Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Donc, j'espère vous convaincre que complexe ne veut pas toujours dire compliqué.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Dúfam, že vás presvedčím o tom, že komplexný sa vždy nerovná komplikovaný.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Espero convencerlos de que lo complejo no siempre es complicado.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Espero convencer-vos que o complexo nem sempre é o mesmo que complicado.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Ich hoffe, Sie davon überzeugen zu können, dass komplex und kompliziert nicht immer dasselbe sind.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Ik hoop u te overtuigen van het feit dat 'complex' niet altijd 'gecompliceerd' betekent.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Jadi, saya berharap untuk meyakinkan Anda bahwa kompleks tidak selalu sama dengan rumit.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.복잡함이 언제나 동일하게 난해한 것은 아니라는 사실을 납득시켜드리고자 합니다.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Mam nadzieję przekonać was, że złożone nie zawsze znaczy skomplikowane.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Quindi, spero di convincervi che complesso non è sempre sinonimo di complicato.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Remélem, hogy meggyőzőm Önöket: az összetett nem mindig bonyolult.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Så, jag hoppas jag kan övertyga er att komplex inte alltid är samma sak som komplicerad
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Snad se mi podaří vás přesvědčit, že komplexní neznamená vždy složité.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Tôi hy vọng sẽ thuyết phục được bạn rằng sự phức tạp không phải bao giờ cũng đồng nghĩa với rắc rối
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Ελπίζω να σας πείσω ότι το πολύπλοκο δεν συνεπάγεται πάντα και επιπλοκές.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Отже, я сподіваюсь переконати вас, що складний не завжди означає заплутаний.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Та, надявам се да ви убедя, че сложното не винаги е еднакво с обърканото.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.Я надеюсь убедить вас в том, что сложность не всегда означает запутанность.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.אני מקוה לשכנע אתכם שמורכב אינו בהכרח מסובך.
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.لذا أتمنى أن أقنعكم أن الشئ المتشعب .. لا يعني دوماً التعقيد ..
Bu yüzden, karmaşıklığın her zaman çetrefilliye eşit olmadığına sizi ikna etmeyi ümit ediyorum.同義でないことを証明したいと思います まず私にとって 焼きての形の良いフランスパンは
Bu yüzden ümitsizliği dışarı atmak için tek başına olduğun vakitleri kullan.Nutze also deine Zeit als Single, um deine Verzweiflung abzuwerfen!
Bu yüzden ümitsizliği dışarı atmak için tek başına olduğun vakitleri kullan.Portanto usem o vosso tempo a sós para eliminar o desespero.
Bu yüzden ümitsizliği dışarı atmak için tek başına olduğun vakitleri kullan.Takže využijte svůj nezadaný čas, abyste zahodili zoufalost.
Bu yüzden ümitsizliği dışarı atmak için tek başına olduğun vakitleri kullan. Ve gerçeğe demir atmak için.Dus gebruik je tijd apart om wanhoop af te gooien, en sterk te staan in de waarheid.
Bu yüzden ümitsizliği dışarı atmak için tek başına olduğun vakitleri kullan.Итак, используйте время одиночества, чтобы избавиться от отчаяния!
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.In molti sperarono che questo avrebbe marcato l'inizio di una nuova era di stabilità e pace.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Les Etats Unis étaient maintenant une indiscutable super puissance, sans aucun rival.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Många hoppades att detta skulle inleda en ny era med fred och stabilitet.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Mnozí lidé doufali, že to bude začátek nové éry míru a stability.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Monet toivoivat, että tämä merkitsisi uuden rauhan ja tasapainon aikakauden alkua.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Muchos esperaban que esto marcaría el inicio de una nueva era de paz y estabilidad.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Muitos tiveram a esperança que isto fosse o começo de uma nova era de paz e estabilidade.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Multi sperau că aceasta ar marca începutul unei ere noi de pace şi stabilitate.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Sokan azt remélték, hogy ez majd egy békés és stabil új kor kezdetét jelenti majd.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Velen hoopten dan ook dat dit het begin was van een nieuwe periode vol vrede en stabiliteit
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Viele hofften, dass dies eine neue Ära von Frieden und Stabilität einläuten würde.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Πολλοί ήλπιζαν ότι αυτό θα σήμαινε το ξεκίνημα μια νέας εποχής για την ειρήνη και την σταθερότητα.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.تمنى الكثيرون أن هذا سيمثل بداية حقبة جديدة من السلام والاستقرار.
Durum ancak çok ümitsizse kişisel direk iflası seçiyor olmalıyım. .Ale pokud je to zoufalá situace, mohu to udělat.
"Durum ümitsiz."A helyzet reménytelen.
"Durum ümitsiz."Hopplöst läge".
"Durum ümitsiz."Não há esperança.
"Durum ümitsiz."Ninguna posibilidad.
"Durum ümitsiz. Nokta. Ayakkabı giymiyorlar.""אין סיכוי. נקודה. לא נועלים כאן נעליים."
"Durum ümitsiz. Nokta.Chúng ta phải dừng lại thôi.
"Durum ümitsiz. Nokta."Jest beznadziejnie.
"Durum ümitsiz. Nokta."Никаких вариантов.
"Durum ümitsiz. Nokta."Становище - безнадійне!
"Durum ümitsiz."Situace beznadějná.
"Durum ümitsiz."Situácia je beznádejná.
"Durum ümitsiz."Situaţie fără speranţă.
"Durum ümitsiz."Situatie hopeloos. Stop.
"Durum ümitsiz."Situation håbløs.
"Durum ümitsiz."Situation hoffnungslos.
"Durum ümitsiz."Situazione disperata.
"Durum ümitsiz."Tak ada harapan.
"Durum ümitsiz."Κατάσταση απελπιστική.
"Durum ümitsiz."Ситуацията безнадеждна.
Düşünmeyi ve tutumları etkilemeyi ve hepimizin her gün verdiği kararlara etki etmeyi ümit ediyoruz.A Jelzések megjelentetésével az a célunk, hogy hozzájáruljunk a környezet értékének felismeréséhez.