Fazla detaya girmeyeceğim. Ümit ederim ki, bu sorular, bana bir fırsat verecek.合法的な経済を組み立てればいいか教えてくれません。
Gelecek için ümit ışığıA do tego wszystkiego zmiany klimatu!
Gelecek için ümit ışığıA naviac klimatická zmena!
Gelecek için ümit ışığıCe sa întâmplat?
Gelecek için ümit ışığıE, a peggiorare il quadro, i cambiamenti climatici
Gelecek için ümit ışığıE para mais ajuda, as alterações climáticas!
Gelecek için ümit ışığıÉs mi okozta a hanyatlást?
Gelecek için ümit ışığıIlmastonmuutos
Gelecek için ümit ışığıIn nato podnebne spremembe!
Gelecek için ümit ışığıLök på laxen: klimatförändringen!
Gelecek için ümit ışığıNaděje pro budoucnost
Gelecek için ümit ışığıOg så klimaændringerne!
Gelecek için ümit ışığı¿Qué es lo que falló?
Gelecek için ümit ışığıQue s'est-il passé ensuite?
Gelecek için ümit ışığıUnd dann der Klimawandel!
Gelecek için ümit ışığıWat ging er fout?
Gelecek için ümit ışığıΚαι μετά η κλιματική αλλαγή!
Gelecek için ümit ışığıИ тогава климатът се промени!
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."¿Cómo llegaste a ser bailarina?"
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş.E interesant: la școală era irecuperabilă.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş.Es war interessant. In der Schule war sie wirklich hoffnungslos.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."Gillian, como te tornaste bailarina?" Disse, quando andava na escola, estava desesperada.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."Gillian, hogyan lettél táncos?" Mire azt mondta, érdekes volt, mert az iskolában teljesen reménytelen volt.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."Gillian, kuinka sinusta tuli tanssija?" Hän sanoi, että ollessaan koulussa hän oli täysin toivoton.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."Hoe word je een danser?" Ze zei: dat was interessant. Op school was ze echt hopeloos.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş.I co ciekawe, jako uczennica była beznadziejna.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."어떻게 해서 댄서가 되셨어요?"라고 물어 봤더니, 흥미롭게도, 학창 시절 때 점수가 엉망이었다고 하더라고요.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."Джиліан, як ти стала танцівницею?" І вона розповіла, що в школі її вважали безнадійною,
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş.Это интересная история. Она сказала, что в школе её считали безнадёжной.
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."איך הגעת להיות רקדנית?" והיא אמרה, וזה מעניין. כשהיא היתה בביה"ס, היא היתה חסרת-תקנה,
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş."جيليان، كيف أصبحت راقصة؟" فقالت لقد كان ذلك مثيرا، فحين كانت في المدرسة،
"Gillian, nasıl dansçı oldun?" Ve o ilginç bir hikayesi olduğunu söyledi, okuldayken, gerçekten ümitsizmiş.彼女の答えは興味深かった。ジリアンは小学生の頃 まったくもって絶望的でした。1930年代のことです
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Antreprenori, oameni dinamici, oameni cu speranță.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Emprendedores, gente dinámica, gente con esperanza.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Entrepreneurs, personnes dynamiques, personnes pleines d'espoir.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.기업인들, 진취적인 사람들, 희망에 찬 사람들.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Persone dinamiche ed intraprendenti, persone piene di speranza.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Podnikatelia, ľudia v pohybe, ľudia s nádejou.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Przedsiębiorców, ludzi dynamicznych, pełnych nadziei.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Unternehmer, dynamische Menschen, Menschen voller Hoffnung.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Νέοι επιχειρηματίες, δυναμικοί άνθρωποι, με ελπίδα.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Предприемачи, динамични хора, хора с надежда.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.Предпринимателей, динамичных людей, людей с надеждой.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.יזמים ואנשים דינמיים, אנשים עם תקווה.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.أصحاب المشاريع، أناس حركيين ، أناس لديهم أمل.
Girişimci, dinamik ve ümit dolu insanlar.地理学者のジョージ・キンブルは、こう言っています
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Bom, espero que todos saibamos isto.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Dúfam, že toto všetci vieme.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Espero que todos sepamos esto.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Hiện giờ, tôi mong tất cả chúng ta đều biết điều này.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Ich hoffe wir wissen das alle.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Jeg håber at vi alle forstår dette.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.이제 모두들 아시리라 믿습니다.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Maintenant, j'espère que nous le savons tous.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Mam nadzieję, że wszyscy o tym wiemy.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Men jag hoppas att vi alla vet det.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Nah, saya harap kita semua tahu ini.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Nos, remélem mi tudjuk ezt.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Ora, spero che noi tutti sappiamo questo.
Hepimizin bunu bildiğini ümit ediyorum.Sper că ştim asta cu toţii.