Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeye ile cümle

ülkeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Almanya'nın işgalinin ilk aşamasında, Müttefik Kontrol Konseyi vasıtasıyla tüm yetkililer Dört ülkeye verildi.Po kapitulácii Nemecka bolo jeho územie rozhodnutím spojencov rozdelené do štyroch okupačných zón.
Örneğin Batı'dan ülkeye Katolik papaz getirilmesine izin verildi.Za vyhnanie Arabov dostali od pápeža titul katolíckych panovníkov.
Monte 40'tan fazla ülkeye gönderilmektedir.Monte se dobavlja v več kot 40 držav.
Monte, Zott'un dünya çapındaki en ünlü markalarından biridir ve 40'tan fazla ülkeye gönderilmektedir.Monte je v svetu ena najbolj znanih blagovnih znamk družbe Zott in je prisotna v več kot 40 državah.
Annemi Öldürdüm daha sonra 20'den fazla ülkeye satıldı.Ubil sem svojo mamo je kasneje doživel premiero še v več kot dvajsetih državah.
O gece, 250,000 Varşova Paktı askeri 2,000 tank ülkeye girdi.To noč je na ozemlje Češkoslovaške vdrlo 200.000 vojakov in 2.000 tankov Varšavskega pakta.
FrieslandCampina’nın ürünleri 100'den fazla ülkeye ulaşıyor.Prebivalci Schwäbisch Hall prihajajo iz več kot 100 držav.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.27 je število članic od 1. januarja 2007 naprej, ko sta Bolgarija in Romunija tudi postali članici.
İçte yer alan varoşların büyük bir kısmı göçlerle ülkeye gelen halklar tarafından kurulmuştur.V veliki večini so migranti brez vizuma primorani prečkati puščave Sahare.
Oyunlara katılması için organizasyon komitesi tarafından kırk ülkeye davetiye gönderildi.Skupno je za reprezentanco nastopil na štiridesetih tekmah.
Yaklaşık 50 farklı ülkeye giden olmuştur.Izvozili so ga v okrog 15 drugih držav.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 15 üye ülkeye sahiptir.Občinski svet občine Otok ima 15 članov.
Kavramın tanımı ülkeden ülkeye veya aynı ülkede çağdan çağa farklılık gösterebilir.Obseg kroga javnih zadev se od države do države, v posameznih državah pa tudi od obdobja do obdobja razlikuje.
Rus devrimi ile ilgili haberler bütün ülkeye hızla yayıldı.Beseda o odkritju novih dežel se je hitro razširila po vsej Evropi.
Örneğin Batı'dan ülkeye Katolik papaz getirilmesine izin verildi.Oblast je za prestop duhovnikom ponujala privilegije katoliških duhovnikov.
Malezya'ya her yıl gelen yaklaşık 16 milyon turistin %60'ı ülkeye Johor Bahru üzerinden giriş yapmaktadır.80% BDP prihaja od 10 milijonov turistov, ki letno prihajajo v Andoro.
Karısı Theodora ile birlikte ülkeye düzen ve birlik getirdi.Zgleda, da se je s Teodoro na dvor preselila tudi njena družina.
Ülkeye göre madenlerin listesiseznam rudnikov po državah
Havalimanından hemen hemen 60 ülkeye uçuş gerçekleştirilir.Iš uosto vyksta reisai į beveik 200 pasaulio vietovių.
Üretilen ürünler 50 ülkeye ihraç edilmektedir.Produkcija buvo eksportuojama į ~50 pasaulio šalių.
Vatandaşların bu ülkeye seyahat etmesi yasaktır.Civiliams buvo draudžiama vaikščioti po teritoriją.
1990 yılında Estonya bağımsızlığını ilan etmesiyle Tartu bu ülkeye bağlandı.Įsteigtas 1995 metais pagerbti Estijos nepriklausomybę.
Uluslararası bir içecek olan biranın yapımı, ülkeden ülkeye değişiklikler göstermektedir.Kai kurios čia gaminamos alaus rūšys pelnė pripažinimą užsienyje.
Elbette ülkeden ülkeye bu hak daha değişik uygulanabilir.Valstijų autonominis statusas priklausomai nuo valstybės gali būti skirtingas.
Fransa'da ortaya çıkan akım Avrupa'daki birçok ülkeye yayıldı.Kubizmas atsirado Prancūzijoje ir gyvavo daugelyje Europos šalių.
Yerli öğretmenlerin hepsi komşu ülkeye göç etti.Visi olandų kilmės gyventojai buvo suvaryti į stovyklas.
Avrupa ülkelerinin çoğundan aktarmalı ve aktarmasız uçuşlarla ülkeye ulaşım sağlanmaktadır.Važiuojančių be bilieto keleivių skaičius Europos šalyse yra apylygis.
Ülkeye, bölgeye göre seks işçilerinin yasal statüleri değişebilir.Šalys Lietuvoje gali rašytiniu tarpusavio susitarimu pakeisti teritorinį tos bylos teismingumą.
Ülkeye gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerdir.Tai viena iš pirmųjų vietų, kurias aplanko turistai, šalyje.
Havalimanından hemen hemen 60 ülkeye uçuş gerçekleştirilir.Lennujaamast saab lennata rohkeim kui 60 riiki.
Şelale ülkeye çok sayıda turist çekmektedir.Kesselaiul käib rohkesti turiste.
Ülker ürünlerini 110 ülkeye ihraç etmektedir.Ta peab viima vanaemale 140 riigimarka.
Tüm ülkeye yayılmış bir ağı vardır.Üle terve maa tekib raamatukoguvõrgustik.
Yarışmanın formatı 40'tan fazla ülkeye ihraç edildi.Demosid saadeti võistlusele üle 40.
Bu tarihten sonra hızla ilk önce tüm ülkeye, ardından da tüm dünyaya yayılmıştır.Sealt levis see esmalt üle kogu Itaalia ja seejärel üle maailma.
Fuhuşun yasal statüsü ülkeden ülkeye değişir.Kanepi õiguslik staatus erineb riigiti.
Ulusal bankalar üzerindeki yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Keskmise sõrme näitamise õiguslik reguleeritus erineb riigiti.
Genişleme sürecinde AB, 2007'de Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile 27 ülkeye çıktı.2007. aastal suurenes komisjoni koosseis seoses Bulgaaria ja Rumeenia liitumisega 25 volinikult 27 volinikule.
Çok sayıda sürgün ülkeye döndü.Osa põgenikke on koju tagasi pöördunud.
1832 ile 1840 arasında ülkeye Guatemala, Honduras ve Nikaragua müdahale ettiler.Aastal 1848 vahendas ta Nicaragua ja Costa Rica vahelisi piiriläbirääkimisi.
Kırımoğlu'nun ülkeye girişinin yasaklandığı ilan edildi.On öelnud, et marihuaana tarvitamine tuleks föderaalsel tasandil dekriminaliseerida.
Arnavutların askerileştirilmesiyle sonuçlandığı isyan, kısa zamanda bütün ülkeye yayıldı.Vastupanu Prantsuse agressioonile ulatus varsti üle kogu riigi.
Bazı ülkelerde bölümüne ve ülkeye göre göre lisans eğitim süresi 5-6 yıllık olanları da vardır.Mõnedes riikides või koolides võib koolinädal olla ka nelja- või kuuepäevane.
Lao Havayollarının birçok ülkeye ulaşımı vardır.Ämari lennubaasi külastavad ka mitme riigi transpordilennukid.
Alınan bu göçler Dünya'nın başka yerlerinde yaşayan Yahudilerin ülkeye yerleşmesinden kaynaklanıyordu.Ašmiany asustasid taas teistest asulatest saabunud juudid.
12 civarında farklı ülkeye gittim.약 12개국을 방문했습니다.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Am mers în aproximativ 12 țări diferite.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Bola som asi v 12 rôznych krajinách.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Byla jsem asi ve 12 různých zemích.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Fui a cerca de 12 países diferentes.
12 civarında farklı ülkeye gittim.He ido a unos 12 países diferentes.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Ho visitato circa 12 paesi diversi.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Ich war in etwa 12 verschiedenen Ländern.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Ik bezocht zo'n 12 verschillende landen.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Je suis allée dans 12 pays différents.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Körülbelül 12 különböző országban jártam.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Odwiedziłam 12 państw.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Saya pergi ke 12 negara berbeda.
12 civarında farklı ülkeye gittim.Tôi đã đi đến 12 quốc gia khác nhau
12 civarında farklı ülkeye gittim.Έχω πάει σε 12 διαφορετικές χώρες.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod