Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Of als Ik oorlog naar dit land zou brengen en de legers van de vijand laat komen om alles te vernietigen,
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Или ако изнесях меч върху оная земя, и речех: Мечо, мини през земята, та да отсека от нея и човек и животно,
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Или, если бы Я навел на ту землю меч и сказал: „меч, пройди по земле!", и стал истреблять на ней людей и скот,
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;או חרב אביא על הארץ ההיא ואמרתי חרב תעבר בארץ והכרתי ממנה אדם ובהמה׃
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;او ان جلبت سيفا على تلك الارض وقلت يا سيف اعبر في الارض وقطعت منها الانسان والحيوان
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;或 者 我 使 刀 劍 臨 到 那 地 、 說 、 刀 劍 哪 、 要 經 過 那 地 、 以 致 我 將 人 與 牲 畜 從 其 中 剪 除
‹‹Ya da o ülkeye kılıç gönderir, ‹Kılıç ülkeyi yarsın› der, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;或者 我 使 刀 劍臨 到 那地 、 說 、 刀劍 哪 、 要 經過 那 地 、 以致 我 將人 與 牲畜 從 其中 剪除
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.Ainoastaan tällä edustajalla on edustamaansa jäsenvaltiota sitovat valtuudet jaäänioikeus.
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.Ce représentant estseul habilité à engager l’État membre qu’il représente et à exercer le droit de vote.
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.Len tento zástupca môže zaväzovať príslušný členský štát a odovzdávaťsvoj hlas.
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.Pouze tento zástupce je zmocněn zavazovat členskýstát, kterýzastupuje, a vykonávat hlasovací právo.
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.Samo ta predstavnik lahko prevzema obveznostiza državo članico, ki jo zastopa, in glasuje v njenem imenu.
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.Só esserepresentante tem poderes para vincular o respectivo Estado-Membro e exercer o direitode voto.
Yalnızca bu temsilci Üye Ülkeyi taahhüt altına sokabilir ve bu ülkenin oyunu kullanabilir.ΣXE∆IOΣΥΝΘΗΚΗΣΓΙΑ ΤΗ ΘΕΣΠΙΣΗΣΥΝΤΑΓΜΑΤΟΣΤΗΣ ΕΥΡΩΠΗΣ
Yalnızca kendi hayallerinin peşinden koşmaları için değil, bu ülkeyi inşa etmeleri için.단지 그들 자신만의 꿈을 위함이 아니라 이 나라를 강건히 하기 위해서죠.
Yalnızca kendi hayallerinin peşinden koşmaları için değil, bu ülkeyi inşa etmeleri için.Nie tylko, by ścigać za własnymi marzeniami, ale też by pomóc budować ten kraj.
Yalnızca kendi hayallerinin peşinden koşmaları için değil, bu ülkeyi inşa etmeleri için.No tan sólo en lograr sus sueños, pero en ayudarles a counstruír este país.
Yalnızca kendi hayallerinin peşinden koşmaları için değil, bu ülkeyi inşa etmeleri için.社会としての第一の任務は 我々の子供達の安全を守ることです
Yanlış anlamayın. Bu ülkeyi kurtarmıyorum, değiştiriyorum.Älkää luulko, että pelastan tämän maan.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Azért tett így, mert egy olyan országot vezetett, ami alanyi jogon nyújtott egészségügyi ellátást.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Bà làm vậy vì bà điều hành một đất nước có một dịch vụ y tế quốc dân
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Dělala to proto, že řídila zemi se systémem státní zdravotní péče.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Dia melakukan itu karena dia memerintah negara yang mempunyai jasa pelayanan kesehatan nasional.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Elle a fait ceci parce qu'elle dirige un pays qui avait un service national de santé.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Hon gjorde det för att hon ledde ett land som hade ett nationellt sjukvårdsystem.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.그녀는 국가 보건 의료 제도가 있었던 나라를 운영하고 있었기 때문에 그런 것이었습니다.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Lo ha fatto perché era a capo di un Paese che poteva contare su un servizio sanitario nazionale.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Lo hizo porque ella manejaba un país que tenía un servicio nacional de salud.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Robiła to, bo rządziła krajem, który miał krajową służbe zdrowia.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Sie hat das gemacht, weil sie ein Land regierte, das ein staatliches Gesundheitswesen hatte.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Zij deed dit omdat ze een land moest runnen dat een landelijke gezondheidszorg had.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Το έκανε επειδή διοικούσε μια χώρα η οποία είχε ένα εθνικό φορέα υγείας.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Она так поступила, потому что управляла страной с государственной системой здравоохранения.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.Прави го, защото е начело на държава, която има национална здравна служба.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.ובכן, מרגרט תאצ'ר לא עשתה את זה בגלל שיש בה אהבה עצומה לנרקומנים,
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.ولكنها قامت بهذا البرنامج لانها تدير بلد لديه خدمة التأمين الصحي الاجتماعي لمواطنيه
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.治めていたからです したがって 効果的な予防に投資しなければ
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›Als Ik het land heb verwoest vanwege hun gruwelijke zonden, zullen zij beseffen dat Ik de HERE ben.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›A zvedia, že ja som Hospodin, keď obrátim zem na pustinu a na púšť pre všetky ich ohavnosti, ktoré páchali.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›내가 그들의 행한 모든 가증한 일로 인하여 그 땅으로 황무지와 놀라움이 되게 하면 그 때에 그들이 나를 여호와인줄 알리라 하라
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›И узнают, что Я Господь, когда сделаю землю пустынею из пустынь завсе мерзости их, какие они делали.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›וידעו כי אני יהוה בתתי את הארץ שממה ומשמה על כל תועבתם אשר עשו׃
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›فيعلمون اني انا الرب حين اجعل الارض خربة مقفرة على كل رجاساتهم التي فعلوها
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›我 因 他 們 所 行 一 切 可 憎 的 事 使 地 荒 涼 、 令 人 驚 駭 . 那 時 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›我 因 他 們所 行 一切 可憎 的 事 使 地 荒涼 、 令人 驚駭 . 那時 他 們就 知道 我 是 耶和華
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.너는 마땅히 공의만 좇으라 그리하면 네가 살겠고 네 하나님 여호와께서 네게 주시는 땅을 얻으리라
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.Ret, kun Ret skal du stræbe efter, for at du kan leve og beholde det Land, som HERREN din Gud vil give dig.
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.Rettferdighet, rettferdighet skal du strebe efter, forat du må leve og eie det land Herren din Gud gir dig.
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.Za pravičnost, le za pravičnost se poteguj, da boš živel in podedoval deželo, ki ti jo daje GOSPOD, tvoj Bog.
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.По правдата, по правдата да се водиш, за да живееш и да наследиш земята, която Господ твоят Бог ти дава.
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.правды, правды ищи, дабы ты был жив и овладел землею, которую Господь, Бог твой, дает тебе.
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.צדק צדק תרדף למען תחיה וירשת את הארץ אשר יהוה אלהיך נתן לך׃
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.العدل العدل تتبع لكي تحيا وتمتلك الارض التي يعطيك الرب الهك
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.你 要 追 求 至 公 、 至 義 、 好 叫 你 存 活 、 承 受 耶 和 華 你 神 所 賜 你 的 地
Yaşamak ve Tanrınız RABbin size vereceği ülkeyi miras almak için doğruluğun, yalnız doğruluğun ardınca gidin.你 要 追求 至公 、 至義 、 好 叫 你 存活 、 承受 耶和華 你 神 所 賜 你 的 地
Yemen devriminin ülkeyi böleceğini söylüyor.예멘의 혁명이 나라를 망치고 있다고 말하지요.
Yemen devriminin ülkeyi böleceğini söylüyor.Tornar-se-ão imensos países diferentes?
Yemen devriminin ülkeyi böleceğini söylüyor.כי המהפכה של התימנים הולכת לשבור את המדינה.
Yemen devriminin ülkeyi böleceğini söylüyor.ان الثورة اليمنية سوف تقود البلد الى الانقسام
Yemen devriminin ülkeyi böleceğini söylüyor.この国を変えようとしています この国はソマリアのように
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod