisi, en üstünü." dedi.Il meglio. Il meglio."
En iyisi, en üstünü." dedi.Kualitas atas. Kualitas atas."
En iyisi, en üstünü." dedi.La meilleure. La meilleure. "
En iyisi, en üstünü." dedi.Marfa de marfa. Marfa de marfa."
En iyisi, en üstünü." dedi.Najvyššia trieda."
En iyisi, en üstünü." dedi.Nejvyšší kvalita. Nejvyšší kvalita."
En iyisi, en üstünü." dedi.Parasta mitä on."
En iyisi, en üstünü." dedi.Topkwaliteit. Topkwaliteit."
En iyisi, en üstünü." dedi.Z najwyższej półki."
En iyisi, en üstünü." dedi.Το καλύτερο. Το καλύτερο."
En iyisi, en üstünü." dedi.Върха на слодоледа. Върха на сладоледа."
En iyisi, en üstünü." dedi.Высший класс."
Etrafınızda kimse yok ve sizin üstünüzdeki parkta çocukların oynadığını duyuyorsunuz,주위에는 아무도 없고 천장에서는 제 발 밑에 뭐가 있는지 알길이 없는 아이들이
Etrafınızda kimse yok ve sizin üstünüzdeki parkta çocukların oynadığını duyuyorsunuz,Não há ninguém à nossa volta.
Etrafınızda kimse yok ve sizin üstünüzdeki parkta çocukların oynadığını duyuyorsunuz,Spacerowi tym tunelem towarzyszy spokój.
Etrafınızda kimse yok ve sizin üstünüzdeki parkta çocukların oynadığını duyuyorsunuz,אין אף אחד מסביבכם, ואתם שומעים את הילדים משחקים בפארק מעליכם,
Etrafınızda kimse yok ve sizin üstünüzdeki parkta çocukların oynadığını duyuyorsunuz,لا يوجد أحد حولك، وتسمتع إلى الأطفال يلعبون بالحديقة فوقك،
Etrafınızda kimse yok ve sizin üstünüzdeki parkta çocukların oynadığını duyuyorsunuz,真上にある公園で遊ぶ子どもの声が聞こえ 下にあるものの存在には全く気づくことはないのです
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Also die haben hier diese Differenzialgleichung y Strich Strich.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Asadar, ele au o [? derivata ?] diferentiala y derivat derivat.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Dus, ze hebben deze differentiaal y accent accent
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Por lo tanto, ellas tienen ésta diferencial (derivada) y prima prima.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Quindi, abbiamo questa equazione differenziale y secondo.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Takže, mají (v té učebnici) tuto derivaci: druhá derivace funkce y.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Vì vậy, họ có vi phân này [? đạo hàm.?] y nguyên tố số nguyên tố.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.자 그책에 나와있는 미분방정식이에요 y "
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.y"は何でしょうか? xに関する2次の導関数+
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.Здесь есть производная игрек два штриха.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.И така, диференциалните уравнения имат производни. y прим прим.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.لذا، يتعين عليهم هذا الفارق [؟ مشتق.؟] رئيس الوزراء رئيس الوزراء y.
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Puedes cubrirte por la noche si tienes mucho frío.]
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Vous pouvez vous couvrir la nuit s'il fait trop froid].
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Μπορείς να σκεπαστείς τη νύχτα αν κάνει πολύ κρύο.]