O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.I stało się w one dni, że rozniemógłszy się, umarła; którą omywszy, położyli na sali.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Ja tapahtui niinä päivinä, että hän sairastui ja kuoli; ja he pesivät hänet ja panivat yläsaliin.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.그 때에 병들어 죽으매 시체를 씻어 다락에 뉘우니라
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Lõn pedig azokban a napokban, hogy megbetegedvén, meghala: és miután megmosták õt, kiteríték a felházban.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Men det skete i de Dage, at hun blev syg og døde. Da toede de hende og lagde hende i Salen ovenpå.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Men det skjedde i de dager at hun blev syk og døde; de vasket henne da og la henne på en sal.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Ora, aconteceu naqueles dias que ela, adoecendo, morreu; e, tendo-a lavado, a colocaram no cenáculo.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Proprio in quei giorni si ammalò e morì. La lavarono e la deposero in una stanza al piano superiore
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Trong lúc đó , người đau và chết . Người_ta tắm_rửa xác người , rồi để yên trong một phòng cao .
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Trong lúc đó, người đau và chết. Người ta tắm rửa xác người, rồi để yên trong một phòng cao.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Zgodi se pa tiste dni, da zboli in umrje; in omivši jo, jo polože v gornjo izbo.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.κατ' εκεινας δε τας ημερας συνεβη ασθενησασα να αποθανη και λουσαντες αυτην εθεσαν εις ανωγεον.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Случилось в те дни, что она занемогла и умерла. Ееомыли и положили в горнице.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.Стало ся ж, що тими днями занедужавши, вмерла вона. Обмивши ж її, положили в гірницї.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.ויהי בימים ההם ותחלה ותמת וירחצו אתה וישימוה בעליה׃
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.وحدث في تلك الايام انها مرضت وماتت. فغسلوها ووضعوها في عليّة.
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.當 時 、 他 患 病 而 死 . 有 人 把 他 洗 了 、 停 在 樓 上
O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular.當時 、 他 患病 而 死 . 有 人 把 他 洗 了 、 停在 樓上
O üst katta.Είναι πάνω.
O üst katta.Está arriba.
O üst katta.E sus.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Ele passou a andar de cima, e então de repente lhe ocorreu perguntar-se que o lugar no linóleo pode ser.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Hän jatkoi yläkertaan, ja sitten se yhtäkkiä valkeni hänen kysyä itseltään, mitä täplä linoleumi voisi olla.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.그는 위층에 가서, 다음 갑자기 자신에게 물어 그에게 발생한 무엇
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Ment a lépcsőn, és akkor hirtelen eszébe jutott megkérdezni magát, amit a folt a linóleum lehet.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Pokračoval po schodech nahoru, a pak to najednou napadlo ho zeptat sám sebe, co skvrny na linoleu může být.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Pokračoval po schodoch hore, a potom to zrazu napadlo ho spýtať sám seba, čo škvrny na linoleu môže byť.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Він пішов далі вгору по сходах, а потім раптом спало на думку запитати себе, що пляма на лінолеумі може бути.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Той отиде на горния етаж, и след това внезапно му хрумна, да се запитаме какво място на линолеум може да бъде.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.ذهب في الطابق العلوي من المنزل ، وبعد ذلك حدث فجأة له أن يسأل نفسه ما
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.リノリウム上のスポットが考えられます。どうやら、いくつかの潜在意識の要素は、にあった
O üst katta.Hij is boven.
O üst katta.Je nahoøe.
O üst katta.Ông là tầng trên.
O üst katta.Zgoraj je.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.하지만 동생과 저는 엄마가 위쪽 창문에서
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Maar mijn moeder hield de achtertuin vanuit een bovenraam in de gaten. Ze stond daar te strijken of zoiets.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Nie mieliśmy wtedy nadzoru. Tylko matka rzucała okiem na podwórze z okna na piętrze, gdzie prasowała ubrania.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Și nu aveam -- e de parcă mama prezida asupra curții de pe geamul de la etaj, unde călca sau așa ceva.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ולא היה לנו -- אמא שלי שלטה על החצר האחורית
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ولم يكن لدينا -- أمي مثلا مترأسة الفناء الخلفي
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.それで 母はいつも アイロンとかをしながら
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.왜냐하면 남성들이 유리 천장을 만들어 놓고 그 위에 있는 사악한 사기꾼들로 보기 때문입니다.
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.Потому что мужчины представляются бесчестными обманщиками, которые устанавливают этот "стеклянный потолок".
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.כי הגברים הם אותם נוכלים ערמומיים, שם למעלה, שהניחו את תקרת הזכוכית הזו.
Sanki erkekler üst katta yaşayan korkunç dolandırıcı yaratıklarmış da cam tavanı onlar inşa etmişler.敵対的なものになってしまったのです そして我々女性はいつもガラスの下階に追いやられます
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Co zdumiewające, najwyżsi rangą gangsterzy mówią o sobie "rada nadzorcza".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.É incrível, mas ao nível mais alto do gangue eles intitulam-se o Conselho de Administração.
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Elképesztő, de a banda legfelsőbb szintje saját magát az "igazgatótanács"-nak hívja.
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Es asombroso, pero el nivel superior de la banda se llama a sí mismo la "junta de directores".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Es ist erstaunlich, aber die Spitze der Gang nennt sich tatsächlich "Vorstandsmitglieder".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Este de necrezut, dar la nivelul superior al bandei, ei chiar se numesc între ei "comitetul de directori."
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Je to úžasné, ale na vrcholu gangu je, tak si opravdu říkají, "správní rada".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.또 신기한 건 갱단의 보스들은 스스로를 "이사회"라고 칭합니다.
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Sorprendentemente, i vertici della gang si definiscono il "consiglio di amministrazione."
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Όσοι βρίσκονται υψηλότερα στην ιεραρχία της συμμορίας. αυτοαποκαλούνται "Διοικητικό Συμβούλιο".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Невероятно е, но в днешни дни висшето ниво на бандата наистина се нарича "Борд на директорите".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.Это невероятно, но верхушка банды, они и впрямь называют себя "совет директоров".
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.וזה מדהים, אבל האנשים ברמה העליונה של הכנופיה, הם ממש מכנים עצמם "חבר-המנהלים." [צחוק]
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.وهو شيء عجيب، وأعلى مستوى للعصابة، كانوا بالفعل يسمونه "مجلس الإدارة."