Ana içeriğe geç
Sözlük

üniform ile cümle

üniform kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Tấm thay quần áo rồi cưỡi ngựa đi.
İzci gruplarının kendine has üniformaları bulunur.Có nơi thì chính thành viên tự tạo đồng phục cho mình.
Üniformalı personel, marşı çaldığında askeri selam vermelidir.Văn công quân đội chuyên nghiệp mặc quân phục khi biểu diễn.
Resmi kıyafet ve üniformalar.Sư tử và Kỳ lân, tập.
Sonunda askeri üniformalardan bir tanesini yürüttü.Môn cuối cùng là môn chạy có mặc áo giáp.
Askerin üniforması standart Alman Wehrmacht üniformasıydı.それはドイツ将官の軍服だった。
Kendisini acayip bir üniformayla bir trenin içinde bulur.独特のコスチュームを身に纏い活動を行う。
Hepsi de üniformalıydı.全員が和装である。
Bazı ortaokul ve lisedeki kız öğrenciler bol çoraplarını okul üniformaları ile beraber giymeyi severler.現在は多くの女子中学生・高校生が学校の制服と共に着用する靴下として着用している。
Piyadelerin kırmızı üniformaları vardı.兵員は、赤軍の軍服を身に着けた。
Filmde kullanılan üniformalar bu akademide gerçek hayatta kullanılan üniformalardır.オーディション時に着用していた軍服は学校の制服であった。
Centurion'dan farklı olarak optio'ların üniformaları ayırt edici değildi.シャトナーと違って格好を恥ずかしがってはいない。
Selâmlık Üniforma - Binbaşının astı subayların giydiği bir üniformadır.親衛隊の制服を着ており、その階級章は少佐のもの。
Üniformasını giyer ve arabaya biner.シートベルトを外して、車から出てください。
Başlangıçta, düzenli üniforma veya disipline sahip olmayan, Hindu ya da Müslüman askerler için kullanılmıştır.这个词语最初指没有军服也没有纪律的印度教或穆斯林教士兵。
Fransız Komünist Partisi, tugaylara üniforma sağlıyordu.法國共產黨為縱隊提供制服。
2002'de Tümgenerallikten emekli olan Pamukoğlu toplamda 43 yıl askeri üniforma giymiştir.2004年为士兵换发毛料常服,即04式军服。
Sonunda askeri üniformalardan bir tanesini yürüttü.最後他被保安人員制服。
Şeşhane Neferi - Diğer personelden farklı bir üniformaları vardı.而高階的軍官們,則有不同形式的制服。
Bu dönemde, bayramlık ve selâmlık üniformaları da giyilmedi.而在正式版中她的夏服和禮服也還是沒有。
Ödülü kazanan askerlerin her zaman bu madalyayı üniformalarına takmaları gerekirdi.隊員可將相關獎章扣在制服上。
Conor okulun ilk gününde yeni üniformalarıyla siyah ayakkabı yönetmeliğine uymamış bir şekilde görünür.康納在上學第一天換上新校服,但沒有穿上規定的黑皮鞋,被校長攔了下來。
Sonunda askeri üniformalardan bir tanesini yürüttü.그리고 이 시기부터 그는 군복 비슷한 제복을 입게 되었다.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.사고 싶은 옷을 찾아서 카트에 넣으세요!
Resmi üniforma içinde selam kurallara bağlansa da, karşılıklı ilişki söz konusudur.한글 맞춤법 통일안에서 합성어의 사이시옷 규정은 현행 맞춤법과 동일하다.
Erkek üniformaları gakuranlar gibi, gemici fuku da askeri donanma üniformalarına benzer.가쿠란이라고 하는 남성 유니폼 비슷하게 생긴 옷은 해군 복장 비슷하게 생겼다.
Levha normal bir üniforma çekim alanında asılı bir idealize kauçuk levha düşünün.평상시는 순백의 천에 금의 자수가 놓인 화려한 수도복을 입고 있다.
Fransız Komünist Partisi, tugaylara üniforma sağlıyordu.המפלגה הקומוניסטית הצרפתית סיפקה מדים לבריגדות.
Birimine bağlı olarak polisler üniformalı veya sivil kıyafetli olabilir.את העיטור ניתן לענוד על לבוש אזרחי או צבאי.
Ödülü kazanan askerlerin her zaman bu madalyayı üniformalarına takmaları gerekirdi.מקבלי העיטור נדרשו לענוד אותו על המדים בכל עת.
Irak Özel Kuvvetler üniformalı beş ila yedi kişi sabahtan camiye girerek iki tane bomba patlatmıştır.שתי פצצות הופעלו על ידי חמישה עד שבעה אנשים שהתלבשו כאנשי כוחות מיוחדים עיראקיים, שנכנסו למסגד במהלך הבוקר.
İzci gruplarının kendine has üniformaları bulunur.חיילי המשמר במדים יצוגיים.
Yaratığın kontrolündeki Lin, bir polis arabası ve üniforması çalmıştır.מן המכונית יורד אדם אשר עונד תג משטרתי, ונוזף בילדים.
Bütün vilayetler beni tanırlar; ya üniformayla veya fesli, kalpaklı sivil elbiseyle görmüşlerdir.על לבוש חסידי ראו: לבוש חרדי, ותנועת החסידות#לבוש חסידי.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.הם חמושים ועוטים את אותם המדים אך מתאמנים באופן אחר.
Siyah renkli üniformalar giyerlerdi.אס מדים שחורים.
Müsabaka Judo'da olduğu gibidir fakat kurallar ve üniformada bazı farklılıklar gösterir.Състезанията са подобни на джудото, но има някои разлики в правилата, протокола и облеклото.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Единият труп е облечен в униформа на Вермахта, а другият е само по бельо.
Sadece üniformasını giydi ve ordu yaşamını sevmiyordu.Носи униформата само когато е абсолютно необходима и не харесва уреждането на армията.
Bu imalat kaşmir ve 140 yıldır askeri üniforma bilinmektedir.Той е известен с кашмир и военни униформи.
Askerin üniforması standart Alman Wehrmacht üniformasıydı.Паметникът изобразява естонски войник в немска военна униформа.
Üniformaları atıp sivil giysiler edindiler.Трябваше да нося униформа и да спазвам строги правила.
Waters "O eski moda bir garaj mekaniği üniforması giyiyordu ve üstünde "R" harfi bulunuyordu.Waters je objasnio, "On nosi onaj staromodni mehanički kombinezon sa slovom 'R' na njemu.
Bir atalet çerçeve daha sonra mutlak boşluğa üniforma ötelenme biriydi.Smeđi šešir je poslije postao obvezni dio odore.
Zabitler, diğer subaylar gibi kışın siyah, yazın beyaz üniforma giymekte idi.Vojnici i dočasnici su bili odjeveni u crveno-crnu odoru, dok su časnici nosili crno-bijelu.
Piyadelerin kırmızı üniformaları vardı.Velitelia nosili tradičnú uniformu.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Takisto nariadila používanie uniforiem.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Vyžmýkali spotené oblečenie a zase si ho obliekli.
Cinsel nesne asker üniforması giymiştir.Seksizem v vojaški uniformi.
Birimine bağlı olarak polisler üniformalı veya sivil kıyafetli olabilir.Uslužbenci naloge glede na potrebe opravljajo v uniformi ali v civilni obleki.
'Ben hâkimim, üzerimde üniformam var.Obleka je kar nosimo na sebi, kar si oblečemo.
Üniforma, yazın ve kışın ayrı idi.Diapavza se deli na poletno in zimsko.
Bahriye Nazırı paşaların üniformaları İngiliz ve Fransız subaylardan esinlenerek oluşturuldu.V zadnjem trenutku so sestavili majhno ekspedicijsko vojsko sestavljeno iz britanskih in francoskih enot.
Spor Venezuela atletleri geleneksel olarak uluslararası müsabakalarda burgonya üniformaları giyerler.Sporte Venesuelos sportininkai tarptautinių konkursų metu tradiciškai dėvi burgundiškas uniformas.
İnce yünlerde korteks üniform olarak gelişmemiştir.Puošniosios plunksnos silpnai išsivysčiusios.
Müsabaka Judo'da olduğu gibidir fakat kurallar ve üniformada bazı farklılıklar gösterir.Rungtynės panašios į dziudo, bet skiriasi tiek taisyklės, tiek protokolas bei uniforma.
Gemilerin Alman mürettebatı Osmanlı üniformaları giydiler ve fes taktılar.Likę Vokietijos pėstininkai vilkėjo tamsiai mėlynas uniformas ir smaiginius šalmus.
Bazen, erkek askeri bir üniforma içinde gösterilir.Paprastai tai karininko uniformos elementas.
29 Haziran 1941'de Kluge, Üniformalı kadınlar vurulacak emrini verdi.29. juunil andis Kluge käsu, et naised mundris tuleb maha lasta, mis hiljem tühistati.
Gemilerin Alman mürettebatı Osmanlı üniformaları giydiler ve fes taktılar.Naurulased võtsid Jonesi juhtimisel meremeestel kõik riided ja asjad ära.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod