Ana içeriğe geç
Sözlük

üniform ile cümle

üniform kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rus askerleri Amerikan askerlerinin üniformalarını giyerek gizli bir hava üssüne gelirler.Amerikanska flygplan, med amerikanska militära markeringar, och personal i amerikansk uniform skulle användas.
İzci gruplarının kendine has üniformaları bulunur.Utrustning Stadsvakterna är uniformerade.
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.Взуття, шкарпетки та інші аксесуари іноді теж є частиною форми.
Deniz Eri - Gedikli erlerine benzer bir üniforma giyiyorlardı.Paralepididae — родина костистих риб ряду Авлопоподібні (Aulopiformes).
Askerin üniforması standart Alman Wehrmacht üniformasıydı.Обмундирування — стандартна німецька поліцейська форма.
Siyah renkli üniformalar giyerlerdi.Вони носили пов'язки чорного кольору.
Piyadelerin kırmızı üniformaları vardı.У романі бійці носили бойові костюми.
Bayramlık üniformadan farklı olarak açık yakalı idi.Щодо святкового вбрання то в слободі Вислоцькій носити вишиванки було якось не прийнято.
Askerin üniforması standart Alman Wehrmacht üniformasıydı.Prapor byl oblečen do standardních uniforem wehrmachtu.
Gakuran Prusya ordu üniformalarından esinlenerek yapılmıştır.Byly inspirovány pruskými vojenskými uniformami.
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.Někdy jsou součástí uniformy i boty, ponožky a další doplňky.
Hepsi de üniformalıydı.Vše probíhalo ve vojenských uniformách.
Üniformaları atıp sivil giysiler edindiler.Střih uniformy je založen na civilním oděvu.
Sovyetler Birliği Mareşali üniforması giymiş olan Josef Stalin'in sol profil büstü ön yüzünde bulundu.Do středu lícní strany je vložena busta Josifa Vissarionoviče Stalina v maršálské uniformě.
Hepsi de üniformalıydı.Toţi aveau aceeaşi îmbrăcăminte.
Üniformaları atıp sivil giysiler edindiler.Ők levették egyenruhájukat, és civilnek öltöztek.
İlk hostes Üniforma'sı dayanıklı, pratik ve yolculara güven verecek şekilde dizayn edildi.Az első utaskísérők egyenruháját praktikusnak, tartósnak és az utasokban bizalmat ébresztőnek tervezték.
Ayrıca sivil bir ödül olmasına karşın askeri personele de verilmekte ve üniforma üzerine takılabilmektedir.Bár a díj polgári, katonai személyek is megkaphatják és jelvényét a katonai uniformisukon is viselhetik.
Hepsi de üniformalıydı.Külön egyenruhájuk volt.
Üniformaları yeşildir.Egyenruhájuk zöld színű.
Fransız Komünist Partisi, tugaylara üniforma sağlıyordu.Állami monopóliumban készülnek, uniformizálódtak.
Türk ordusu 1980’lere dek onun imzasını taşıyan üniformalar giydi.Tagjai a japánok által jóváhagyott egyenruhát viseltek szolgálati idejükben.
Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti.A katonáknak ruhában, fegyveresen kellett csendben úszniuk.
Resmi kıyafet ve üniformalar.Bugyik és Kombinék.
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.Cipő, zokni és más kiegészítők is lehetnek a ruházat tartozékai.
Yakında bulunan birliklerin üniformalarını da, bölgede dikkat çekmemek ve tanınmamak için giyerler.Nemsokára polgárháborús egyenruhába öltözött katonák táborába botlik, akik azonban nem vesznek róla tudomást.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Itt mutatták be az új egyenruhát is.
Bu sırada askerî üniforma giymekte olan kişiler gerekli olduğu şekilde selam dururlar.Azok, akik egyenruhában vannak, megfelelő módon tisztelegniük kell.
Başlangıçta, düzenli üniforma veya disipline sahip olmayan, Hindu ya da Müslüman askerler için kullanılmıştır.Alun perin sepoylla tarkoitettiin univormutonta ja kouluttamatonta hindu- tai muslimisotilasta.
1918'de Vasnetsov yeni kurulan Kızıl Ordu'nun üniformalarının tasarımına katıldı.Vuonna 1918 Vasnetsov osallistui vastaperustetun puna-armeijan univormujen suunnittelukilpailuun.
