üstü ile cümle
üstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çekil üstümden!Get off me!
Okul tepenin üstünde.The school is on top of the hill.
Merhametin üstün geleceğini umut edelim.Let's hope that decency will prevail.
Tom başını su üstünde tuttu.Tom kept his head above water.
Bu insanların üstüne düşmekten vazgeç.Stop coddling these people.
Tom para üstüne itiraz etti.Tom objected to the change.
Bu gerçekten gerçek üstüydü.It was really surreal.
Keşke eve gidip üstümü değişmek için zamanım olsa.I wish I had time to go home and change into something else.
Mary diz üstü botlarını giydi.Mary put on her knee-high boots.
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.They ate salad on the cliff, but got sick on the hike back.
Tom'un bir üstünlük kompleksi var.Tom has a superiority complex.
Ben senin direkt üstünüm ve sen benim asistanımsın.I'm your direct superior and you're my assistant.
Yıldızlar sessiz arazilerin üstünde parlıyordu.The stars were shining over the silent fields.
Onu masamın üstüne koyun.Put that on my desk.
Üstüne varmıyorum.I've been taking it easy on you.
Fazla üstüne gitmiyordum.I've been taking it easy on you.
Tom üstünde yalnızca otuz doları olduğunu söyledi.Tom said he only had thirty dollars on him.
O, 30 yaşın üstünde ama yine de mali açıdan ailesine bağlı.He's over 30 but still financially dependent on his parents.
Bazı diller doğası gereği diğerlerinden üstün.Some languages are inherently superior to others.
Bazı diller doğal olarak diğerlerine göre üstündür.Some languages are inherently superior to others.
Doğal olarak hiç bir dil diğerinden üstün değildir.No language is inherently superior to any other.
Doğal olarak hiçbir dil birbirine göre üstün değildir.No language is inherently superior to any other.
Tom benim üstümde ve Mary benim altımda yaşıyor.Tom lives above me and Mary lives below me.
Tom Mary'nin sadece bir kat üstünde yaşıyor.Tom lives just one floor above Mary.
Evimin üstüne güneş panelleri monte edeceğim.I'm going to install solar panels on my house.
On sekiz yaşın üstünde olduğunu söyledi.She said she was over eighteen.
Benim kültürüm objektif olarak onlarınkinden daha üstün.My culture is objectively superior to theirs.
Şöminenin üstündeki duvarda bulunan resim Tom tarafından yapıldı.The painting on the wall above the fireplace is by Tom.
İdeolojimin sizinkinden üstün olduğuna içtenlikle inanıyorum.I sincerely believe my ideology is superior to yours.
Benim ideolojim tartışmasız olarak üstüntür.My ideology is unquestionably superior.
Masanın üstünde duran bir kitap var mıydı?Was there a book lying on the desk?
Mary kanepede bacak bacak üstüne atarak oturdu.Mary sat cross-legged on the couch.
Bir akbaba çölün üstünde dönüyor.A vulture is circling above the desert.
Bir martı plajın üstünde dönüyordu.A seagull circled above the beach.
Duvarın üstüne çıkma.Don't climb on the wall.
Masanın üstündeki o şey ne?What's that on the desk?
Leyla, Sami'yi çizgi üstünde tutmaya çalıştı.Layla tried to keep Sami on the line.
18 yaşın üstünde değil misin?Aren't you over 18?
On sekiz yaşın üstünde değil misin?Aren't you over eighteen years old?
Leyla kanamayı durdurmak için ellerini Sami'nin yarasının üstüne koydu.Layla put her hands on top of Sami's wound to stop the bleeding.
Tom'un gömleği onun yatağının üstünde.Tom's shirt is on his bed.
Tom'un gömleği onun yatağının üstündeydi.Tom's shirt was on his bed.
Masanın üstünde küçük bir kutu var.There's a small box on the table.
Tom torbanın içindekileri masanın üstüne boşalttı.Tom emptied the contents of the sack onto the table.
Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.Sami felt a little bit superior to his friends.
Tom, Xbox One denetimcisini DualShock 4'ün üstünde tercih ediyor.Tom prefers the Xbox One controller over the DualShock 4.
Harika! Ayın üstündeyim!Great! I'm over the moon!
Masanın üstünde bir lamba var.Above the table is a lamp.
Masanın üstünde yeşil bir kitap var.On the table is a green book.
Tom fizik olarak benden üstün.Tom is in better physical shape than me.
Tom'un yeniden ayaklarının üstünde durmasına yardım ettim.I helped Tom get back on his feet.
Tom bacak bacak üstüne atıp oraya oturdu.Tom sat there with his legs crossed.
Onun üstünde yatmak istiyorum.I want to sleep on it.
Dikkat! Bir salyangozun üstüne basıyorsun.Careful! You're stepping on a snail.
Dikkat! Bir sümüklüböceğin üstüne basıyorsun.Careful! You're stepping on a snail.
Tom'un üstünde kurşungeçirmez yelek yok.Tom isn't wearing a bulletproof vest.
Otuz yaşın üstünde olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're over thirty.
Tom'un otuz yaşın üstünde olduğunu düşünüyordum.I thought Tom was over thirty.
Tom'un telefonu üstünde değilmiş.Tom didn't have his phone on him.
Çekil üstümden, bana dokunma.Get off me. Don't touch me.
İlgili Sayfalar