Babam yatma zamanı geldiğini üstü kapalı söyledi.My father hinted that it was time to go to bed.
Üstü kapalı bir tehdit mi bu?Is that a veiled threat?
Tom üstü kapalı tehditte bulundu.Tom made a veiled threat.
Üstü kapalı küçük bir avlusu vardır.It has a small unenclosed shelter.
Eğer tartışmak savaşsa, kaybederek öğrenmek gibi üstü kapalı bir denklem var.If argument is war, then there's an implicit equation of learning with losing.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Then there were implicit commonalities that none of them seemed to be practicing.
Buradaki mantık daha üstü kapalı.And the logic's a little more subtle here.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .This is implicitly saying that the absolute value of y has to be negative.
Çünkü bunu üstü kapalı bir şekilde yapmak istiyordum.Because I tried to make it intimate.
Bu üstü kapalı bir methoddur.This is an implicit method.
Değişme özelliğinin üstü kapalı olarak kullanımına ilişkin kayıtlar eski zamanlara kadar gider.Records of the implicit use of the commutative property go back to ancient times.
Pilot üstü kapalı olarak onun bir UFO olabileceğini söyledi.Der Pilot äußerte die Vermutung, es könne sich um ein Ufo handeln.
Üstü kapalı küçük bir avlusu vardır.An einer Seite eine kleine geschlossene Tür.
Bir üstü kapalı "loggia", mazgallar ve bir saat kulesi ihtiva eder.Oben wird der Schrank von Figuren, einer Uhr und einem Wappen gekrönt.
Bu üstü kapalı bir methoddur.C'est une méthode aléatoire.
Üstü kapalı bir şekilde O'nu savunur da."No!" grida Amfortas scagliandosi contro di loro.
Umarım bir planın vardır." üstü kapalı bir şekilde belli etmiştir.«È bello avere un amico» - gli dichiara senza sospetto.
Üstü kapalı olarak Heyet-i Temsiliyenin (Temsil Kurulu) oluşturulmasından bahsedilmiştir.Инфинитив глагола образуется с помощью аффикса -мақ (-мәк).
Bu isteğin içinde üstü kapalı bir tehdit de vardır.Er bestaat hier een gesloten alternatief voor.
Bu üstü kapalı bir methoddur.Jest to metoda pomocnicza.
Etrafı üstü kapalı yürüme yeri bulunan avlusuyla isim yapmıştır.Назва походить від урочища Замковище, де пролягає провулок.
Bu isteğin içinde üstü kapalı bir tehdit de vardır.V rámci této služby je možné též vykonat uložený alternativní trest.
Güneybatı yönündeki tribünün üstü kapalıdır.Seluruh sudut tenggara agak tertutup.
Final Çözüm (Endlösung), Naziler için Yahudilerin yok edilmesini anlatan üstü kapalı bir tanımdı.Thuật từ Endlösung trở thành cách nói chuẩn của Quốc xã khi ám chỉ biện pháp tuyệt diệt dân Do Thái.
Üstü kapalı bir şekilde O'nu savunur da.一護に余計なことを言ってはドツかれている。
Olayda yaralanmayan alma Hearst tarafından üstü kapalı şekilde tehdit edilmektedir.この事件はガントレットを奪ったアダム・ウォーロックにより時間を巻き戻されて無かったことにされた。
10.000 kişi kapasiteli olan stadyumun tamamı koltuklu üstü kapalıdır.会場は最大一万人収容可能で無事終了した。
Üstü kapalı bir şekilde O'nu savunur da.當時他以後備身份入替。
Final Çözüm (Endlösung), Naziler için Yahudilerin yok edilmesini anlatan üstü kapalı bir tanımdı.”「最终解决方案」是纳粹对屠杀犹太人的委婉语。
Üstü kapalı bir şekilde O'nu savunur da.은이 없다면 그에 속한 다른 것을 주어야 한다.
Final Çözüm (Endlösung), Naziler için Yahudilerin yok edilmesini anlatan üstü kapalı bir tanımdı."최종 해결책"이라는 용어는 나치가 유대인 전멸 계획을 지칭하기 위해 사용한 완곡한 표현이었다.
Final Çözüm (Endlösung), Naziler için Yahudilerin yok edilmesini anlatan üstü kapalı bir tanımdı.'Galutinis sprendimas'), kaip užuomina į nacių planą sunaikinti žydus.
Anadoluda bu söz üstü kapalı yer ifade eder.Tas žodis ir prigijęs vietovei.
Aklınıza ilk gelen sorulardan biri daha önce üstü kapalı da değindiğim gibiJedná z prvních otázek, kterou můžete mít, a již jsem to zmiňoval dříve, je:
Aklınıza ilk gelen sorulardan biri daha önce üstü kapalı da değindiğim gibiЗараз, перше з питань, яке може у Вас виникнути, я, начебто, згадував про це раніше -
Bu aslında üstü kapalı bir ifade.Jest domyślny.
Bu aslında üstü kapalı bir ifade.이는 생략되어 있지요
Bu aslında üstü kapalı bir ifade.Значит, плюс 1 (единицу можно и не писать) х в квадрате.
Bu aslında üstü kapalı bir ifade.Це приховано.
Bu aslında üstü kapalı bir ifade.انه غير ظاهر
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Bevýhradne to hovorí, že absolútna hodnota "y" musí byť záporná.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Bezvýhradně to říká, že _BAR_y_BAR_ musí být záporná.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .De manière implicite, ça revient à dire que la valeur absolue de y doit être négative.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Det siger indirekte, at den absolutte værdi af y er et negativt tal.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Eigenlijk zeg je dan dus dat de absolute waarde van Y negatief moet zijn
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .És ebben akkor kimondatlanul benne van, hogy az y abszolút értékének negatívnak kell lennie.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Esto está diciendo implícitamente que el valor absoluto de y tiene que ser negativo.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Isto é implicitamente dizendo que o valor absoluto do y tem de ser negativo.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Mamy tu napisane, że y... że wartość bezwzględna y... musi być liczbą ujemną.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .이것은 |y|이 음수라고 말하는 것입니다
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .Безусловно се казва, че абсолютната стойност на у трябва да е отрицателна.
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .هذا القول ضمني انه يجب ان تكون _BAR_y_BAR_ سالبة
Bu bize üstü kapalı olarak y'nin mutlak değerinin negatif olması gerektiğini söylüyor. .負になると言っています。 単に負ではなく、
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki: "Bak her iki tarafta da iki atom var."a tato čára nám říká, podívejte, tady jsou dva atomy každý na jednom konci.
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki: "Bak her iki tarafta da iki atom var."E essa linha implicitamente está dizendo, olha, há dois átomos em cada extremidade.
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki: "Bak her iki tarafta da iki atom var."Og denne linje siger implicit, se, der er to atomer i enten ende.
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki: "Bak her iki tarafta da iki atom var."Ta kreska mówi nam, że tu są ukryte dwa elektrony.
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki: "Bak her iki tarafta da iki atom var."ось тут і тут із атомами на кінцях.
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki:그리고 선이 의미하는 것은
Bu çizgi üstü kapalı olarak diyor ki:Und dieser Linie ist stillschweigend, sehen Sie, es gibt zwei