Gakuran Japon okul üniforması Gemici kıyafetiTyttöjen perinteinen koulupuku on merimiespuku (jap.
Piyadelerin kırmızı üniformaları vardı.Joukot olivat siviilipuvuissa.
Çocuk gider ve askeri üniforma ile döner.Paluu sotilaaksi tapahtuu uusien univormujen myötä.
Gemici fuku Japon okul üniformasıJapanilainen koulupuku
Siyah renkli üniformalar giyerlerdi.Jäsenten tuli pukeutua mustaan univormuun.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Ένας από τους νεκρούς φορούσε στολή της Βέρμαχτ, και ο άλλος μόνο το εσώρουχό του.
Waters "O eski moda bir garaj mekaniği üniforması giyiyordu ve üstünde "R" harfi bulunuyordu.Ο Γουότερς εξήγησε: "Φοράει αυτήν την παλιομοδίτικη φόρμα του μηχανικού και έχει ένα "Ρ" πάνω της.
Fransız Komünist Partisi, tugaylara üniforma sağlıyordu.Το Γαλλικό Κομμουνιστικό Κόμμα παρείχε στολές για τις ταξιαρχίες.
1918'de Vasnetsov yeni kurulan Kızıl Ordu'nun üniformalarının tasarımına katıldı.Το 1918 ο Βασνετσόφ συμμετείχε στο σχεδιασμό μίας στρατιωτικής στολής για το νεοσύστατο Κόκκινο Στρατό.
Centurion'dan farklı olarak optio'ların üniformaları ayırt edici değildi.Αντίθετα με τον εκατόνταρχο, ο optio δεν ξεχώριζε από τη στολή του.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Φέρει πάντα στρατιωτική στολή.
Bu imalat kaşmir ve 140 yıldır askeri üniforma bilinmektedir.Byen er kendt for at producere cashmere og militære uniformer, mere end 140 år.
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.Sko og strømper samt andet tilbehør indgår til tider som en del af uniformen.
Ayrıca sivil bir ödül olmasına karşın askeri personele de verilmekte ve üniforma üzerine takılabilmektedir.Udmærkelsen er civil, men kan også tildeles militærpersoner, og kan bæres på deres uniformer.
Ödülü kazanan askerlerin her zaman bu madalyayı üniformalarına takmaları gerekirdi.Modtagerne var pålagt at bære den, når de var i uniform.
Üniformaları yoktur.Kammerdamerne har ikke uniform.
Zabitler, diğer subaylar gibi kışın siyah, yazın beyaz üniforma giymekte idi.Marinepersonel bærer som regel marineblå uniformer i vintersæsonen og hvide uniformer i sommersæsonen.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Han havde nemlig en russisk uniform på.
Ödülü kazanan askerlerin her zaman bu madalyayı üniformalarına takmaları gerekirdi.Mottagere av ordenen var pålagt alltid å bære den når de var i uniform.
Gemilerin Alman mürettebatı Osmanlı üniformaları giydiler ve fes taktılar.Skipet ble bordet av tyske mannskaper og sprengt.
Parti üyeleri üniforma giyer ve asker gibi davranırdı.Caponianerne har i spillet forkledt seg som et telefonselskap.
Bazı ortaokul ve lisedeki kız öğrenciler bol çoraplarını okul üniformaları ile beraber giymeyi severler.De fleste sørkoreanske ungdomsskoler og videregående skoler har skoleuniformer.
Görgü tanıkları bazı saldırganların Mısır Ordusu Üniforması giydiğini belirttiler .Saksi mata menyatakan bahwa beberapa penyerang kemungkinan mengenakan pakaian seragam Tentara Mesir.
Gakuran Prusya ordu üniformalarından esinlenerek yapılmıştır.Gakuran didasarkan dari seragam tentara Prusia.
Askerin üniforması standart Alman Wehrmacht üniformasıydı.Para perwira polisi mengenakan seragam bergaya Inggris.
Üniformaları yeşildir.Seragam mereka berwarna hijau.
İnce tabakalı veya üniform gövdeli yapılabilir.Bahan baju dapat dibuat dari kain sutra atau sasirangan.
Cinsel nesne asker üniforması giymiştir.Kulit anjing dipakai untuk keperluan seragam militer.
Resmi kıyafet ve üniformalar.Yang terakhir adalah uniform atau seragam.
Üstüne de askeri üniforma giydi.Ia menghendaki ukuran yang seragam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod