Ana içeriğe geç
Sözlük

ümitsizlik ile cümle

ümitsizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Death and despair surrounded Joshua and our entire communities.
Öfke ve ümitsizlikten körleşen Ferdinand kendini ve Luise’yi zehirler.Blind vor Wut und Verzweiflung vergiftet Ferdinand sich und Luise.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Er verzweifelte immer mehr.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Le désespoir s'installe peu à peu.
İşsizdim, ölümcül bir ümitsizlik içindeydim.Je suis dans l’espoir et aussi dans le désespoir.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.La decepción seguía en aumento.
Antropomorfizm) 14. Tevbe-i Ye's: Ümitsizlik halinde yapılan tevbe makbuldur.Занимающийся анальным сексом совершает великий грех, за который он должен принести покаяние (таубу).
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Озлобление постепенно увеличивалось.
İşsizdim, ölümcül bir ümitsizlik içindeydim.Eu senti falta daquilo desesperadamente.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.A insatisfação continuou crescendo.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.En het vertrouwen geraakt steeds meer zoek.
İşsizdim, ölümcül bir ümitsizlik içindeydim.Bezrobotny, życiowy nieudacznik.
Öfke ve ümitsizlikten körleşen Ferdinand kendini ve Luise’yi zehirler.Pak přijde Ferdinand pošle otce pryč a otráví sebe i Luisu.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Vuoto lisääntyi vähitellen.
Öfke ve ümitsizlikten körleşen Ferdinand kendini ve Luise’yi zehirler.Epätoivoissaan Rodolfo myrkyttää sekä itsensä että Luisa Millerin.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Dette førte til tiltagende desperation.
İşsizdim, ölümcül bir ümitsizlik içindeydim.Han var da arbejdsledig og i en dyb livskrise.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Kjedeligheten ble stadig større.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Sự căng thẳng càng ngày càng gia tăng.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Njegov obup je še naraščal.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Taikos troškimas vis didėja.
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Als je wanhopig bent, dan betekent dat dat je volledig misleid bent door je eigen denken.
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Pokud jste zoufalí, znamená to, že jste hodně zmatení vlastním přemýšlením.
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Se forem desesperados significa que estão tão perdidos no vosso próprio pensar....
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Si vous êtes désespéré, cela signifie que vous êtes vraiment égaré par votre propre façon de penser.
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Wenn du verzweifelt bist, bedeutet das, dass du von deinem eigenen Denken so sehr in die Irre geführt wirst.
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Если вы отчаялись, это значит, что ваше собственное мышление ввело вас в заблуждение.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Cái chết và sự chia rẽ đang bao vây cộng đồng của chúng tôi.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Dood en wanhoop omgaven Joshua en onze hele gemeenschap.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.요수아 촌장님이나 마을주민 모두 이대로 죽나 싶어 자포자기 상태였어요.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.La mort et le désespoir entouraient Joshua comme toutes nos communautés.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Moartea şi disperarea l-au invadat pe Joshua şi pe comunităţile noastre.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Morte e desespero rodeavam Joshua e as nossas comunidades inteiras.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Morte e disperazione circondavano Joshua e tutta la nostra comunità.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Muerte y desesperación rodeaban a Joshua y a todas nuestras comunidades.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Śmierć i rozpacz otaczały Joshuę i całe nasze społeczności.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Smrť a zúfalstvo obklopili Joshuu a celé naše komunity.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Tod und Verzweiflung umgaben Joshua und alle Gemeinden.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Θάνατος και απόγνωση έζωναν τον Τζόσουα καθώς και ολόκληρες κοινότητες.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Погибель и отчаяние охватывали Джошуа и всё наше местное население.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Смърт и отчаяние заобикаляха Джошуа и целите ни общности.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.ציד ללא רשיון בהיקפים חסרי תקדים, והמצב נראה חסר תקווה. מוות ויאוש סבבו את ג'ושוע
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.أحاط الموت واليأس بجوشوا وكل مجتمعاتنا.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.あなたが信頼する人々に我々が給与を払い 野生動物の面倒を見てもらってはどうか?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod