üstünü ile cümle

üstünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Ако ти стане хладно през нощта се загъни]
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][يمكنك تغطية نفسك فى الليل إذا كان شديد البرودة]
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.A więc, pani porucznik, poślę cię od razu w ślad za twoim dowódcą.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Então, Menina Tenente, já vou mandá-la atrás do seu superior.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Señorita teniente, tú eres la siguiente.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Και τώρα, δις Υπολοχαγέ, θα σας στείλω να συναντήσετε τον ανώτερό σας αμέσως.
Gelelim sana, Bayan Teğmen. Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.А теперь, мисс лейтенант, я отправлю вас вслед за вашим командиром.
Hadi şunların üstünü olalım-- aslında yazacak alanım bitiyor.Beh eleviamo entrambi questi --- in realtà, sto finendo talmente tanto lo spazio.
Hadi şunların üstünü olalım-- aslında yazacak alanım bitiyor.Podnieśmy obie strony - właściwie kończy mi się miejsce tutaj.
Hadi şunların üstünü olalım-- aslında yazacak alanım bitiyor.حسناً، دعونا نرفع كلاهما --في الواقع، ان المساحة تقترب من النفاذ
Hadi şunların üstünü olalım-- aslında yazacak alanım bitiyor.場所がなくなってきました。 次のページに移動します。
Hatırlar mısınız? Arabadalar, ses çok açık, bu yüzden arabanın üstünü kapatırlar.Et ils sont dans la voiture, c'est trop bruyant, ils remontent la capote.
Hatırlar mısınız? Arabadalar, ses çok açık, bu yüzden arabanın üstünü kapatırlar.He istuvat autossa ja nostavat katon ylös.
Hatırlar mısınız? Arabadalar, ses çok açık, bu yüzden arabanın üstünü kapatırlar.Şi sunt în maşină şi e gălăgie si pun capota deasupra.
Hatırlar mısınız? Arabadalar, ses çok açık, bu yüzden arabanın üstünü kapatırlar.Und sie sind im Auto und es ist laut, also ziehen sie das Dach hoch.
Hatırlar mısınız? Arabadalar, ses çok açık, bu yüzden arabanın üstünü kapatırlar.Y están en el auto, y hay ruido, entonces suben el toldo.
Henüz üstünü örtmeden gördüğümüz için şanslıyız, zira vücudu çok güzel, çok çekici.Avšak my jsme potěšeni, že se na břeh ještě nedostala. Její tělo je tak nádherné a smyslné.
Henüz üstünü örtmeden gördüğümüz için şanslıyız, zira vücudu çok güzel, çok çekici.Dar noi suntem incantati ca nu este inca imbracata Trupul este atat de frumos. E asa de senzual.
Henüz üstünü örtmeden gördüğümüz için şanslıyız, zira vücudu çok güzel, çok çekici.Але ми тішимося, що вона ще не досягла узбережжя. ЇЇ тіло прекрасне . Воно таке чуттєве.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.At adlyde en overordnet, som du ikke tror på, er ikke loyalitet.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Att följa en överordnad som du inte tror på är inte lojalitet.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Ei ole lojaaliutta seurata esimiestä, johon ette luota.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir. Kendini kandırmaktır.Η υπακοή σε ανώτερο που δεν πιστεύεις, δεν είναι αφοσίωση είναι σαν αυταπάτη!
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Posłuszeństwo wobec dowódcy, któremu nie ufacie, to nie lojalność.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguir a un superior en quien no confías no es ser leal.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguire un superiore in cui non riponete fiducia non è lealtà.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Seguir um superior no qual não tem fé não é lealdade.
İnanmadığın bir üstünün peşinden gitmek sadakat değildir.Подчиняться тому, кому не веришь - это не лояльность.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Acum dar rămîn aceste trei: credinţa, nădejdea şi dragostea; dar cea mai mare dintre ele este dragostea.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Agora, pois, permanecem a fé, a esperança, o amor, estes três; mas o maior destes é o amor.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.A teraz zostaje wiara, nadzieja, miłość, te trzy rzeczy; lecz z nich największa jest miłość.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.A teraz zostáva viera, nádej a láska, to troje, ale najväčšia z nich je láska.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir."그런즉 믿음, 소망, 사랑 이 세가지는 항상 있을 것인데 그 중에 제일은 사랑이라"
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Kortom, er zijn drie dingen die blijven: Geloof, hoop en liefde. Maar de liefde is het voornaamste.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Men nu blir de stående disse tre, tro, håp, kjærlighet, og størst blandt dem er kjærligheten.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Most azért megmarad a hit, remény, szeretet, e három; ezek között pedig legnagyobb a szeretet.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Niin pysyvät nyt usko, toivo, rakkaus, nämä kolme; mutta suurin niistä on rakkaus.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Nun aber bleibt Glaube, Hoffnung, Liebe, diese drei; aber die Liebe ist die größte unter ihnen.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Nyní pak zůstává víra, naděje, láska, to tré, ale největší z nich jestiť láska.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Queste dunque le tre cose che rimangono: la fede, la speranza e la carità; ma di tutte più grande è la carità
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Så bliva de då beståndande, tron, hoppet, kärleken, dessa tre; men störst bland dem är kärleken.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Så blive da Tro, Håb, Kærlighed disse tre; men størst iblandt disse er Kærligheden.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Sedaj pa ostane vera, upanje, ljubezen, to troje; največja od njih pa je ljubezen.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Y ahora permanecen la fe, la esperanza y el amor, estos tres; pero el mayor de ellos es el amor
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Τωρα δε μενει πιστις, ελπις, αγαπη, τα τρια ταυτα. μεγαλητερα δε τουτων ειναι η αγαπη.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.А теперь пребывают сии три: вера, надежда, любовь; но любовь из них больше.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.Тепер же пробувають віра, надїя, любов, сї троє; більша ж із сих любов.
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.ועתה שלש אלה תעמדנה האמונה והתקוה והאהבה והגדולה בהן היא האהבה׃
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.اما الآن فيثبت الايمان والرجاء والمحبة هذه الثلاثة ولكن اعظمهن المحبة
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.如 今 常 存 的 有 信 、 有 望 、 有 愛 、 這 三 樣 、 其 中 最 大 的 是 愛
İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.如今 常 存 的 有信 、 有望 、 有愛 、 這 三 樣 、 其中 最 大 的 是愛
İş yerinizde sorun yaşıyorsanız önce üstünüzle ile iletişime geçin.Jos kohdat ongelmia työpaikalla, ota yhteys ensin esimieheesi.
İş yerinizde sorun yaşıyorsanız önce üstünüzle ile iletişime geçin.Om du råkar ut för problematiska situationer på arbetsplatsen ska du först kontakta din chef.
İş yerinizde sorun yaşıyorsanız önce üstünüzle ile iletişime geçin.Si sufre problemas en el trabajo, en primer lugar comuníqueselo a su superior.
İş yerinizde sorun yaşıyorsanız önce üstünüzle ile iletişime geçin.Si vous rencontrez des problèmes sur le lieu de travail, adressez-vous d’abord à votre supérieur.
İş yerinizde sorun yaşıyorsanız önce üstünüzle ile iletişime geçin.Если у вас возникают проблемы на работе, в первую очередь, обратитесь к своему непосредственному руководителю.
İş yerinizde sorun yaşıyorsanız önce üstünüzle ile iletişime geçin.إذا واجهت مشاكل في العمل، فتواصل أولاً مع رئيسك في العمل.
"İyi mal var adamım. Kolombiya malı. En iyisi, en üstünü." dedi.그가 말했죠, "좋은 거야. 콜롬비아산 최고급이라고."
"İyi mal var adamım. Kolombiya malı. En iyisi, en üstünü." dedi.הוא כזה, "חומר טוב גבר. קולומביה. הכי טוב שיש. הכי טוב שיש."
"İyi mal var adamım. Kolombiya malı. En iyisi, en üstünü." dedi.فقال "إنّها سلعة جيّدة، يا رجل. من كولومبيا. أرقى ما يوجد. أرقى ما يوجد."

İlgili Sayfalar