Ana içeriğe geç
Sözlük

ülser ile cümle

ülser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ağzımda bir ülserim var.I have a ulcer in my mouth.
Ülserim var.I have an ulcer.
Ülserin nasıl, Tom?How's your ulcer, Tom?
Sizin durumunuzdaki bir kadın kolayca bir ülser geliştirebilir.A woman in your situation could easily develop an ulcer.
Muhtemelen bir ülserim var.I've probably got an ulcer.
Sanırım ülserim var.I think I've got an ulcer.
Tom'un ülseri var.Tom has an ulcer.
Mide ülserim var.I have a stomach ulcer.
Hiç ülser tanısı aldınız mı?Have you ever been diagnosed with ulcers?
1761 Ağrı mide ülseri ile ilişkilendirildi.1761 Pain is associated with stomach ulcers.
1799 Matthew Baillie ülserlerin tanımını yayımladı.1799 Matthew Baillie publishes a description of ulcers.
1688 Johannes von Murault duodenal ülseri gözlemledi.1688 Johannes von Murault observes duodenal ulcers.
1905 F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.1905 F. Reigel suggests that ulcers are caused by excess acid.
Bu nodül ülser'e dönüşebilir.This nodule can turn into an ulcer.
9 Ağustos 1943'te, Chaim Soutine ülserden öldü.On August 9, 1943, Chaim Soutine died of a perforated ulcer.
1951 J. Allende gastrik ülserlerin penisilin ile tedavisini tanımlayan bir kitap yayınladı.1951 J. Allende publishes a book describing the treatment of gastric ulcers with penicillin.
1955 Tarnopolskaya penisilinin bazı peptik ülserleri tedavi ettiğini gözlemledi.1955 Tarnopolskaya observes that penicillin seems to cure some peptic ulcers.
1974 Morozov H. pylori 'yi gözlemledi; keşfini peptik ülserle bağlantılandıramadı.1974 Morozov observes H. pylori; he does not connect this discovery to PUD.
1958 Gordon penisilinin bazı peptik ülserleri tedavi ettiğini gözlemledi.1958 Gordon observes that penicillin cures some peptic ulcers.
1913 Rosenow streptokokların ülser yaptığını ileri sürdü.1913 Rosenow suggests that streptococci produce ulcers.
Funk ayrıca, hormonlar, diyabet, peptik ülser ve kanser biyokimyası üzerine çalışmalar yürüttü.Funk also conducted research into hormones, diabetes, peptic ulcers, and the biochemistry of cancer.
1875 G. Bottcher ve M. Letulle ülserlerin kaynağının bakteriler olduğunu ileri sürdüler.1875 G. Bottcher and M. Letulle hypothesize that ulcers are caused by bacteria.
1880 J. Cohnheim ülserlerin nedeninin kimyasal faktörler olduğunu savundu.1880 J. Cohnheim suggests that ulcers may be caused by chemical factors.
1971 Howard Steer ülserli bir hastanın biyopsisinde H. pylori gözlemledi.1971 Howard Steer observes H. pylori from biopsies of a patient with ulcers.
1975 Steer ve Colin-Jones H. pylori ve peptik ülserle ilişkisiyle ilgili bir çalışma yayınladılar.1975 Steer and Colin-Jones publish their results regarding H. pylori and its relation to PUD.
1907 Berkley Moynihan asitin ülser nedeni olduğunu savundu.1907 Berkley Moynihan suggests that acid is a cause of ulcers.
Küçük enfeksiyonlar ülsere ilerleyebilir ve bu ampütasyon gerektirebilir.Small infections can progress to ulceration and this may require amputation.
Ülserler sıklıkla enfekte olur ve irin oluşur.Ulcers often become infected, and pus forms.
H. pylori kolonilernin yaklaşık %10-20'si er geç mide ve duodenum ülserinin gelişmesine neden olur.About 10–20% of those colonized by H. pylori ultimately develop gastric and duodenal ulcers.
Dünya Gastroenteroloji Kongresi H. pilori eradikasyonunu duodenum ülseri tedavisi için önerdi.World Congress of Gastroenterology recommends eradicating H. pylori to cure duodenal ulcers.
Mide çeperinin bu bakteri tarafından kolonize edilmesi mide ülseri ve kansere yol açar.Colonization of the stomach lining by this bacterium can lead to gastric ulcers and cancer.
Peptik ülserle ilgili iyi sayılan bir çalışma yayınlandı ancak bakteriden bahsetmiyordu.A well regarded study of PUD is published which does not mention bacteria.
Size göstermek üzere olduğum şey diyabetik ülser.What I'm about to show you is a diabetic ulcer.
Bu diyabetik ülser.Trajik.This is a diabetic ulcer. It's tragic.
Ama er ya da geç bu tümörler buradaki gibi devasa, ülserli tümörlere dönüşüyor.But inevitably, these tumors progress towards being enormous, ulcerating tumors like this one here.
Fish'in eşi tedavi yetersizliğine bağlı olarak ülserden öldü.Fish's wife died of an ulcer due to lack of proper medical care.
Sağ üst kadran hepatit, kolesistit ve peptik ülserde ağrılı veya hassas olabilir.The RUQ may be painful or tender in hepatitis, cholecystitis, and peptic ulcer.
Daha önce diyabetik ayak ülseri nedeniyle diz ampütasyonu ameliyatı geçirdi. [2]Earlier, he had knee amputation surgery due to a diabetic foot ulcer.[7]
Kitle, ilk tespit edildiğinde genellikle oldukça büyüktür ve ülserli veya enfekte olabilir.The mass is often quite large when first detected and can become ulcerated or infected.
Bu ülserler periyodik olarak ortaya çıkar ve ataklar arasında tamamen iyileşir.These ulcers occur periodically and heal completely between attacks.
Fibrotik doku, dokuların ülsere olması eğilimini arttırabilir.Fibrotic tissue may predispose the tissue to ulceration.
Tekrarlayan ülserasyon ve yağ doku nekrozu, lipodermatosklerozla ilişkilidir.Recurrent ulceration and fat necrosis is associated with lipodermatosclerosis.
1761 Ağrı mide ülseri ile ilişkilendirildi.1714 trat er Leidens Druckergilde bei.
" Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi ^ "U.Va."Tratamiento de la úlcera péptica por Helicobacter pylori."
Bu yıllarda sarılık geçirdi ve 11 yaşındayken ülseratif kolit hastalığına yakalandı.A los once años padeció un brote de fiebre reumática.
Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.L'ulcera del Buruli colpisce in maniera più frequente le braccia o le gambe; lo stato febbrile non è comune.
Bu nodül ülser'e dönüşebilir.Questo nodulo può trasformarsi in un'ulcera.
Ülseratif kolit (UK), inflamatuar bağırsak hastalığı (IBH)'nın bir şeklidir.La colite ulcerosa è una forma di IBD (inflammatory bowel disease).
1761 Ağrı mide ülseri ile ilişkilendirildi.1761 يرتبط الألم مع قرحات المعدة.
1728 Stahl bazı ateşlerin gastrik inflamasyon ve ülserasyon ile ilişkili olduğunu öne sürdü.1728 افترضَ ستال أنَّ بعض الحمى مُرتبطة بالتهاب وتقرح المعدة.
1799 Matthew Baillie ülserlerin tanımını yayımladı.1799 نشرَ ماثيو بيلي وصفًا للقرحات.
1915 Antiasidler ilk kez peptik ülser tedavisinde önerildi.1915 أوصيَ لأول مرة باستخدام مضادات الحموضة في علاج مرض القرحة الهضمية.
Ekim: Marshall ve Warren ilk peptik ülser hastalarını antibiyotik kullanarak başarı ile tedavi ettiler.تشرين الأوَّل (أكتوبر): مارشال ووارن ينجحان في علاج أول مريض بالقرحة باستخدام المُضادات الحيويَّة.
1962 Susser ve Stein İngiltere'de peptik ülserin kohort fenomenini tanımlayan bir çalışma yayınladılar.1962 سوسر وشتاين ينشران بحثًا تحدثا فيه عن ظاهرة الإصابات الجماعيَّة بِالقرحة في إنجلترا.
1688 Johannes von Murault duodenal ülseri gözlemledi.1688 لاحظَ جون فون مورولت القرحات الإثناعشرية.
1907 Berkley Moynihan asitin ülser nedeni olduğunu savundu.1907 اقترحَ بيركلي موينيهان أنَّ الحمض من أسباب حدوث القرحات.
1982 Satoha ve ark. sıçanların ülserinde enfeksiyon etkeni ile ilgili kanıtlar buldular.1982 ساتوها وآخرون يكتشفون أدلَّة تُفيد بِوُجُود سبب مُعدٍ للقرحة في الجُرذان.
1974 Morozov H. pylori 'yi gözlemledi; keşfini peptik ülserle bağlantılandıramadı.1974 موروزوف يدرس الملويَّات البوَّابيَّة، ولا يربط اكتشافاته بالقرحة.
1955 Tarnopolskaya penisilinin bazı peptik ülserleri tedavi ettiğini gözlemledi.1955 لاحظ تارنوبولسكايا أن البنسلين يبدو أنه يعالج بعض القرحات الهضميَّة.
Çıkan solucanın sebep olduğu ülserler bakteri ile enfekte olabilir.القرحات التي تسببها الدودة الخارجة قد تصاب بالبكتيريا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod