Ve Afganların gelecek ümitleri paramparça edilmiş.А афганцы потеряли всякую уверенность в своём будущем.
Ve Afganların gelecek ümitleri paramparça edilmiş.А в Афганистан смисълът за бъдещето е разбит.
Ve Afganların gelecek ümitleri paramparça edilmiş.והתקווה האפגנית לעתיד מנופצת.
Ve Afganların gelecek ümitleri paramparça edilmiş.والأفغان يشعرون ان المستقبل مشتت
Ve Afganların gelecek ümitleri paramparça edilmiş.打ち砕かれています ですが 先ほどの女性の言葉を繰り返させてください
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.A doufejme, že společně dokážeme vybudovat ten most a že se sejdeme na polovině cesty.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Dúfajme, že tento most dokážeme budovať spolu a že sa uprostred stretneme.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.E esperemos conseguir construir juntos esta ponte e de nos encontrarmos a meio.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.En laten we hopen dat we deze brug samen bouwen om elkaar in het midden tegen te komen.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Esperemos que podamos construir ese puente entre todos y encontrarnos en el medio.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.E speriamo di poter costruire questo ponte insieme e di incontrarci in mezzo
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Et espérons que nous pouvons construire ce pont ensemble et nous rencontrer au milieu.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Hãy hy vọng rằng chúng ta có thể cùng nhau xây chiếc cầu này và gặp nhau ở giữa.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.그리고 우리가 이 다리를 함께 지어 가운데에서 만나게 되길 희망합시다.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Miejmy nadzieję, że razem zbudujemy ten most i spotkamy się pośrodku.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Semoga kita dapat membangun jembatan ini bersama dan bertemu di tengah.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Și să sperăm că putem să construim acest pod împreună și să ne întâlnim la mijoc.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Und lassen Sie uns hoffen, dass wir diese Brücke gemeinsam bauen können und wir uns in der Mitte treffen.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.Και ας ελπίζουμε ότι θα μπορέσουμε να χτίσουμε αυτή τη γέφυρα μαζί και θα συναντηθούμε στη μέση.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.И давайте надеется что сможем построить этот мост вместе и встретиться в середине.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.И нека се надяваме, че можем заедно да изградим този мост и да се срещнем на средата.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.והבה נקווה שביחד נוכל לבנות גשר זה ולהיפגש באמצע.
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.ونأمل أننا نستطيع أن نبنى هذا الجسر معاً ونتقابل فى المنتصف .
Ve beraber bir köprü kurup, ortasında buluşabilmeyi ümit edelim.いつか つながればと思います ありがとうございました
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz.Le premier écrivit: ¨Situation désespérée.
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz. Nokta.한 명은 이렇게 썼습니다. "절망적 상황. 시장 개척 불가.
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz. Nokta.كتب أحدهما فيها " الوضع ميئوس منه،انتهى
Ve bir tanesi şöyle yazdı: "Durum ümitsiz. Nokta.誰モ靴ヲ履イテオラズ」
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Als je erover nadenkt, kan dit idee je alleen maar hoop geven.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.E, se riflettete un attimo, è un concetto che può darvi speranza.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Et ceci est une idée, si on y réfléchit, qui ne peut que vous remplir d'espoir.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Ez egy olyan elképzelés, melybe ha jobban belegondolunk, csakis reményt keltő lehet.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Gdyby się nad tym zastanowić, jest to idea, która może nas tylko napawać nadzieją.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Iar această idee, dacă vă gândiți bine, nu poate decât să vă umple de speranță.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Ja tämä idea, jos sitä ajattelee, voi ainoastaan täyttää ihmisen toivolla.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.이렇게 생각해 보면, 이런 생각은 여러분을 오직 희망으로 채워줄 수 있습니다.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Se pensarem nisso, isto é uma ideia que só nos pode encher de esperança.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Und das ist eine Vorstellung, die, wenn man darüber nachdenkt, einen nur mit Hoffnung erfüllen kann.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Và đó là một ý tưởng mà nếu bạn nghĩ về nó, sẽ mang lại cho bạn hy vọng
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Y si reflexionamos un poco sobre esta idea solo puede llenarnos de esperanza.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.Замислившись, ми зрозуміємо, що це дарує нам надію.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.И если задуматься, эта идея вселяет надежду.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.И това е идея, ако помислиш за това, която може да те изпълни с надежда.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.והרעיון הזה, אם תחשבו על כך, יכול רק למלא אתכם בתקווה.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.إنها الفكرة ، التي إذا فكرت فيها ستمتلئ بالأمل.
Ve eğer düşünürseniz, bu fikir sizi ümitlendirebilir.ただ希望で満たしてくれます 世界中の無数の文化が織りなす
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.A vskutku chovám jisté naděje.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.A vskutku v týchto dňoch cítim novú nádej.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.De hecho, actualmente abrigo nuevas esperanzas.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.E anzi in questi giorni nutro nuove speranze.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.E na verdade, hoje acalento novas esperanças.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.En inderdaad, deze dagen brengen me nieuwe hoop.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.És valóban, mostanában új reményekkel vagyok tele.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.Et de fait, j'entretiens depuis peu de nouveaux espoirs.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.실제로, 요즘에 저는 새로운 희망을 품고 있습니다.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.Și într-adevăr, în aceste zile nutresc noi speranțe.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.Và thật sự, tôi đang nung nấu những hy vọng mới
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.Όντως, αυτές τις μέρες οι ελπίδες μου έχουν ανανεωθεί.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.И тези дни съм изпълнен с нови надежди.
Ve gerçekten de bugünlerde yeni ümitlerim var.Останнім часом маю надії.