Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeyi ile cümle

ülkeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.여호와께서 흑암을 보내사 어둡게 하시니 그 말씀을 어기지 아니하였도다
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Mandò le tenebre e si fece buio, ma resistettero alle sue parole
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Mandou � escuridão que a escurecesse; e foram rebeldes � sua palavra.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Ngài giáng xuống sự tối tăm và làm ra mờ mịt; Còn họ không bội nghịch lời của Ngài.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Ngài giáng xuống sự tối_tăm và làm ra mờ_mịt ; Còn họ không bội_nghịch lời của Ngài .
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Posłał ciemności, i zaćmiło się, a nie byli odpornymi słowu jego.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal je temé in omračil je deželo, in nista se upirala besedi njegovi.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal tmu, a zatmělo se, aniž odporná byla slovu jeho.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal tmu a zatmil, a nesprotivili sa jeho slovám.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.tétséget bocsátott és elsötétítette [azt, ]és azok nem engedetlenkedtek az õ rendeleteinek.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Εξαπεστειλε σκοτος, και εσκοτασε και δεν ηπειθησαν εις τους λογους αυτου.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Той изпрати тъмнина и причини мрак, Дано не се възпротивят на думите Му*.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.שלח חשך ויחשך ולא מרו את דבריו׃
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.‎ارسل ظلمة فاظلمت ولم يعصوا كلامه‎.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.他 命 黑 暗 、 就 有 黑 暗 . 沒 有 違 背 他 話 的
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.他 命 黑暗 、 就 有 黑暗 . 沒有違背 他 話的
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Abbiamo invaso ogni paese che abbiamo incontrato.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Am invadat toate țările care ne-au ieșit în cale.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Chúng ta đã xâm chiếm mọi quốc gia mà mình đối đầu.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Hemos invadido cuanto país hemos encontrado.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Invadimos todos os países que encontrámos.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Kami sudah menginvasi semua negara yang pernah kami temui.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.영국인들은 마주치는 모든 나라를 침공했는데 말이죠.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Megszálltunk minden országot, amivel valaha összeakadtunk.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Napadli smo vsako državo, s katero smo se srečali.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Nous avons envahi tous les pays que nous avons rencontrés.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Podbiliśmy każde państwo, na które się natknęliśmy.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Vi har invaderat varje land vi har stött på.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Vi har invaderet alle de lande vi er stødt på.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Vpadli jsme do každé země, kterou jsme uviděli.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Wij zijn elk land op onze weg binnengevallen!
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Wir sind in jedes Land einmarschiert, auf das wir gestoßen sind.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Έχουμε εισβάλει σε κάθε χώρα που έχουμε συναντήσει.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Ми ж вторгаємось у кожну країну на нашому шляху.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Мы вторгались во все страны, с которыми соприкасались.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.Ние сме нахлули във всяка страна, която сме срещнали.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.הרי פלשנו לכל מדינה שנקרתה בדרכנו.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.لقد غزونا كل البلاد التي صادفناها.
Karşımıza çıkan her ülkeyi istila ettik.我々イギリス人は 出会った国を 片っ端から侵略してきたというのに (笑)
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.(13:26) И высмотрев землю, возвратились они через сорок дней.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Al cabo de 40 días volvieron de explorar la tierra
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Alla fine di quaranta giorni tornarono dall'esplorazione del paes
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Ao fim de quarenta dias voltaram de espiar a terra.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Azt a helyet elnevezék Eskol völgyének; a szõlõfürtért, a melyet lemetszettek vala onnét Izráel fiai.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Các người đi do thám xứ trong bốn mươi ngày trở về.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Các người đi do_thám xứ trong bốn mươi ngày trở_về .
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Da firti dager var til ende, vendte de tilbake efter å ha utspeidet landet.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Detta ställe blev kallat Druvdalen för den druvklases skull som Israels barn där skuro av.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Efter fyrretyve Dages Forløb vendte de tilbage efter at have undersøgt Landet;
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Ils furent de retour de l`exploration du pays au bout de quarante jours.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.I nazváno jest to místo Nehel Eškol, od hroznu, kterýž tu uřezali synové Izraelští.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.In ko so ogledali deželo, se vrnejo po štiridesetih dnevih,
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.사십 일 동안에 땅을 탐지하기를 마치고 돌아와
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Na veertig dagen keerden de spionnen van hun tocht terug.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.S'au întors dela iscodirea ţării după patruzeci de zile împlinite,
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Se paikka nimitettiin Rypälelaaksoksi, rypäleen tähden, jonka israelilaiset sieltä leikkasivat.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Sesudah menyelidiki negeri itu empat puluh hari lamanya, mata-mata itu kembal
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.To miesto nazvali potom dolinou potoka Eškola, pre strapec, ktorý ztade odrezali synovia Izraelovi.
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Und sie kehrten um, als sie das Land erkundet hatten, nach vierzig Tagen,
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.Zatem wrócili się od onego szpiegowania ziemi po wyjściu czterdziestu dni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod