ülkesini ile cümle
ülkesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Herkes ülkesini sever.Everybody loves his country.
Herkes ülkesini seviyor.Everyone loves his country.
O bir yıl önce ülkesini terk etmişti.He had left his country one year before.
Soğuk bir sabahta ülkesini terk etti.He left his hometown on a cold morning.
O iki yıl önce ülkesini terk etti.He left his country two years ago.
Ülkesinin üstünde büyük etkisi var.He has a great influence on his country.
Lider, ülkesini 50 yıldan fazla yönetti.The leader governed his country for more than 50 years.
Başkan Yardımcısı ülkesini uluslararası konferansta temsil etti.The vice president represented his country at the international conference.
Tom asla bir İslam ülkesini ziyaret etmedi.Tom has never visited an Islamic country.
Tom ülkesinin dünyadaki en büyük ülke olduğunu düşünüyor.Tom thinks his country is the greatest country in the world.
Tom bunu ülkesinin yararına yaptı.Tom did it for the sake of his country.
Tom ülkesinin takımı turnuvadan elendiği zaman üzgündü.Tom was sad when his country's team was eliminated from the tournament.
Dünyanın en büyük ülkesinin devlet başkanı İngilizceyi anlamıyor.The president of the largest country in the world doesn't understand English.
Dünyanın en geniş ülkesinin devlet başkanı İngilizceyi anlamıyorThe president of the largest country in the world doesn't understand English.
O, ülkesini yabancı işgalcilerden korudu.He protected his country from foreign invaders.
Belçikalı konsolosu bizi ülkesinin büyükelçiliğine yakın bir restoranda çaya davet etti.The Belgian consul invited us to tea in a restaurant close to his country's embassy.
Öyle kahramanlar birinin ülkesinin gururudur.Heroes like that are the pride of one's country.
Tom ülkesini gerçekten sever.Tom really loves his country.
Curaçao ülkesinin toprakları, Curaçao ve Little Curacao adalarından oluşur.The territory of the country Curacao consists of the islands Curacao and Little Curacao.
Arkadaşımdan ülkesinin birkaç madeni parasını göndermesini istedim.I asked my friend to send me a couple coins of his country.
Sami, ülkesinin bayrağını olimpiyatlarda gururla taşıdı.Sami proudly held his country's flag at the Olympics.
Salam Pakistan ile güçlü bağlarını muhafaza etti ve zaman zaman ülkesini ziyaret etti.Salam retained strong links with Pakistan, and visited his country from time to time.
Ardından Mayıs 2013'te ikinci single'ı "Düşler Ülkesinin Gelgit Akıllısı"nı piyasaya çıkardı.In May 2013, her second single "Düşler Ülkesinin Gelgit Akıllısı" was released.
Harmel'in kendisi birkaç Varşova Paktı ülkesini ziyaret etti.Harmel himself visited several Warsaw Pact countries.
Bir tenisçi olarak Laurent Lamothe, 1994 ve 1995 yıllarında Davis Kupası'nda ülkesini temsil etti.A tennis player himself, Laurent Lamothe represented his country at the Davis Cup in 1994 and 1995.
Bunun üzerine ülkesini terk etti.That's why she left her country.
Reform, herhangi bir Comecon ülkesinin “savaş sonrası en radikal değişimi” olarak kabul edildi.The reform is considered as "the most radical postwar change" of any Comecon country.
Pers ülkesini kendim isteyerek değil ama sizin zorlamanız ile yakıyorum.I do not willingly burn Persia, but compelled by you.
2004'te ülkesinin Davis Kupası'nı kazanmasına yardımcı olmuştur.In 2004, he helped his country to win the Davis Cup.
1980' lerde ve 1990' ların başlarında ülkesinin Bilim ve Gelişim Bakanıydı.He was Minister of Science and Development in the 1980s and early 1990s.
Melampodların (Karaayak) ülkesini fetheder ve oraya kendi adını verir.She tricks him into delaying to make his land claim, then makes the claim herself.
Günümüzde ülkesini yalnızca kültürle ve radikal olarak değiştirmeyi amaçlayan daha az çıkıyor.Today there are less people who aim to change his country radically with culture.
Ülkesini, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline getirdi.In 1967, it declared itself the world's first atheist state.
Bu ekleme ile birlikte tüm Hollanda ülkesinin yüzölçümü elde edilerek buraya aktarılmıştır.Adding these gives the total shown here for the entire country of the Netherlands.
37 Avrupa ülkesini kapsadı, cihazla birlikte verilen 9 harita vardı.There were 9 maps supplied with device, covering 37 European countries.
Ceres, Goiás'ta doğan Dias kariyerinin çoğunu ülkesinin alt düzey liglerinde geçirdi.Born in Ceres, Goiás, Dias spent most of his career in his country in the lower leagues.
Ülkesini sevmek.Love my home state.
Buna karşı ülkesini terk etmek zorunda kaldı.He had to leave the country against his will.
Hácha ülkesinin konular üzerindeki etkisini kaybetti ve bir kukla haline geldi.Hácha lost all remaining influence over the matters in his country and became a puppet.
2011 yılında ise ülkesini takımlarından Orlando Pirates'le sözleşme imzaladı.In 2010, he signed with Orlando Pirates.
Sadece İstanbul'un yıllık geliri tüm İsrail ülkesinin yıllık geliriyle aynı düzeydedir.The fee is roughly equivalent to the annual income in Tanzania.
Bir sene sonra ülkesinin takımlarından São Paulo'ya transfer oldu.A year later, he went to St. Paul's.
İki ülkedeki vatandaşlara kendi ülkesini seçme hakkı tanındı.Citizens of both sides are given rights to choose the country.
Ülkesinin işgal altındaki durumuna çok üzülmekteydi.He is very proud of his birthplace.
Ayrıca Pink, ilk defa kendi ülkesini de turneye dahil etti.Die Antwoord have included Romania in their world tour for the first time as well.
Christina'nın diğer iki amcası da bu Güney Amerika ülkesinin devlet başkanı olarak görevdeydi.Two other uncles also served as presidents of the South American nation.
1972'de Seylan olan ülkesinin adını Sri Lanka olarak değiştirdi.In 1972, the nation of Ceylon changed its name to Sri Lanka.
Her devlet, kendi ülkesini bölgelere ayırmaktadır.Rather, each country has its own name for the areas.
Ülkesinin mağlubiyeti üzerinde büyük bir etki ve üzüntü yaratmıştı.So did the pain and sorrow of his death.
Ama Prens yine ülkesinin geleneğinden ayrılmaz ve tebessüm etmeye devam eder.But the prince respects the rule of his custom: always smile.
Ülkesini Miss Dünya 2006 yarışmasında temsil etti.She represented her country at the Miss Universe 2006 pageant.
Bellegarde, ülkesini temsilen 1921 yılında Paris'te, 1930 yılında da Washington D.C.'de bulundu.Bellegarde served as Minister Plenipotentiary to Paris in 1921 and to Washington, D.C., in 1930.
Üst üste üç Olimpiyat'ta (1992, 1996, 2000) ülkesini temsil etti.He also represented Sweden at the Olympics three times (1992, 1996, 2000).
2013 yılında Miss Earth'te ülkesini temsil etmiştir.She represented her country at Miss Universe 2013.
Mussert, işgal sırasında ülkesinin başbakanı değildi.Mussert was not appointed prime minister of the occupied nation.
Caniggia ülkesini üç Dünya Kupası'nda temsil etmiştir.Urruti represented Spain in three World Cups.
Ebî Hâlid'in Uşrûsana'yı fethi üzerine ülkesini terk etmiştir.But then the Lord of the Manor came to take his land from him.
Ülkesinin millî formasını 63 kez terleten Masopust, millî formayla 10 gol kaydetmiştir.Overall, he was capped 63 times for his country, scoring ten goals.
Pek çok Müslüman ülkesini yöneten Haşimiler bugün Orta doğunun pek çok ülkesinde yaşamaktadır.Most countries all over the world now live in a multi-cultural environment.
1992 yılında Taliban tarafından ülkesi işgal edilince ülkesini terk etmek zorunda kaldı.She had to leave her country when the Taliban took over in 1992.
İlgili Sayfalar