Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Tænk, hvis vi nu flygtede til udlandet. Så ville jeres planer være gået op i røg.
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Tänk om vi skulle fly till utlandet. Då skulle era planer ha gått upp i rök.
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Αλλά αν εμείς δραπετεύαμε σε άλλη χώρα το σχέδιό σου θα είχε πάει χαμένο ήδη!
Ama buradan kaçmadı. Çünkü sosyalizme ve bu ülkeye inanıyordu.De nem akar menni, mert elkötelezetten hisz a szocializmusban és ebben az országban.
Ama buradan kaçmadı. Çünkü sosyalizme ve bu ülkeye inanıyordu.Maar hij wil niet weggaan, omdat hij vast gelooft in het Socialisme en in dit land.
Ama buradan kaçmadı. Çünkü sosyalizme ve bu ülkeye inanıyordu.Mais il ne veut pas partir, car il croit fermement au Socialisme et à ce pays.
Ama buradan kaçmadı. Çünkü sosyalizme ve bu ülkeye inanıyordu.Но он не хочет уезжать, потому что твердо верит в социализм и будущее этой страны.
Ama buradan kaçmadı. Çünkü sosyalizme ve bu ülkeye inanıyordu.אבל הוא לא רוצה לעזוב, כי הוא מאמין .בתוקף בסוציאליזם ובמדינה הזאת
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.Însă sunt câţiva oameni aici care categorizează fiinţele umane ca pe ouă, regiune sau ţară.
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.Jednak są ludzie, którzy szufladkują innych tak samo jak jajka, na regiony i kraje.
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.그런데 몇몇 사람들은 달걀을 분류하듯 사람들을 나누는 거에요.
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.Mais il y a des gens qui calibrent les êtres humains comme ils calibrent les oeufs, les régions ou les pays.
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.Pero hay algunas personas que categorizan a los seres humanos como lo hacen con los huevos, por región o país.
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.כמו שהם מקטלגים ביצים, מחוז או מדינה. אנשים שמחלקים אחרים כמו
Ama öyle insanlar var ki, diğerlerini yumurta sınıflandırır gibi sınıflandırıyorlar, bölge ya da ülkeye göre.لكن نجد بعض الناس يصنفون البشر مثلما يصنفون البيض
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.A Scar, który się przeciw niemu buntował, próbuje go teraz ratować. Pomyślcie tylko.
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Ma ora, Scar, che era insorto contro questo Paese, sta lottando per salvarci. Pensa un po'.
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Mas, agora, Scar, que se voltou contra o país, está a fazer tudo para salvar o país.
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Men att Scar, som gjorde uppror mot landet- -nu försöker rädda landet...
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Men Scar, der gjorde oprør mod landet, - - forsøger nu at redde det.
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Pero ahora, Scar, quien se rebeló contra este país, está intentando salvarlo. Es admirable.
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Scar, joka kapinoi tätä maata vastaan- -yrittää nyt pelastaa maan.
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Τώρα ο Σκαρ, που επαναστάτησε κατά αυτή της χώρας προσπαθεί να την σώσει. Σκέψου το!
Ama şimdi bu ülkeye karşı ayaklanan Scar bu ülkeyi kurtarmak için uğraşıyor.Но теперь Шрам, который восстал против своей страны, действует ради спасения нашей страны.
Ama tutsak edilecek dediğiniz çocuklarınızı oraya, sizin reddettiğiniz ülkeye götüreceğim; orayı tanıyacaklar.너희가 사로 잡히겠다고 말하던 너희의 유아들은 내가 인도하여 들이리니 그들은 너희가 싫어하던 땅을 보려니와
Ama tutsak edilecek dediğiniz çocuklarınızı oraya, sizin reddettiğiniz ülkeye götüreceğim; orayı tanıyacaklar.וטפכם אשר אמרתם לבז יהיה והביאתי אתם וידעו את הארץ אשר מאסתם בה׃
Ama tutsak edilecek dediğiniz çocuklarınızı oraya, sizin reddettiğiniz ülkeye götüreceğim; orayı tanıyacaklar.واما اطفالكم الذين قلتم يكونون غنيمة فاني سادخلهم فيعرفون الارض التي احتقرتموها.
Ama tutsak edilecek dediğiniz çocuklarınızı oraya, sizin reddettiğiniz ülkeye götüreceğim; orayı tanıyacaklar.但 你 們 的 婦 人 孩 子 、 就 是 你 們 所 說 、 要 被 擄 掠 的 、 我 必 把 他 們 領 進 去 、 他 們 就 得 知 你 們 所 厭 棄 的 那 地
Ama tutsak edilecek dediğiniz çocuklarınızı oraya, sizin reddettiğiniz ülkeye götüreceğim; orayı tanıyacaklar.但 你 們 的 婦人 孩子 、 就是 你們所說 、 要 被 擄掠 的 、 我 必 把 他 們領進 去 、 他 們 就 得知 你 們所厭棄 的 那 地
Ama yabancı bir ülkeye yolculuk ederken yabancı kimlik kartını yolculuk belgesi olarak kullanamazsanız.Du kan emellertid inte använda det som resedokument på utlandsresor.
Ama yabancı bir ülkeye yolculuk ederken yabancı kimlik kartını yolculuk belgesi olarak kullanamazsanız.Et kuitenkaan voi käyttää sitä matkustusasiakirjana, kun matkustat ulkomaille.
Ama yabancı bir ülkeye yolculuk ederken yabancı kimlik kartını yolculuk belgesi olarak kullanamazsanız.No puede utilizarse de ninguna manera como documento de viaje cuando viaje al extranjero.
Ama yabancı bir ülkeye yolculuk ederken yabancı kimlik kartını yolculuk belgesi olarak kullanamazsanız.Toutefois, celle-ci ne peut pas être utilisée comme document de voyage pour se rendre à l’étranger.
Ama yabancı bir ülkeye yolculuk ederken yabancı kimlik kartını yolculuk belgesi olarak kullanamazsanız.Однако вы не можете использовать карту в качестве проездного документа для выезда за границу.
Ama yabancı bir ülkeye yolculuk ederken yabancı kimlik kartını yolculuk belgesi olarak kullanamazsanız.ليس بإمكانك أن تستعملها على كل حال كوثيقة سفر، عندما تسافر إلى الخارج.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.8:3 Da taten die Zauberer auch also mit ihrem Beschwören und ließen Frösche über Ägyptenland kommen.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.A to isté urobili aj vedomci svojimi kúzly a vyviedli žaby na Egyptskú zem.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.A učinili tolikéž čarodějníci skrze své čáry; a udělali, že vyšly žáby na zemi Egyptskou.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Các thuật sĩ cũng cậy phù chú mình làm y như vậy, đặng khiến ếch nhái bò lên xứ Ê-díp-tô.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Các thuật_sĩ cũng cậy phù_chú mình làm y như_vậy , đặng khiến ếch_nhái bò lên xứ Ê - díp-tô .
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Dar şi vrăjitorii au făcut la fel prin vrăjitoriile lor: au scos şi ei broaşte peste toată ţara Egiptului.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.De az írástudók is úgy cselekedének az õ titkos mesterségökkel és felhozák a békákat Égyiptom földére.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Então os magos fizeram o mesmo com os seus encantamentos, e fizeram subir rãs sobre a terra do Egito.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.In storili so pismouki enako s čarovništvom svojim, in izpeljali so žabe nad zemljo Egiptovsko.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.I odejdą żaby od ciebie, i od domów twoich, i od sług twoich, i od ludu twego, tylko w rzece zostaną.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Ja tietäjät tekivät samoin taioillansa ja nostattivat sammakoita Egyptin maahan.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.술객들도 자기 술법대로 이와 같이 하여 개구리로 애굽 땅에 올라오게 하였더라
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Men spåmännen gjorde detsamma genom sina hemliga konster och läto paddor stiga upp över Egyptens land.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Men tegnsutleggerne gjorde det samme med sine hemmelige kunster og lot froskene komme op over Egyptens land.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Pero los magos hicieron lo mismo con sus encantamientos, e hicieron subir ranas sobre la tierra de Egipto
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Tetapi para tukang sihir memakai ilmu gaib mereka, dan juga membuat katak-katak bermunculan di negeri itu
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Και εκαμον ομοιως οι μαγοι με τας επωδας αυτων και ανηγαγον τους βατραχους επι την γην της Αιγυπτου.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.Но и магьосниците сториха същото с баянията си, и направиха да наскачат жаби по Египетската земя.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.То же сделали и волхвы чарами своими и вывели жаб на землю Египетскую.
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.ויעשו כן החרטמים בלטיהם ויעלו את הצפרדעים על ארץ מצרים׃
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.وفعل كذلك العرافون بسحرهم واصعدوا الضفادع على ارض مصر
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.行 法 術 的 也 用 他 們 的 邪 術 照 樣 而 行 、 叫 青 蛙 上 了 埃 及 地
Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.行 法術 的 也 用 他 們 的 邪術 照 樣而行 、 叫 青蛙 上 了 埃及 地
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Ale rozsah regulácie týchto procesov hodnotenia sa medzi jednotlivými štátmi líšia.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Contudo, o alcance da regulamentação no tocante a estes processos de avaliação difere de país para país.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod