"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Il est en haut maintenant, ayant un peu de thé." "Qu'est-ce qu'il pense de tout cela?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Je hore teraz majú nejaký čaj." "A čo si myslí, že to všetko?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Je nahoře teď mají nějaký čaj." "A co si myslí, že to všechno?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Jest na górze teraz, po herbatę." "Co on sobie myśli o tym wszystkim?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""그는 어떤 차를 마시며 지금 윗층에있어." "그는 모든에 대해 어떻게 생각합니까?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Ő emeleti most, miután egy kis teát." "Mit gondol, ez az egész?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?"Ông của tầng trên, có một số trà. "Anh ta nghĩ gì của nó?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""On je zdaj gor, z nekaj čaja." "Kaj pa misli, je vse?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Είναι επάνω τώρα, έχοντας λίγο τσάι." "Τι πιστεύει για όλα αυτά;"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Він нагорі тепер, чаю." "Що він думає все це?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Он наверху теперь, чаю." "Что он думает все это?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Той е горе сега, след като чай." Какво прави той, че на всичко това? "
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?"واضاف "انه الطابق العلوي من المنزل الآن ، وجود بعض الشاي." "ماذا يفكر في كل ذلك؟"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""彼は絶対にガタガタです。"
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.여기 보시는 것이 메가버스입니다. 윗층에는 약 2000명의 사람을 태울 수 있죠.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.2000人が乗車できる メガバスを見たことがありますか? 線路上を走り
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Acesta e un mega-autobuz, şi pe platforma de sus încap 2.000 de oameni.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Di sini Anda memiliki megabus, di dek atas membawa sekitar 2.000 orang.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Ecco un autobus gigante, al piano superiore porta circa 2.000 persone.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Este es un megabus; en el piso superior lleva a unas 2.000 personas.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Her har I en megabus, der på øverste etage bærer omkring 2.000 mennesker.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Hier haben Sie einen Megabus, auf dem oberen Level werden rund 2000 Personen transportiert.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Hier heb je een megabus, op het bovendek is plaats voor ongeveer 2.000 mensen.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Il s'agit d'un mégabus qui peut transporter jusqu'à 2000 personnes sur sa plateforme.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Jeździ tu wielki autobus. Na górnym piętrze może pomieścić nawet 2000 ludzi.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Peking egyik külvárosában. Itt láthatnak egy megabuszt, a felső szintjén 2000 ember fér el.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Se on megabussi, jonka yläkannelle mahtuu noin 2000 matkustajaa.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Temos aqui um mega-autocarro. No piso de cima cabem cerca de 2000 pessoas.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Tu imate megabus, ki na zgornjem krovu prevaža kar 2.000 ljudi.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Vidíte tady megabus, na jehož horní plošině cestuje asi 2000 lidí.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Εδώ έχετε ένα μεγα-λεωφορείο που στο πάνω επίπεδο μεταφέρει γύρω στους 2,000 ανθρώπους.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Вот мегабус, на верхней палубе которого помещается около 2000 людей
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Тук имате мегабус, на горния етаж вози около 2000 души.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.Це мегабус на верхній палубі вміщає близько 2 тисяч людей.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.הנה לפניכם מגה-אוטובוס, ברציף העליון הוא נושא כ-2000 אנשים.
Bu bir devasa-otobüs, üst katında 2000 kişi taşıma kapasiteli.انها الباصات العملاقة انها تتسع ل2000 شخص على متنها
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.A műhelyek fölött, melyekben munkájukat végezték.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Ils vivaient dans les ateliers où ils travaillaient.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.그들은 그들이 일하는 그 노동작업장을 기반으로 살고 있었어요.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Mereka hidup dari tempat-tempat kerja yang mereka kerjakan sendiri.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Sie lebten oberhalb der Geschäfte, in denen sie arbeiteten.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Vivevano sopra ai negozi in cui lavoravano.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Viviam sobre as lojas em que trabalhavam.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Vivian encima de los talleres donde estaban trabajando.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Ze leefden bovenop de werkplaatsen waarin ze werkten.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Żyli powyżej warsztatów, w których pracowali.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Έμεναν πάνω από τα εργαστήρια όπου δούλευαν.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.Живеели над работилниците, където работели.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.הם חיו בבתי המלאכה בהם עבדו
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.لقد كانوا يعملون في الورش التي يعملون فيها.
Çalıştıkları atölyelerinin üst katında yaşıyorlardı.この習慣は至るところに行き渡り
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Aber Ehud ging zum Saal hinaus und tat die Tür der Sommerlaube hinter sich zu und verschloß sie.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.A Ehúd vyšiel na stĺpovú chodbu a zavrel za sebou dvere vrchnej dvorany a zamknul.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Általméne pedig Ehud a csarnokon, minekutána bevonta maga után a felház ajtait, és bezárta.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ðoạn , Ê - hút lánh ra nơi hiên cửa , đóng các cửa lầu mát lại và gài chốt .
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ðoạn, Ê-hút lánh ra nơi hiên cửa, đóng các cửa lầu mát lại và gài chốt.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ehud a ieşit prin tindă, a închis uşile dela odaia de sus după el, şi a tras zăvorul.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Éhud sortit par le portique, ferma sur lui les portes de la chambre haute, et tira le verrou.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Então Eúde, saindo ao pórtico, cerrou as portas do quarto e as trancou.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Eud uscì nel portico, dopo aver chiuso i battenti del piano di sopra e aver tirato il chiavistello