Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Погибель и отчаяние охватывали Джошуа и всё наше местное население.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.Смърт и отчаяние заобикаляха Джошуа и целите ни общности.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.ציד ללא רשיון בהיקפים חסרי תקדים, והמצב נראה חסר תקווה. מוות ויאוש סבבו את ג'ושוע
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.أحاط الموت واليأس بجوشوا وكل مجتمعاتنا.
Ölüm ve ümitsizlik Joshua ve tüm topluluklarımızı sarmıştı.あなたが信頼する人々に我々が給与を払い 野生動物の面倒を見てもらってはどうか?
"Sebastian, vazgeçmelisin. Nörobilim ümitsiz vaka.""Sebastian, daj sobie spokój z neurobiologią, to bez sensu."
Takdir için nankör ve ümitsizim.Soy una desagradecida que sólo busca admiración.
Takdir için nankör ve ümitsizim.Хотя оно сводит меня с ума.
Ümitsiz aptal mı?Erbärmlich Narr?
Ümitsiz aptal mı?Patetico sciocco?
Ümitsiz aptal mı?Tolol menyedihkan?
Ümitsiz aptal mı?Un fou pathétique ?
Ümitsiz aptal mı?Un prost patetic? Prost patetic?
Ümitsiz aptal mı?Żałosnym głupcem?
Ümitsiz aptal mı?Αξιολύπητο ανόητο;
Ümitsiz aptal mı?Жалкий придурок?
Ümitsiz aptal olabilir mi?Apakah seseorang yang tolol menyedihkan?
Ümitsiz aptal olabilir mi?Ça ne serait pas un fou pathétique ?
Ümitsiz aptal olabilir mi?Un patetico sciocco?
Ümitsiz olmayın!Não sejam desesperados!
Ümitsiz olmayın!Nebuďte zoufalí!
Ümitsiz olmayın!Ne soyez pas désespéré !
Ümitsiz olmayın!Sei nicht verzweifelt!
Ümitsiz olmayın!Wees niet wanhopig!
Ümitsiz olmayın!Не будьте отчаявшимися!
-Ümitsiz vakasınız siz.- I er håbløse. - Hvad?
-Ümitsiz vakasınız siz.- Jesteście beznadziejni.
-Ümitsiz vakasınız siz.-Ni är hopplösa.
-Ümitsiz vakasınız siz.- No tenéis arreglo.
-Ümitsiz vakasınız siz.-Olette toivottomia.
-Ümitsiz vakasınız siz.- Siete senza speranza.
-Ümitsiz vakasınız siz.- Vocês são um caso perdido.
-Ümitsiz vakasınız siz.-Είστε άμοιροι! -Ορίστε;
-Ümitsiz vakasınız siz.- Вы безнадёжны.
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz.Le premier écrivit: ¨Situation désespérée.
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz. Nokta.한 명은 이렇게 썼습니다. "절망적 상황. 시장 개척 불가.
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz. Nokta.كتب أحدهما فيها " الوضع ميئوس منه،انتهى
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz. Nokta.誰モ靴ヲ履イテオラズ」
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.A pak se vrací zpátky do své ubikace, zhroutí se a brečí, protože je přesvědčený o bezvýchodnosti situace.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Dann ging er zurück und brach weinend zusammen, da er dachte, es gäbe keine Hoffnung mehr.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Depois volta ao seu alojamento vai-se abaixo e chora, porque está convencido de que não há esperança.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Dia pun kemudian kembali ke biliknya, patah arang dan menangis karena dia yakin sudah tidak ada harapan lagi.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.그리고는 그의 숙소로 돌아가서 좌절감에 빠진 나머지 흐느껴 울었지요.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Och sen går han tillbaks hem, bryter ihop och gråter för att han är övertygad om att situationen är hopplös.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Poi torna nei suoi alloggi, è abbattuto e in lacrime perché convinto che la situazione sia senza speranza.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Potom sa vracia do svojej ubykácie, zrúti sa a plače, pretože je presvedčený o beznádejnosti situácie.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.Volvió a su habitación y rompió a llorar porque estaba convencido de que la situación era acuciante.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.А потім повертається до своєї камери, ламається і плаче тому, що він переконаний, що ситуація безнадійна.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.И затем он уходит назад в свою камеру падает и рыдает поскольку он уверен, что ситуация безнадежна.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.След което се връща в квартирата си, сломен и се разплаква, защото е убеден, че положението е безнадеждно.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.ואז הוא חוזר חזרה לביתן המגורים שלו, נשבר ובוכה כי הוא משוכנע שהמצב חסר סיכוי.
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.وعاد الى مخدعه لكي ينهار هناك وينتحب لانه أدرك ان الوضع مزر جداً وان الألمان لم يصدقوه
Ve sonra kendi kışlasına döner, kendini tutamaz ve ağlar çünkü durumun ümitsiz olduğuna ikna olmuştur.絶望してすすり泣きます 望みがない事態だと確信したからです しかし若いドイツ人の医師が
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.Așa că situația părea destul de disperată.
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.A situação parecia bastante desesperante.
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.Cho nên mọi chuyện có vẻ hơi tuyệt vọng.
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.Čiže situácia vyzerala dosť zúfalo.
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.Die Situation sah also hoffnungslos aus.
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.Dus de situatie leek behoorlijk hopeloos.
Yani durum oldukça ümitsiz görünüyor.Hal tersebut membuat situasi kian buruk.